<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Resimli Şiirler &#187; Biyografi köşesi</title>
	<atom:link href="http://www.resimli-siirler.com/tatil/biyografi-kosesi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.resimli-siirler.com</link>
	<description>Resimli şiirler</description>
	<lastBuildDate>Sat, 31 Jul 2010 00:28:27 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Ebru Gündeşin Hayatından Ödülleri Şarkıları Ve Dizileri</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/ebru-gundesin-hayatindan-odulleri-sarkilari-ve-dizileri.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/ebru-gundesin-hayatindan-odulleri-sarkilari-ve-dizileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 15:56:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Dizileri]]></category>
		<category><![CDATA[ebru]]></category>
		<category><![CDATA[Gündeşin]]></category>
		<category><![CDATA[Hayatından]]></category>
		<category><![CDATA[Ödülleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şarkıları]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=17147</guid>
		<description><![CDATA[Ebru Gündeşin Hayatından Ödülleri Şarkıları Ve Dizileri
Diskografi
Tanrı Misafiri (1993) Raks Müzik &#8211; Ağustos 1993
Tatlı Bela (1994) Raks Müzik &#8211; Ağustos 1994
Ben daha Büyümedim (1995) Raks Müzik &#8211; Temmuz 1995
Kurtlar Sofrası (1996) Raks Müzik &#8211; Kasım 1996
Sen Allah&#8217;ın Bir Lutfusun (1998) Raks Müzik &#8211; Nisan 1998
Dön Ne Olur (1999) Universal Müzik &#8211; 21 Aralık 1999
Ahdım Olsun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ebru Gündeşin Hayatından Ödülleri Şarkıları Ve Dizileri</p>
<p>Diskografi<br />
Tanrı Misafiri (1993) Raks Müzik &#8211; Ağustos 1993<br />
Tatlı Bela (1994) Raks Müzik &#8211; Ağustos 1994<br />
Ben daha Büyümedim (1995) Raks Müzik &#8211; Temmuz 1995<br />
Kurtlar Sofrası (1996) Raks Müzik &#8211; Kasım 1996<br />
Sen Allah&#8217;ın Bir Lutfusun (1998) Raks Müzik &#8211; Nisan 1998<br />
Dön Ne Olur (1999) Universal Müzik &#8211; 21 Aralık 1999<br />
Ahdım Olsun (2001) Universal Müzik &#8211; 30 Eylül 2001<br />
Şahane (2003) Erol Köse &#8211; 9 Haziran 2003<br />
Bize de Bu Yakışır (2004) Emre Plak &#8211; 3 Aralık 2004<br />
Kaçak (2006) Emre Plak &#8211; 21 Kasım 2006<br />
Arabesk (2007)<br />
Evet (2008) Emre Plak &#8211; 8 Ekim 2008<br />
Televizyon programları<br />
Ebru&amp;Emrah Şov<br />
Ebru Gündeş&#8217;le İkinci Hayat<br />
Ebru Gündeş Mega Show<br />
Ebru Gündeş&#8217;le Canlı Canlı<br />
Popstar Alaturka<br />
Televizyon dizileri<br />
Tanrı Misafiri<br />
Fırtınalar<br />
Deli Divane<br />
Sen Allahın Bir Lütfusun<br />
Affet<br />
İmkansız Aşk<br />
Müyap Ödülleri<br />
1993 &#8211; TANRI MISAFIRI &#8211; En çok satan yerli albümler (700.000+)<br />
1996 &#8211; KURTLAR SOFRASİ &#8211; En iyi Arabesk/Fantazi albümü, En çok satan yerli albümler (600.000+)<br />
1998 &#8211; SEN ALLAHIN BİR LÜTFUSUN &#8211; En iyi Arabesk/Fantazi albümü, En iyi kadın sanatçı, En çok satan yerli albümler (700.000+)<br />
2003 &#8211; ŞAHANE- En çok satan yerli albümler (650.000+)<br />
2004 &#8211; AHDIM OLSUN- En çok satan yerli albümler (700.000+)<br />
2006 &#8211; BİZE DE BU YAKIŞIR- Altın (550.000+)<br />
2007 &#8211; KAÇAK-Platin (1.000.000+)<br />
2008 &#8211; EVET- Platin (850.000+)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/ebru-gundesin-hayatindan-odulleri-sarkilari-ve-dizileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayna Grubu Geçmişleri Grupları Ve Ödülleri</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/ayna-grubu-gecmisleri-gruplari-ve-odulleri.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/ayna-grubu-gecmisleri-gruplari-ve-odulleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 13:24:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ayna]]></category>
		<category><![CDATA[Geçmişleri]]></category>
		<category><![CDATA[grubu]]></category>
		<category><![CDATA[Grupları]]></category>
		<category><![CDATA[Ödülleri]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=17149</guid>
		<description><![CDATA[Ayna Grubu Geçmişleri Grupları Ve Ödülleri
Ayna, Erhan Güleryüz ve Cemil Özeren tarafından 1996 yılında kurulmuş bir Türk Rock müzik grubudur. Zaman içerisinde Cemil Özeren gruptan ayrılmıştır. Grup üyeleri Erhan Güleryüz (vokal ve gitar), Can Güney (vokal ve solo gitar), Orçun Çolak (klavye), Can Ergenler (bas gitar), Kerem Sedef (davul)&#8217;dir. TRT&#8217;de yayınlanan Aynadan Yansıyanlar programını yapmaktadırlar.
Ödülleri
Ayna [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ayna Grubu Geçmişleri Grupları Ve Ödülleri</p>
<p>Ayna, Erhan Güleryüz ve Cemil Özeren tarafından 1996 yılında kurulmuş bir Türk Rock müzik grubudur. Zaman içerisinde Cemil Özeren gruptan ayrılmıştır. Grup üyeleri Erhan Güleryüz (vokal ve gitar), Can Güney (vokal ve solo gitar), Orçun Çolak (klavye), Can Ergenler (bas gitar), Kerem Sedef (davul)&#8217;dir. TRT&#8217;de yayınlanan Aynadan Yansıyanlar programını yapmaktadırlar.</p>
<p>Ödülleri<br />
Ayna grubu, 1997, 1999, 2000, 2001 yıllarında Kral TV&#8217;nin Video Müzik Ödüleri En İyi Grup ödülünü almıştır.</p>
<p>Grup üyeleri<br />
Şimdiki üyeler<br />
Erhan Güleryüz &#8211; Vokal, Elektro gitar<br />
Can Güney &#8211; Geri Vokal, Gitar<br />
Can Ergenler &#8211; Bass Gitar<br />
Orçun Çolak &#8211; Klavye<br />
Görkem Bozyel &#8211; Akustik Gitar<br />
Bülent Akbay &#8211; Bateri<br />
Kerem Sedef &#8211; Bateri<br />
Tolga Kete &#8211; Bateri<br />
Eski üyeler<br />
Cemil Özeren &#8211; Vokal<br />
Orçun Aca &#8211; Bateri<br />
Diskografi<br />
Gittiğin Yağmurla Gel (1996)<br />
Dön Bak Ayna&#8217;ya (1998)<br />
Şarkılar-Türküler (1999)<br />
Çayımın Şekeri (2000)<br />
Bostancı Durağı (2002)<br />
Denizden Geliyoruz (2004)<br />
Ayna Buğu-Su (2005)<br />
Nefes (2006) 2</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/ayna-grubu-gecmisleri-gruplari-ve-odulleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zahir Şah 1915 Hayatı Kısaca Biyografisi</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/zahir-sah-1915-hayati-kisaca-biyografisi.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/zahir-sah-1915-hayati-kisaca-biyografisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2009 21:39:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Kısaca]]></category>
		<category><![CDATA[Zahiri Şahi 1915]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16140</guid>
		<description><![CDATA[Zahir Şah 1915 Hayatı Kısaca Biyografisi
Muhammed Zahir Şah, 15 Ekim 1914 yılında Kabil&#8217;de doğdu. Fransa&#8217;da askeri eğitim aldı. 1933 yılında, babasının öldürülmesiyle 19 yaşında çıktı.
1933-1973 yılları arasında Afganistan&#8217;ı yönetti. Afganistan&#8217;ı yönettiği 40 yıl, ülkenin en barışçıl dönemi oldu. Zahir Şah’a, “Afgan ulusunun babası” ünvanı verilmişti. İktidarı boyunca, ülkesinin kalkınması yolunda önemli adımlar atmıştı. 1973 yılında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zahir Şah 1915 Hayatı Kısaca Biyografisi</p>
<p>Muhammed Zahir Şah, 15 Ekim 1914 yılında Kabil&#8217;de doğdu. Fransa&#8217;da askeri eğitim aldı. 1933 yılında, babasının öldürülmesiyle 19 yaşında çıktı.<br />
1933-1973 yılları arasında Afganistan&#8217;ı yönetti. Afganistan&#8217;ı yönettiği 40 yıl, ülkenin en barışçıl dönemi oldu. Zahir Şah’a, “Afgan ulusunun babası” ünvanı verilmişti. İktidarı boyunca, ülkesinin kalkınması yolunda önemli adımlar atmıştı. 1973 yılında İtalya&#8217;da tatildeyken, kuzeni Prens Davud&#8217;un düzenlediği darbeyle tahttan uzaklaştırıldı. Zahir Şah’ın devrilmesinin ardından, Afganistan önce Sovyetler Birliği işgali altına kaldı, ardından da Taliban güçlerinin kontrolüne girdi. 2002 yılında Taliban devrilince, İtalya&#8217;dan ülkesine geri döndü. Zahir Şah, etnik grupların temsil edildiği Loya Cirga&#8217;ya başkanlık etti. Devlet Başkanı Hamid Karzai&#8217;nin de uzak akrabası. 2007 yılının temmuz ayında, başkent Kabil&#8217;de 92 yaşında öldü.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/zahir-sah-1915-hayati-kisaca-biyografisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Turgut Özal (1927) Hayatı Geniş Biyografisi</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/turgut-ozal-1927-hayati-genis-biyografisi.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/turgut-ozal-1927-hayati-genis-biyografisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2009 13:58:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Geniş]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Özal]]></category>
		<category><![CDATA[turgut]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16142</guid>
		<description><![CDATA[Turgut Özal (1927) Hayatı Geniş Biyografisi
TÜRKİYE CUMHURİYETİ 8.CUMHURBAŞKANI
GÖREV SÜRESi: 9 KASIM 1989 &#8211; 17 NİSAN 1993
1927 yılında Malatya&#8217;da doğdu. 1950 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi&#8217;nden Elektrik Mühendisi olarak mezun oldu. 1952 yılında A.B.D&#8217;ne giderek ekonomi tahsili gördü. Türkiye&#8217;ye döndükten sonra Elektrik İşleri Etüd İdaresi Genel Müdür Yardımcısı oldu ve Türkiye&#8217;nin elektrifikasyonu ile ilgili projelerde çalıştı.
1961-62 yılları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Turgut Özal (1927) Hayatı Geniş Biyografisi</p>
<p>TÜRKİYE CUMHURİYETİ 8.CUMHURBAŞKANI</p>
<p>GÖREV SÜRESi: 9 KASIM 1989 &#8211; 17 NİSAN 1993</p>
<p>1927 yılında Malatya&#8217;da doğdu. 1950 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi&#8217;nden Elektrik Mühendisi olarak mezun oldu. 1952 yılında A.B.D&#8217;ne giderek ekonomi tahsili gördü. Türkiye&#8217;ye döndükten sonra Elektrik İşleri Etüd İdaresi Genel Müdür Yardımcısı oldu ve Türkiye&#8217;nin elektrifikasyonu ile ilgili projelerde çalıştı.</p>
<p>1961-62 yılları arasında askerlik hizmetini Milli Savunma Bakanlığı Bilimsel Danışma Kurulu üyesi olarak ifa etti ve Devlet Planlama Teşkilatı&#8217;nın kurulmasına katkıda bulundu. Bu sırada, Ortadoğu Teknik Üniversitesi&#8217;nde ders de verdi.</p>
<p>Bir süre Başbakanlık Teknik Uzmanlar Kurulu Üyesi olarak çalıştı ve 1967-71 yılları arasında da Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı görevini yürüttü. Ekonomik Koordinasyon Kurulu, Para ve Kredi Kurulu, RCD Koordinasyon Kurulu ve AET Koordinasyon Kurulu başkanlıklarında bulundu.</p>
<p>1971-1973 tarihleri arasında Dünya Bankası&#8217;nda danışman olarak çalıştı. Türkiye&#8217;ye döndükten sonra çeşitli sınai kuruluşlarda çalıştı ve 1979 yılı sonlarına doğru Başbakanlık Müsteşarı olarak atandı. Aynı dönemde Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı görevini de vekaleten yürüttü.</p>
<p>12 Eylül 1980 müdahalesinden sonra kurulan hükûmete ekonomik işlerden sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak atandı. 1982 yılında bu görevinden istifa etti. 1983 yılında Anavatan Partisi&#8217;ni kurdu ve aynı yıl yapılan genel seçimlerde partisinin başarılı olması üzerine hükûmeti kurmakla görevlendirildi ve böylece Türkiye&#8217;nin 19. Başbakanı oldu. 1987 yılında yapılan seçimler sonrasında tekrar hükûmet kurdu ve başbakan olarak görev yaptı.</p>
<p>31 Ekim 1989&#8242;da TBMM tarafından Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin 8. Cumhurbaşkanı olarak seçildi ve 9 Kasım 1989 tarihinde bu görevine başladı.</p>
<p>17 Nisan 1993 tarihinde geçirdiği bir rahatsızlık sebebiyle görevi sırasında vefat etti.</p>
<p>HAKKINDA YAZILANLAR</p>
<p>Turgut Özal<br />
1983-1993<br />
Fatih Emin<br />
Risale Yayınları</p>
<p>Özal Hikayesi<br />
Hasan Cemal<br />
Doğan Yayıcılık</p>
<p>“Kimdir Turgut Özal? İnsan olarak, siyaset adamı olarak&#8230; Kişiliği nasıl oluşmuştur? Ya beslendiği kültürel ortam? Bu dünyaya ve öbür dünyaya bakışı&#8230; Kendisinde, ailesinde, partisinde yaşayageldiği Doğu-Batı ikilemi nedir? Vefalı bir insan mı? Kindar mı? İnatçı mı? Politikadaki güvenilirliği ve inandırıcılığı&#8230; Özal ve ABD&#8230; Özal ve asker&#8230; Özal ve hanedan&#8230; Ekonomide ve demokraside modeli&#8230; 12 Eylül&#8217;ün siyasal ortamında geçerli &#8220;haksız rekabet&#8221;le 1983&#8242;te iktidara tırmanışı&#8230; 1989&#8242;daki inişi&#8230; Bu süreci çok yakından izledi Hasan Cemal. Altı yılda yükseliş ve düşüş: tarihsel süreç içinde, ancak bir an sayılabilir bu. Hasan Cemal bu anı fotoğrafladı ve ortaya Özal Hikayesi çıktı. Özgün bir yapıttır Özal Hikayesi; eksiğiyle fazlasıyla Özal&#8217;ın kendisidir. Çekilen fotoğraf, tarihi yakalamaya dönük bir çaba sayılabilir. Tarihi yaşarken yakalamak&#8230; Evet, belki de olanaksız. Ama bir gazeteci vazgeçemez bundan. Akıp giden zamanın gelecekteki öyküsünü bugünden ele geçirmeye çalışır. Çünkü her şeyden önce çağının tanığı olmak ister. Onun için sürekli kıpır kıpırdır gazeteci. Suyun yüzüne vuranla yetinmez. Sahnenin arkasındakini sergilemeye çalışır çoğu kez. Turgut Özal da sahnede yıllarca kaldı&#8230; İşte böyle bir çabanın ürünüdür Özal Hikayesi&#8230;”</p>
<p>Özal&#8217;ın Misyonu<br />
Meşhurların Hatıraları ve Değerlendirmeleriyle<br />
Osman Özsoy<br />
Türdav Yayınları</p>
<p>“Siyasetçilerimiz Özal&#8217;ın vizyonuna sahip olma yarışında. Partilerimiz, Özal&#8217;ın misyonunu en iyi biz temsil ediyoruz iddiasında. Vefatının üzerinden yıllar geçmesine rağmen, sağlığında olduğu kadar ölümünden sonra da ülke gündemini meşgul eden isimlerin başında geliyor Turgut Özal. &#8230; Ve Özal tartışılıyor. Yaşadığı dönemde vizyonu, ölümünden sonra misyonu tartışılan Turgut Özal&#8221;ı anlatan kapsamlı bir eserle karşı karşıyasınız. Eserin, Özal&#8217;ın vizyonuna sahip olmak isteyenlerle, misyonunu temsil etmek isteyenlere faydalı olacağı kanaatindeyiz. Şimdi söz, okuyucunun&#8230;”</p>
<p>Turgut Özal&#8217;ın Anıları<br />
Mehmet Barlas<br />
Birey Yayıncılık / Yakın Tarih &#8211; Anı Dizisi</p>
<p>Elinizdeki kitapta, ülkemizin en yetkin gazetecilerinden Mehmet Barlas&#8217;ın Cumhuriyet döneminin en çok tartışılan, en vizyoner liderlerinden rahmetli Turgut Özal&#8217;la hayatının son yıllarında gerçekleştirdiği röportajlar yer alıyor. Kitapta Özal, ülkemizin dünü, bugünü ve geleceğine ilişkin hala geçerliliğini ve önemini koruyan görüşler dile getiriyor. Yayınevimiz,<br />
ülkemizin ve dünyanın devasa sorunlarla, açmazlarla ve belirsizliklerle karşı karşıya kaldığı bir zaman diliminde Özal&#8217;ın Anıları&#8217;nı yayımlayarak siyaset ve ekonomi dünyamıza anlamlı bir katkıda bulunuyor. Barlas&#8217;ın kitabı, yabancı kaynaklarda Özal hakkında en fazla referans olarak başvurulan kitaplardan biri.</p>
<p>Özal&#8217;lı Yıllar<br />
1983-1987<br />
Yavuz Donat<br />
Bilgi Yayınevi / Yavuz Donat&#8217;ın Vitrininden Dizisi</p>
<p>&#8220;Özal&#8217;lı Yıllar&#8221;, Yavuz Donat&#8217;ın Vitrin&#8217;inden dizisinin son kitabı. Donat, &#8220;Sandıktan İhtilale&#8221;, &#8220;Buyruklu Demokrasi&#8221; ve &#8220;Özal&#8217;lı Yıllar&#8221; adlı bu üç kitapla, 1977&#8242;den, 1987 Eylülü başına değin ülkemizin siyasal görüntüsünü , yine 1987 notlarıyla renklendirerek çiziyor.<br />
-Rauf Tamer (Tercüman, 5.4. 1987)-</p>
<p>24 Ocak Yargılanıyor (İcraatın Dışından)<br />
24 Ocağın Ekonomi Politiği<br />
Faik Y.Başbuğ<br />
Tekin Yayınevi</p>
<p>İşte &#8220;24 Ocak&#8221; pastasından acı bir ziyafet. Ortadirek adlandırmalı müşteriler çokluğunda, tadsız düşündürücü ve sanki hep ağıt dolu&#8230; Bu yönlü ağırlıklarıyla, yazılanlar, izleyicileri çok ilginç bir senaryo kurgusunda, zengin Başbakan masalarından yoksullara bakımyurdu&#8217;na, piyango milyarderliği umudundan fahişeliğin ekonomik diyalektiğine taşıyacak içerikte. Konular, uzun bir dönemi içeren anı-günlük yaklaşımıyla izlenmeye çalışılmıştır. Bunun için de, özellikle &#8220;ihtilalin&#8221; ya da yerleşik deyimiyle<br />
&#8220;Kurtuluş Harekatının&#8221; bereketlendirdiği topraklarda, 24 Ocak ve mimarlarının icraatı yansız bir şekilde ele alınmış ve bu açıdan sistem bütünlüğü, kendi mantığı içinde özenle korunmak istenmiştir.</p>
<p>YORUM</p>
<p>Davut Bey ve Turgut Bey<br />
Hilmi Yavuz<br />
Zaman 27 Nisan 2001</p>
<p>Batılılaşma ya da Modernleşme girişimleri, Osmanlı entelektüellerini, Aydınlanma sonrasında Avrupa siyasal düşüncesiyle ilişki kurmaya götürmüştür; ama buna benzer bir ilişki Avrupa iktisat düşüncesiyle kurulamamıştır.<br />
Geçen haftaki yazımda da belirtmiştim: Prof. Ahmet Güner Sayar, bırakınız Yeni Osmanlılar&#8217;ı Jön Türkler&#8217;in bile &#8216;ne teorik iktisattan anladıklarını, ne de bizatihi iktisadi süreci anlayabildiklerini&#8217; öne sürmenin mümkün olmadığını bildirir; Adam Smith ve Ricardo&#8217;nun iktisadi fikirlerinin &#8216;Yeni Osmanlıların teorik esaslarına kaynaklık ettiğini&#8217; öne süren Bernard Lewis&#8217;in bu iddiasının bir &#8216;fanteziden öteye geçmediğini vurgular.</p>
<p>Namık Kemal&#8217;in, Montesquieu ve J.J. Rousseau&#8217;nun siyasal teorilerinden etkilendiğini biliyoruz elbet; –bizzat Namık Kemal&#8217;in yazıları bu etkilenmeye tanıklık ediyor çünkü! Gelgelelim, Adam Smith ve Ricardo&#8217;nun iktisat teorilerinin Yeni Osmanlılar&#8217;ın iktisadi görüşlerine kaynaklık ettiği iddiasının dayanağı nedir? Ve bu iddia, niçin &#8216;bir fanteziden öteye&#8217; geçememektedir?<br />
Prof. Dr. Şerif Mardin, &#8216;Türkiye&#8217;de İktisadi Düşüncenin Gelişmesi&#8217; adlı kapsamlı makalesinde, 1838&#8242;de İngiltere ile Osmanlı Devleti arasında imzalanan Baltalimanı anlaşmasının &#8216;bütün hazırlık safhalarında ehemmiyetli bir rol&#8217; oynayan İngiliz Sefareti Başkatibi David Urquhart&#8217;tan söz ediyor. Prof. Mardin&#8217;in deyişiyle, &#8216;Adam Smith&#8217;ten daha Adam Smith&#8217;çi&#8217; olan Urquhart, &#8216;Adam Smith&#8217;in kaldırılmasını tavsiye ettiği devlet müdahalelerinden Türkiye&#8217;de hiçbirinin bulunmadığına ve binaenaleyh Türkiye&#8217;nin serbest ticaret için ideal bir ülke olduğuna&#8217; inanmaktaydı. Urquhart, bu düşüncelerini 1833&#8242;te yayımladığı &#8216;Turkey and Its Ressources&#8217; adlı kitabında açıklamıştır. O yıllarda, yine İngiliz sefaretinde katip olarak görev yapan (Sir) Henry Layard&#8217;ın Autobiography and Letters&#8217;te yazdıklarına bakılırsa, Ahmet Vefik Efendi (Paşa) ile, &#8216;Adam Smith ve Ricardo&#8217;nun eserlerindeki politik ekonomi konuları üzerinde&#8217; tartıştıkları anlaşılıyor.</p>
<p>Urquhart üzerine kuşatıcı bir çalışma yapmış olan Prof. Taner Timur da, &#8216;Osmanlı Çalışmaları&#8217;nda, onun İngiliz politikasında &#8216;Rus tarafdarları&#8217;na karşı, &#8216;Osmanlı tarafdarları&#8217;nı temsil ettiğini yazmıştır. Urquhart&#8217;a göre &#8216;Osmanlı düzeni en geniş ölçüde özgür ticarete ve özgür sanayie dayanmakta, bu durum da yerel idarenin son derece özerk ve gelişmiş olmasına yol açmaktadır. Türkler, &#8216;çürümüş Bizans aristokrasisinin&#8217;, &#8216;kalabalık ve zalim ruhban sınıfının&#8217;, &#8216;hor görülmeye layık hükümetinin haksız kanunlarının&#8217; ve özellikle de tekelleri işle &#8216;mali idaresinin ve tahsildarlar ordusunun&#8217; tam anlamıyla ezdiği halka rahat bir nefes aldırmışlardır. Timur&#8217;un belirttiğine göre David Urquhart (Osmanlıların verdikleri adla, &#8216;Davut Bey&#8217;!), Osmanlı Devleti&#8217;nde yerel idarelerin özerkliğinin, &#8216;kökeni İslam hukukuna dayanan vergi sistemi sayesinde&#8217; gerçekleştiğini düşünmektedir: &#8216;Gerçekten de Türkler dolaylı vergileri toptan reddederek ve mali sistemleri basit ve dolaysız bir vergi sistemine dayandırarak, ticaretin ve sanayinin son derece gelişmesine elverişli bir zemin hazırlamışlardır. Doğrudan vergiler, yerel idareleri geliştirmiş ve bu durum Müslüman olmayan reayanın da kendi kurumlarını korumalarına ve hatta, Avrupa&#8217;da sanılanın aksine, geliştirmelerine yol açmıştır.&#8217; Urquhart, Osmanlı sistemi analiz edilirken iki tip &#8216;merkeziyetçilik&#8217;in birbirine karıştırılmaması gerektiğini hatırlatarak, Osmanlı&#8217;da siyasal merkeziyetçilikten söz edilebileceğini, ama idari merkeziyetçiliğin bulunmadığı görüşündedir. (Şerif Mardin, Urquhart&#8217;ın özellikle Rumeli&#8217;deki vergi sistemini yakından incelediğini ve bu vergilerin &#8216;beledi teşekküller olan ayanlar tarafından tayini ve toplanması&#8217;nın Urquhart&#8217;ı çok etkilediğini bildirmektedir.) Kısaca Urquhart, Osmanlı iktisadi yapısının liberal bir iktisat konsepti bağlamında örgütlendiğini, devlet müdahalesinin (zannedilenin aksine) asgari düzeyde olduğu kanısındadır. Taner Timur da, Osmanlı toplumunda yerel yönetimlerin özerk konumuna yaptığı vurgu dolayısıyla Urquhart&#8217;ın fikirlerinin günümüzde moda olan &#8216;Osmanlı&#8217;da sivil toplum yok!&#8217; iddialarına uzak düştüğünü söylüyor. Osmanlı &#8217;sivil toplum&#8217;unu, Urquhart&#8217;ın &#8216;Türk ilkeleri&#8217; adını verdiği ilkelere dayandırabiliriz: Pazar ve ticaret özgürlüğü, sultanın keyfî vergi koyamaması, yerel geleneklere saygı, dini kurumların özerkliğini koruma, gayrimüslimlerin inanç özgürlüklerinin teminat altında bulunması&#8230; Bu durum, Prof. Timur&#8217;un haklı olarak belirttiği gibi, Osmanlı&#8217;nın &#8216;modernist&#8217; potansiyelini gösterir.</p>
<p>Urquhart&#8217;ın &#8216;Yeni Osmanlılar&#8217;la olan ilişkisi, özellikle &#8217;sarıklı ihtilalci&#8217; Ali Suavi&#8217;de görülür. Hüseyin Çelik, &#8216;Ali Suavi ve Dönemi&#8217;nde, &#8216;Suavi, Urquhart&#8217;ta adeta kendisini bulmuştur&#8217; der. &#8216;Çünkü o, Urquhart&#8217;ın söylediklerini, küçük nüanslar dışında bir ömür boyu söylemiş adam&#8217;dır. Çelik şunları yazıyor: &#8216;Suavi de Urquhart gibi, İslam&#8217;ın Hıristiyanlık&#8217;tan farklı olarak, bütün çağların ihtiyacına en modern şekilde cevap verecek bir din olduğuna inanıyordu.&#8217; Nitekim Urquhart&#8217;ın Sultan Abdülaziz&#8217;e gönderdiği bir mektupta, Osmanlıların &#8216;ancak ve ancak, geçmişte olduğu gibi Kur&#8217;an–ı Kerim&#8217;in hükümlerine tam uyarak yaşayabileceğini&#8217; bildirdiği de biliniyor.</p>
<p>David Urquhart ya da Davut Bey, Adam Smith&#8217;ten daha adam Smith&#8217;çi olduğu kadar, Osmanlı&#8217;dan daha Osmanlıcı olarak yadırganmış, hatta bizzat İngiliz hükümeti ve elbette Dışişleri Bakanı Lord Palmerston tarafından dışlanmıştır. Urquhart, İngiltere&#8217;nin Osmanlı ile olan ticari ilişkilerini geliştirmesi için çalışıyordu; –Lord Palmerston ise, Rusya ile! Ama maalesef, Ali Suavi dışında Yeni Osmanlılar&#8217;ın Davut Bey&#8217;i ciddiye aldıklarına dair bir tanıklık yoktur. İngilizler de ciddiye almamışlardır Urquhart&#8217;ı&#8230; Kimilerine göre &#8216;acayip&#8217;, &#8216;egzantrik&#8217; ve &#8216;megolaman&#8217;dır, kimilerine göreyse &#8216;yarı deli!&#8217; Prof. Mardin bile, &#8216;Yeni Osmanlı Düşüncesinin Doğuşu&#8217;nda Urquhart&#8217;ın hissi egzotizmi&#8217;nden söz etmekten kendini alamamıştır. Dolayısıyla, Adam Smith ve Ricardo&#8217;nun görüşlerinin Urquhart gibi &#8216;acayip&#8217; biri aracılığıyla dolaşıma sokulmasının Osmanlı entelijansiyası tarafından &#8216;fantezi&#8217; olarak kabul edilmesine şaşmamak gerekir&#8230;</p>
<p>Davut Bey&#8217;in Osmanlı toplumunun modernist potansiyeline ilişkin değerlendirmelerinin Yeni Osmanlılar&#8217;ın ya da Jön Türkler&#8217;in fikirleri üzerinde etkin olmayışını anlamak mümkün de, bu düşüncelerin belli ölçekte değerlendirilebilmeleri için Turgut Bey&#8217;in iktidara gelmesini beklemek? İşte bunu anlamak mümkün değil! Hem siyasi hem de iktisadi anlamda gerçek &#8216;Modernleşme&#8217; ya da &#8216;Batılılaşma&#8217;, bütün sancıları, problemleri ve elbette hatalarıyla, Osmanlı&#8217;nın modernist potansiyelinin farkında olan Turgut Bey&#8217;le başlamıştır çünkü&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/turgut-ozal-1927-hayati-genis-biyografisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tasos Papadopulos Hayatı Kısaca Biyografisi</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/tasos-papadopulos-hayati-kisaca-biyografisi.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/tasos-papadopulos-hayati-kisaca-biyografisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2009 08:59:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Kısaca]]></category>
		<category><![CDATA[Papadopulos]]></category>
		<category><![CDATA[Tasos]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16144</guid>
		<description><![CDATA[Tasos Papadopulos Hayatı Kısaca Biyografisi
Kıbrıs Cumhuriyeti Eski Cumhurbaşkanı
1934 yılında Lefkoşa’da doğdu. İngiltere’de hukuk tahsili gördü. Avukatlık yaptı. EOKA örgütünün PEKA isimli siyasi kolunun önce Lefkoşa bölge sorumlusu, daha sonra ise genel sorumlusu oldu. EOKA mücadelesinde aktif rol aldı. Londra ve Zürih Anlaşmaları için Londra’da düzenlenen toplantıya katılan iki temsilciden biriydi. Zürih Anlaşması’nın imzalanmasına karşı çıktı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tasos Papadopulos Hayatı Kısaca Biyografisi</p>
<p>Kıbrıs Cumhuriyeti Eski Cumhurbaşkanı</p>
<p>1934 yılında Lefkoşa’da doğdu. İngiltere’de hukuk tahsili gördü. Avukatlık yaptı. EOKA örgütünün PEKA isimli siyasi kolunun önce Lefkoşa bölge sorumlusu, daha sonra ise genel sorumlusu oldu. EOKA mücadelesinde aktif rol aldı. Londra ve Zürih Anlaşmaları için Londra’da düzenlenen toplantıya katılan iki temsilciden biriydi. Zürih Anlaşması’nın imzalanmasına karşı çıktı. Kıbrıs anayasasını hazırlamakla görevli 4 Rum temsilci arasında bulunuyordu. 12 yıl süreyle çeşitli bakanlık görevlerinde bulundu. Bunlar sırasıyla İçişleri, Maliye, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Sağlık, Tarım ve Doğal Kaynaklar bakanlıkları. Çeşitli dönemlerde milletvekilliği yaptı. 1976’ya kadar, toplumlararası görüşmeleri yürüten Glafkos Klerides’e danışmanlık yaptı. 1976 yılı Nisan ayından 1978 yılı Temmuz ayına kadar Rum tarafı adına görüşmecilik görevini sürdürdü. Fotini Mihailidi ve evli olup, iki kız iki erkek dört çocuk babası. 13 Aralık 2008 tarihinde vefat etti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/tasos-papadopulos-hayati-kisaca-biyografisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Stalin Biyografi Ve Hakkında Yazılanlar</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/stalin-biyografi-ve-hakkinda-yazilanlar.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/stalin-biyografi-ve-hakkinda-yazilanlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 18:58:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Stalin]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16146</guid>
		<description><![CDATA[Stalin Biyografi Ve Hakkında Yazılanlar
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;
HAKKINDA YAZILANLAR
1.Stalin/Çatışkıların Adamı
Kenneth Neill Cameron
Ceylan Yayıncılık
Bu kitap Sovyetler Birliği&#8217;ni ve modern tarihi eleştirel yollardan yeniden şekillendiren bir adamı herkesin anlayabileceği şekilde değerlendirmektedir. Özellikle nükleer savaşın &#8220;Sovyet tehdidi&#8221; bahanesiyle meşrulaştırıldığı bir dönemde yayımlanmıştır. &#8220;Oldukça makul bir kitap&#8221;ta efsane ile gerçeği birbirinden ayırmayı gözeten Cameron, hem kör bir övgüden hem de iftiradan kaçınmaktadır: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Stalin Biyografi Ve Hakkında Yazılanlar<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
HAKKINDA YAZILANLAR</p>
<p>1.Stalin/Çatışkıların Adamı<br />
Kenneth Neill Cameron<br />
Ceylan Yayıncılık</p>
<p>Bu kitap Sovyetler Birliği&#8217;ni ve modern tarihi eleştirel yollardan yeniden şekillendiren bir adamı herkesin anlayabileceği şekilde değerlendirmektedir. Özellikle nükleer savaşın &#8220;Sovyet tehdidi&#8221; bahanesiyle meşrulaştırıldığı bir dönemde yayımlanmıştır. &#8220;Oldukça makul bir kitap&#8221;ta efsane ile gerçeği birbirinden ayırmayı gözeten Cameron, hem kör bir övgüden hem de iftiradan kaçınmaktadır: onu sempatiyle değerlendirmekte ama eleştiriden kaçınmamaktadır. Cameron&#8217;un kitabı yalnızca biyografi de değildir: Stalin&#8217;in düşünce tarzının eleştirisi kitaba derinlik ve özel bir ilginçlik kazandırmaktadır. Kitapta Cameron, Stalin&#8217;in rahip okuluna gitmesini (annesinin isteğiyle); şiirlerini; Çarlık Rusya&#8217;sında işçileri örgütlemek için yaptığı çalışmaları; zaman zaman mahkumiyetlerini, sürgünlerini ve kaçışını; parti liderliğine yükselişini; Rus devrimindeki ve iç savaş sırasındaki rolünü; sanayileşme ve kolektivizasyon sırasındaki liderliğini; Troçki ve Buharin ile mücadelesini ve Lenin ile olan karmaşık ilişkisini anlatmaktadır. II. Dünya Savaşı&#8217;nın Stalin&#8217;i dünya çapında tanınan, anıtlaşmış bir gücü ve gerçek bir kahramanlığı temsil etmektedir. Yazar, Kruşçev&#8217;in 1956&#8242;daki gizli raporunda yer alan Stalin eleştirisini ve Stalin&#8217;in 1930&#8242;ların sonundaki siyasal baskılar konusundaki tutumunu incelemektedir. Kitap, Mareşal Jukov&#8217;un Stalin değerlendirmesini ve Stalin&#8217;in diyalektik materyalizm yorumuyla ondan etkilenen modern Sovyet filozoflarının yorumlarını içeren eklerle sona ermektedir. Yazar, halk mücadelelerinden yana tutum alırken, tüm varsayımları yeniden incelemeye de hazır olan kışkırtıcı bir düşünürdür.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/stalin-biyografi-ve-hakkinda-yazilanlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Muhammed Hatemi Kapsamlı Özet Biyografi</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/muhammed-hatemi-kapsamli-ozet-biyografi.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/muhammed-hatemi-kapsamli-ozet-biyografi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 14:21:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Hatemi]]></category>
		<category><![CDATA[Kapsamlı]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Özet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16164</guid>
		<description><![CDATA[Muhammed Hatemi Kapsamlı Özet Biyografi
İran Eski Cumhurbaşkanı
1943’de İran’ın orta kesimindeki Yezd eyaletinin Erdekan şehrinde doğdu. Yezd cuma imamı ünlü din adamı Ayetullah Ruhullah Hatemi ile zengin bir toprak sahibinin kızı Sanike Ziyai’nin 3’ü kız 6 çocuğundan biri. 1961’de lise öğrenimini tamamladıktan sonra dini eğitim için Kum Medresesi’ne girdi. 1965’den itibaren dini eğitimine İsfahan Medresesi’nde devam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Muhammed Hatemi Kapsamlı Özet Biyografi</p>
<p>İran Eski Cumhurbaşkanı</p>
<p>1943’de İran’ın orta kesimindeki Yezd eyaletinin Erdekan şehrinde doğdu. Yezd cuma imamı ünlü din adamı Ayetullah Ruhullah Hatemi ile zengin bir toprak sahibinin kızı Sanike Ziyai’nin 3’ü kız 6 çocuğundan biri. 1961’de lise öğrenimini tamamladıktan sonra dini eğitim için Kum Medresesi’ne girdi. 1965’den itibaren dini eğitimine İsfahan Medresesi’nde devam etti. Aynı yıl kaydolduğu İsfahan Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden 1969’da lisans derecesi aldı. 1970’de Tahran Üniversitesi’nde Eğitim Bilimleri dalında başladığı yüksek lisans eğitimini bitirdi. Sonra ünlü Kum Medresesi’nde içtihat eğitimine devam etti. Siyasi faaliyetlerine 1962’de başladı. Özellikle Humeyni’nin bildirileri olmak üzere, siyasi bildiri ve ilanların çoğaltılıp dağıtımını üstlendi. İsfahan Üniversitesi İslami Öğrenciler Derneği’ndeki çalışmalara katıldı. Humeyni’nin oğlu Ahmed Humeyni ile birlikte faaliyet gösterdi. Birçok din adamının aksine askerlik görevinden kaçınmadı ve Şah döneminde İran ordusunda asteğmen olarak iki yıl görev yaptı. Hatemi, İran İslam Devrimi’nin liderlerinden Ayetullah Beheşti’nin önerisi üzerine 1979’da Hamburg İslami Kültür Merkezi’nin başına geçti. Devrimden sonra 1980’deki ilk milletvekili seçimlerinde doğum yeri olan Erdekan ve Meybod’dan milletvekili seçilerek Meclis’e girdi. 1981’de Humeyni tarafından ünlü Kayhan gazetesinin de dahil olduğu birçok gazete ve dergiyi yayımlayan Kayhan Enstitüsü’nün başkanı olarak atandı. 1982’de başbakan Mir Hüseyin Musevi tarafından İslami İrşad ve Kültür Bakanlığı’na getirildi. Haşimi Rafsancani tarafından iki kez aynı görevle kabineye alındı. Irak’la süren 8 yıllık savaş sırasında, Silahlı Kuvvetler Komutanlığı Kültür Muavinliği Propaganda Merkez başkan yardımcılığı ve bilahare başkanlığı yaptı. Kültürel alanda “çok liberal” olduğu gerekçesiyle muhafazakarların baskısı sonucu 1992’de istifa etmek zorunda kaldı. Böylece İran İslam Cumhuriyeti’nde görevinden istifayla ayrılan ilk bakan olma unvanını kazandı. İstifasından sonra Cumhurbaşkanı Rafsancani tarafından kültür danışmanlığına ve İran Milli Kütüphane Başkanlığı’na atandı. 1996’da İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney tarafından Kültür Devrimi Yüksek Konseyi üyeliğine getirildi.<br />
İyi derecede Arapça ve çalışmalarını sürdürecek kadar İngilizce ve Almanca biliyor. Çeşitli zamanlarda üniversitelerde ders verdi.</p>
<p>ESERLERİ:<br />
“Velayet Kime Ait” (1979) ve “Gelenek, Modernizm ve Gelişme” (1996) olan birçok makalesinin yanı sıra “Dalga Korkusu”, “Şehir Dünyasından Dünya Şehrine”, ‘Tiranlık Kıskacında Düşünce ve İnanç (2000)” gibi kitapları ve konuşmalarının derlendiği Siyasi Gelişme, İktisadi Gelişme ve Emniyet (2000), İslam, Ruhaniyet ve İslam Devrimi (2000) ve Kadınlar ve Gençler (2000) adlı kitapları bulunuyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/muhammed-hatemi-kapsamli-ozet-biyografi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mihail Nikolayev Yefimoviç Kapsamlı Özet Biyografi</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/mihail-nikolayev-yefimovic-kapsamli-ozet-biyografi.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/mihail-nikolayev-yefimovic-kapsamli-ozet-biyografi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 12:00:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Kapsamlı]]></category>
		<category><![CDATA[Mihail]]></category>
		<category><![CDATA[Nikolayev]]></category>
		<category><![CDATA[Özet]]></category>
		<category><![CDATA[Yefimoviç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16166</guid>
		<description><![CDATA[Mihail Nikolayev Yefimoviç Kapsamlı Özet Biyografi
( 1937)
Saha (Yakutistan) Muhtar Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mihail Nikolayev Yefimoviç, 1937 yılında Orcenikitse Vilayeti Otkomtsı köyünde doğdu. Bir köylü anne-babanın oğludur.
1961 yılında Orısk&#8217;ta Veteriner Enstitüsü&#8217;nü bitirdi. Komünist Partisi&#8217;nin Merkezî Komitesi Yüksek Okulu&#8217;na girdi. 1961&#8242;den itibaren Saha (Yakutistan) Cumhuriyeti Jigansk Vilayeti&#8217;nde veterinerlik yapmaya başladı. Aynı vilayetin Bölge Komsomol Başkanı oldu. 1961&#8242;den 1969&#8242;a [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mihail Nikolayev Yefimoviç Kapsamlı Özet Biyografi</p>
<p>( 1937)</p>
<p>Saha (Yakutistan) Muhtar Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mihail Nikolayev Yefimoviç, 1937 yılında Orcenikitse Vilayeti Otkomtsı köyünde doğdu. Bir köylü anne-babanın oğludur.</p>
<p>1961 yılında Orısk&#8217;ta Veteriner Enstitüsü&#8217;nü bitirdi. Komünist Partisi&#8217;nin Merkezî Komitesi Yüksek Okulu&#8217;na girdi. 1961&#8242;den itibaren Saha (Yakutistan) Cumhuriyeti Jigansk Vilayeti&#8217;nde veterinerlik yapmaya başladı. Aynı vilayetin Bölge Komsomol Başkanı oldu. 1961&#8242;den 1969&#8242;a kadar Yakutsk Şehri Komsomol Bölümü Başkanlığı yaptı.</p>
<p>1971&#8242;den 1978&#8242;e kadar Verhne Velyuyski Vilayeti Komünist Partisi Merkez Komitesi&#8217;nin başkanlığını yaptı.<br />
1979&#8242;dan 1985&#8242;e kadar Saha (Yakutistan) Başbakan yardımcılığında bulundu.<br />
1985&#8242;ten 1989&#8242;a kadar Saha (Yakutistan) Cumhuriyeti Tarım Endrüstrisi Komitesi Başkanlığı&#8217;nı yürüttü.<br />
1989&#8242;dan 1990 yılının Aralık ayına kadar Saha (Yakutistan) Cumhuriyeti Yukarı Sovyet Prezidyum başkanlığı yaptı.<br />
1990 yılı Nisan ayından itibaren Yukarı Sovyet Başkanlığına geçti.</p>
<p>20 Aralık 1991&#8242;de Saha (Yakutistan) Cumhuriyeti&#8217;nin seçimle gelen ilk cumhurbaşkanı oldu.</p>
<p>Mihail Nikolayev Yefimoviç, evli ve 3 çocuk babasıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/mihail-nikolayev-yefimovic-kapsamli-ozet-biyografi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mehmet Ali Talat Kapsamlı Özet Biyografi</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/mehmet-ali-talat-kapsamli-ozet-biyografi.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/mehmet-ali-talat-kapsamli-ozet-biyografi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 2009 08:24:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ali]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Kapsamlı]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[Özet]]></category>
		<category><![CDATA[Talat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16168</guid>
		<description><![CDATA[Mehmet Ali Talat Kapsamlı Özet Biyografi
( 1952)
KKTC Cumhurbaşkanı
1952 yılında Kıbrıs&#8217;ın Girne şehrinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Girne ve Lefkoşa’da tamamladı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliğinden M. Sc. derecesi ile 1977 yılında mezun oldu. 1977’de yine ODTÜ’de yüksek lisans eğitimi aldı.
Türkiye’de yüksek öğrenim gördüğü sürece Kıbrıslı Türk öğrencilerin oluşturduğu derneklerde yönetici ve başkanlık görevlerinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet Ali Talat Kapsamlı Özet Biyografi</p>
<p>( 1952)</p>
<p>KKTC Cumhurbaşkanı</p>
<p>1952 yılında Kıbrıs&#8217;ın Girne şehrinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Girne ve Lefkoşa’da tamamladı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliğinden M. Sc. derecesi ile 1977 yılında mezun oldu. 1977’de yine ODTÜ’de yüksek lisans eğitimi aldı.</p>
<p>Türkiye’de yüksek öğrenim gördüğü sürece Kıbrıslı Türk öğrencilerin oluşturduğu derneklerde yönetici ve başkanlık görevlerinde bulundu. Kıbrıslılar Öğrenim ve Gençlik Federasyonu (KÖGEF) Kurucu Başkanlığını yaptı.</p>
<p>Uzun yıllar, Girne’de buzdolabı tamirciliği yaptı.<br />
1 Ocak 1994 tarihinde kurulan 1&#8242;inci Demokrat Parti &#8211; Cumhuriyetçi Türk Partisi koalisyon hükümetinde Milli Eğitim ve Kültür Bakanı olarak görev aldı. 2&#8242;inci DP &#8211; CTP Hükümetinde de Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nı sürdürdü. 3&#8242;üncü DP-CTP hükümetinde Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı görevini yürüttü.</p>
<p>1996’da CTP Genel Başkanı seçildi. 2003 seçimlerinde partisini iktidara taşıdı. 20 Şubat 2004 tarihindeki seçimlerden CTP’yi daha da güçlü çıkardı. Seçimden sonra başbakan oldu. 17 Nisan 2005 tarihinde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini kazanarak, Denktaş&#8217;tan sonra KKTC&#8217;nin ikinci cumhurbaşkanı seçildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/mehmet-ali-talat-kapsamli-ozet-biyografi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Levon Ter Petrosyan Kapsamlı Özet Biyografi</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/levon-ter-petrosyan-kapsamli-ozet-biyografi.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/levon-ter-petrosyan-kapsamli-ozet-biyografi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 2009 07:54:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Kapsamlı]]></category>
		<category><![CDATA[Levon]]></category>
		<category><![CDATA[Özet]]></category>
		<category><![CDATA[Petrosyan]]></category>
		<category><![CDATA[Ter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16170</guid>
		<description><![CDATA[Levon Ter Petrosyan Kapsamlı Özet Biyografi
Ermenistan eski Cumhurbaşkanı. 1988 yılında Karabağ&#8217;la ilgili faaliyetleri sebebiyle tutuklandı, serbest bırakıldıktan sonra siyasi hayatta rol aldı. Ermeni Ulusal Hareketi&#8217;nin liderliğine seçildi. 1991’de yapılan seçimlerde devlet başkanı oldu.
Karabağ&#8217;da barış istediği için eleştiri oklarına hedef oldu. 1998 yılı Şubat ayı başlarında istifa etti. &#8220;Devlet Başkanlığını vekaleten alması gereken Parlamento Başkanı Babken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Levon Ter Petrosyan Kapsamlı Özet Biyografi</p>
<p>Ermenistan eski Cumhurbaşkanı. 1988 yılında Karabağ&#8217;la ilgili faaliyetleri sebebiyle tutuklandı, serbest bırakıldıktan sonra siyasi hayatta rol aldı. Ermeni Ulusal Hareketi&#8217;nin liderliğine seçildi. 1991’de yapılan seçimlerde devlet başkanı oldu.</p>
<p>Karabağ&#8217;da barış istediği için eleştiri oklarına hedef oldu. 1998 yılı Şubat ayı başlarında istifa etti. &#8220;Devlet Başkanlığını vekaleten alması gereken Parlamento Başkanı Babken Ararktsyan&#8217;ın da Petrosyan&#8217;la dayanışma amacıyla verdiği istifası da kabul edildi Böylece meydan sertlik yanlısı Rober Koçaryan&#8217;a kaldı.&#8221;<br />
Petrosyan, Kafkasya&#8217;da bir Kürt devleti kurma, PKK&#8217;yı destekleme, (sözde) soykırımı gündeme getirme tekliflerini reddettiği gerekçesiyle muhalifleri tarafından hain ilan edilmişti. Saray darbesi ve ölümle tehdit edilerek Koçaryan tarafından istifaya zorlandığı iddia ediliyor.</p>
<p>16 Mart&#8217;ta ilk tur ve 30 Mart&#8217;ta ikinci tur seçim yapıldı. 1 milyon 564 bin 582 geçerli oyun yüzde 59.48&#8242;ini aldı. Seçime katılma oranı yüzde 68’di. Siyasi çevreler, Türkiye Petrosyan’a destek vermiş olsaydı kesinlikle Koçaryan kaybederdi demişlerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/levon-ter-petrosyan-kapsamli-ozet-biyografi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kenan Evren Kapsamlı Özet Biyografi</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/kenan-evren-kapsamli-ozet-biyografi.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/kenan-evren-kapsamli-ozet-biyografi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 2009 07:10:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Evren]]></category>
		<category><![CDATA[Kapsamlı]]></category>
		<category><![CDATA[Kenan]]></category>
		<category><![CDATA[Özet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16172</guid>
		<description><![CDATA[Kenan Evren Kapsamlı Özet Biyografi
( 1918)
TÜRKİYE CUMHURİYETİ 7.CUMHURBAŞKANI
GÖREV SÜRESİ: 9 KASIM 1982 &#8211; 9 KASIM 1989
1918 yılında Manisa ilinin Alaşehir ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Alaşehir, Manisa, Balıkesir ve İstanbul&#8217;da sürdürdü ve Maltepe Askerî Lisesi&#8217;nden mezun oldu.
1938 yılında Kara Harp Okulu&#8217;nu, 1949 yılında Harp Akademisi&#8217;ni bitirdi. Topçu subayı ve Kurmay subay olarak Silahlı Kuvvetler&#8217;in [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kenan Evren Kapsamlı Özet Biyografi</p>
<p>( 1918)</p>
<p>TÜRKİYE CUMHURİYETİ 7.CUMHURBAŞKANI</p>
<p>GÖREV SÜRESİ: 9 KASIM 1982 &#8211; 9 KASIM 1989</p>
<p>1918 yılında Manisa ilinin Alaşehir ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Alaşehir, Manisa, Balıkesir ve İstanbul&#8217;da sürdürdü ve Maltepe Askerî Lisesi&#8217;nden mezun oldu.</p>
<p>1938 yılında Kara Harp Okulu&#8217;nu, 1949 yılında Harp Akademisi&#8217;ni bitirdi. Topçu subayı ve Kurmay subay olarak Silahlı Kuvvetler&#8217;in çeşitli kademelerinde görev yaptı.</p>
<p>Dokuzuncu Kore Türk Tugayı&#8217;nda, önce Harekât ve Eğitim Şube Müdürlüğü; sonradan Kurmay Başkanlığı görevlerinde bulundu. Tuğgeneralliğe yükseldiği 30 Ağustos 1964 gününden itibaren, Silahlı Kuvvetler&#8217;in bütün komuta kademelerinde ve üst rütbelerde görevini sürdürerek, Ordu Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı&#8217;ndan sonra, 7 Mart 1978 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı&#8217;na atandı. Bu görevi sırasında, 12 Eylül 1980 tarihinde yapılan askeri müdahale ile, diğer görevleri yanında Devlet Başkanlığı görevini de üstlendi.</p>
<p>7 Kasım 1982 tarihinde halk oyuna sunulan ve kabul olunan anayasa ile, Türkiye&#8217;nin 7. Cumhurbaşkanı olarak göreve başladı. 9 Kasım 1989 tarihinde, görev süresini tamamlayarak cumhurbaşkanlığından ayrıldı.</p>
<p>ESERLERİ:</p>
<p>Zorlu Yıllarım 1<br />
Kenan Evren<br />
Milliyet Yayınları / Yaşantı Dizisi</p>
<p>&#8220;Zorlu Yıllarım&#8221;da anarşi ve terörün kol gezdiği, sosyal siyasal olumsuzlukların doruk noktasına ulaştığı yakın tarihimiz, en yetkili ağızdan tekrar inceleniyor. Sayın Kenan Evren daha önce 6 cilt olarak yayımlanan &#8220;Anıları&#8221;nı bu kez değişik bir tarzda ele alıyor. Ayrıca son dakikaya kadar yazmayı çeşitli nedenlerle istemediği konu, kişi ve olayları da gözler önüne seriyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/kenan-evren-kapsamli-ozet-biyografi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Jacques Chirac Kısaca Biyografi Ve Yazılanlar</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/jacques-chirac-kisaca-biyografi-ve-yazilanlar.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/jacques-chirac-kisaca-biyografi-ve-yazilanlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 2009 06:10:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Chirac]]></category>
		<category><![CDATA[Jacques]]></category>
		<category><![CDATA[Kısaca]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16174</guid>
		<description><![CDATA[Jacques Chirac Kısaca Biyografi Ve Yazılanlar
( 1932)
Fransa Eski Cumhurbaşkanı
1932 yılında Paris&#8217;te doğdu. 1995&#8242;de, François Mitterand&#8217;ın görev süresinin dolmasının ardından bu göreve getirildi. 1974-76 ve 1986-88 yılları arasında, başbakanlık görevinde bulundu. Bunun yanı sıra, 1977-95 yılları arasında da Paris Belediye Başkanlığı yaptı.
Sert dış politika ve güçlü ulusal hükümet fikrini savundu. Bu düşünceleriyle Fransa eski Devlet Başkanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Jacques Chirac Kısaca Biyografi Ve Yazılanlar</p>
<p>( 1932)<br />
Fransa Eski Cumhurbaşkanı</p>
<p>1932 yılında Paris&#8217;te doğdu. 1995&#8242;de, François Mitterand&#8217;ın görev süresinin dolmasının ardından bu göreve getirildi. 1974-76 ve 1986-88 yılları arasında, başbakanlık görevinde bulundu. Bunun yanı sıra, 1977-95 yılları arasında da Paris Belediye Başkanlığı yaptı.</p>
<p>Sert dış politika ve güçlü ulusal hükümet fikrini savundu. Bu düşünceleriyle Fransa eski Devlet Başkanı Charles de Gaulle&#8217;un görüşlerine yakın göründü. Bu yüzden sıkı bir &#8220;de Gaulcü&#8221; olarak tanımlandı.</p>
<p>1954&#8242;te Institut d&#8217;Etudes Politiques&#8217;den siyaset bilimi diploması alarak mezun oldu. 1956&#8242;da orduya katıldı. Cezayir&#8217;de, bağımsızlık savaşçılarına karşı savaştı.</p>
<p>Fransa&#8217;ya 1957&#8242;de döndü. 1962&#8242;de, daha sonra başbakan olacak Georges Pompidou&#8217;nun saflarında politikaya atıldı. 1972&#8242;de tarım, 1974&#8242;te içişleri bakanlığı görevlerine atandı. 1974&#8242;te, Pompidou ölünce, Valery Giscard d&#8217;Estaing Devlet Başkanı oldu. Chirac ise başbakanlığa atandı.</p>
<p>Giscard ile bir çok konuda görüş farklılıkları yaşaması üzerine 1976&#8242;da başbakanlıktan istifa etti.</p>
<p>1977&#8242;de yapılan yerel seçimlere katılarak, Paris Belediye Başkanı seçildi. 1995 yılına kadar bu görevde kaldı. Belediye Başkanlığı süresince, yeni kütüphaneler yapılması için başlatılan bir girişime öncülük etti. Yaşlılara, sakatlara, dul annelere iş imkanları sağlayarak, Paris halkının gözünde popülaritesini artırdı.</p>
<p>Üçüncü denemede cumhurbaşkanı</p>
<p>1981&#8242;de cumhurbaşkanlığı için adaylığını koydu. Ancak sosyalist Mitterand&#8217;a karşı seçimleri kaybetti. 1988&#8242;de, bir kez daha cumhurbaşkanlığı için adaylığını açıkladı. Yine Mitterand karşısında yenilgiye uğradı. 1994&#8242;te üçüncü kez cumhurbaşkanı adayı oldu. Bu kez 1995&#8242;te yapılan seçimi, oyların yüzde 53&#8242;ünü alarak kazandı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/jacques-chirac-kisaca-biyografi-ve-yazilanlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İmamali Rahmanov Kapsamlı Biyografi Ve Haberleri</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/imamali-rahmanov-kapsamli-biyografi-ve-haberleri.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/imamali-rahmanov-kapsamli-biyografi-ve-haberleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2009 18:15:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[İmamali]]></category>
		<category><![CDATA[Kapsamlı]]></category>
		<category><![CDATA[Rahmanov]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16176</guid>
		<description><![CDATA[İmamali Rahmanov Kapsamlı Biyografi Ve Haberleri
Tacikistan Cumhurbaşkanı
5 Ekim 1952 tarihinde, Dangara’da çiftçi bir ailenin oğlu olarak doğdu. Liseyi Sarband Teknik Okulunda bitirdi. Bir süre Kurgantepe’de elektrikçi olarak çalıştı. 1971-74 yıllarında SSCB Pasifik Okyanusu Donanması’nda askerliğini yaptı. Askerlik dönüşü, 1977 yılında Tacikistan SSC Devlet Üniversitesinde eğitimini sürdürdü. 1982 yılında, Ekonomi Fakültesinden mezun oldu. Üniversite mezuniyeti sonrasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İmamali Rahmanov Kapsamlı Biyografi Ve Haberleri</p>
<p>Tacikistan Cumhurbaşkanı</p>
<p>5 Ekim 1952 tarihinde, Dangara’da çiftçi bir ailenin oğlu olarak doğdu. Liseyi Sarband Teknik Okulunda bitirdi. Bir süre Kurgantepe’de elektrikçi olarak çalıştı. 1971-74 yıllarında SSCB Pasifik Okyanusu Donanması’nda askerliğini yaptı. Askerlik dönüşü, 1977 yılında Tacikistan SSC Devlet Üniversitesinde eğitimini sürdürdü. 1982 yılında, Ekonomi Fakültesinden mezun oldu. Üniversite mezuniyeti sonrasında Komunist Partisi eğitici kadrolarında çalıştı. 1987-92 yılları arasında “Lenin Devlet Kooperatif Çiftliği”nde Müdürlük yaptı. Aynı zamanda Dangara Belediye Başkanlığı görevini yürüttü. 1990’da Kulyab’dan Tacikistan SSC Yüksek Konseyi üyeliğine seçildi.</p>
<p>Sovyetler Birliği&#8217;nin dağılması ile Tacikistan’ın bağımsızlığını kazanması sonrası Yüksek Konseyin 16 Kasım 1992 tarihinde Hocent’te yapılan 16 ncı oturumunda Konsey Başkanlığına seçildi.</p>
<p>İlk olarak 6 Kasım 1994 yılında yapılan seçimlerde, Tacikistan Cumhurbaşkanlığına seçildi. 6 Kasım 1999’da yapılan seçimde ikinci kez aynı göreve seçildi. Görev süresi 7 yıldır.</p>
<p>Tacikistan Halk Partisi&#8217;nin 18 Nisan 1998 tarihinde yapılan 4 üncü kurultayında partinin adı Tacikistan Demokratik Halk Partisi olarak değiştirildi ve Rahmanov, Parti Başkanlığına seçildi.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>HABER</p>
<p>Tacikistan&#8217;da Rahmanov yeniden devlet başkanı<br />
www.ntv.com.tr 7 Kasım 2006</p>
<p>Tacikistan&#8217;da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan İmamali Rahmanov&#8217;un yeniden devlet başkanı seçildiği bildirildi.</p>
<p>Merkezi Seçim Komisyonu Başkanı Mirzoali Bultuyev, basına yaptığı açıklamada, oyların 76,4&#8242;ünü kazanan Rahmanov&#8217;un Tacikistan devlet başkanlığına yeniden seçildiğini duyurdu. Seçime katılım oranının yüzde 91 olarak gerçekleştiğini belirten Bultuyev,Rahmanov&#8217;un en yakın rakibi, Ekonomik Reform Partisi lideri Olimzhon Boboyev&#8217;in oyların yüzde 7,2&#8217;sini aldığını kaydetti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/imamali-rahmanov-kapsamli-biyografi-ve-haberleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İbrahim Rugova Kapsamlı Biyografisi</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/ibrahim-rugova-kapsamli-biyografisi.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/ibrahim-rugova-kapsamli-biyografisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2009 10:02:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim]]></category>
		<category><![CDATA[Kapsamlı]]></category>
		<category><![CDATA[Rugova]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16178</guid>
		<description><![CDATA[İbrahim Rugova Kapsamlı Biyografisi
Kosova&#8217;nın ilk cumhurbaşkanı
1944 yılında Kosova&#8217;da doğdu. Paris Sorbonne Üniversitesi&#8217;nde linguistik öğrenimi gördü. Kossova&#8217;ya dönüşünün ardından Arnavut edebiyatı profesörü oldu. Aynı zamanda yazar olan Rugova 1989 yılında Kosova Yazarlar Sendikası&#8217;na başkanlık yaptı.
Aynı yıl içinde Yugoslavya cumhurbaşkanı Slobodan Miloşeviç, Kosova&#8217;nın özerkliğine son verdi, bu ise Kosova Demokratik Ligi&#8217;nin (LDK) kurulmasına yol açtı. LDK Kosova&#8217;da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İbrahim Rugova Kapsamlı Biyografisi</p>
<p>Kosova&#8217;nın ilk cumhurbaşkanı</p>
<p>1944 yılında Kosova&#8217;da doğdu. Paris Sorbonne Üniversitesi&#8217;nde linguistik öğrenimi gördü. Kossova&#8217;ya dönüşünün ardından Arnavut edebiyatı profesörü oldu. Aynı zamanda yazar olan Rugova 1989 yılında Kosova Yazarlar Sendikası&#8217;na başkanlık yaptı.<br />
Aynı yıl içinde Yugoslavya cumhurbaşkanı Slobodan Miloşeviç, Kosova&#8217;nın özerkliğine son verdi, bu ise Kosova Demokratik Ligi&#8217;nin (LDK) kurulmasına yol açtı. LDK Kosova&#8217;da komünist olmayan ilk siyasi partiydi.</p>
<p>Rugova, Miloşeviç rejimine karşı şiddetsiz bir direniş politikası izleyerek 1990&#8242;lar boyunca LDK&#8217;nin başında oldu, LDK Sırbistan ve federasyon seçimlerini boykot etti ve Kosova&#8217;daki Arnavut nüfusu için hastaneleri, okulları ve vergi sistemini kapsayan alternatif bir yönetim oluşturulması için çalıştı. 1992&#8242;de ve 1998&#8242;de kendine özgü ve Belgrad&#8217;ın tanımadığı &#8220;Kosova Cumhuriyeti&#8221;nin cumhurbaşkanı seçildi.</p>
<p>Rugova&#8217;nın pasifist politikası Kosova&#8217;nın Dayton Barış Görüşmelerinin dışında bırakıldığı 1990&#8242;ların ortalarında &#8211; bu birçok Arnavut asıllıya göre, Kosova&#8217;nın bağımsızlığı için Batı&#8217;nın destek verme şansının ortadan kalkması anlamına geliyordu &#8211; eleştirilmeye başlandı.</p>
<p>Rugova, Kosova Arnavut delegasyonunun bir üyesi olarak 1999 yılının Şubat ayında Rambouillet Barış Görüşmelerine katıldı.</p>
<p>2000 yılının Ekim ayında Rugova&#8217;nın partisi yerel seçimlerde oyların %58&#8242;ini alarak yeniden halkın desteğini kazandığını göstermiş oldu. 2001 yılının Kasım ayında yapılan genel seçimlerde ise bu kez %4 6 oy alan Rugova ve partisi seçimleri &#8211; çoğunluğu alamasa da &#8211; kazanmış oldu. Üç ay süren pazarlıklar sonucunda diğer Arnavut asıllıların partileri ile güç paylaşımı konusunda anlaşmaya varıldı ve Rugova 2002 yılının Mart ayında Kosova cumhurbaşkanı ilan edildi.</p>
<p>HAKKINDA YAZILANLAR</p>
<p>Kosova Başkanı İbrahim Rugova öldü<br />
Hürriyet 21 Ocak 2006</p>
<p>Başkana yakın Kosovalı yetkililer, akciğer kanseri olan 62 yaşındaki Rugova&#8217;nın bugün öldüğünü belirttiler.</p>
<p>Kosova&#8217;nın başkenti Priştine&#8217;deki bir Batılı yetkili de Rugova&#8217;nın öldüğünü doğruladı. Kosovalı Arnavutların Sırbistan&#8217;dan bağımsızlık mücadelesinin temsilcisi olan Rugova&#8217;ya geçen eylülde akciğer kanseri teşhisi konulmuştu.</p>
<p>x</p>
<p>1990 yılında Kosova Demokratik Ligi (LDK)&#8217;ni kuran İbrahim Rugova bugün hala ülkenin cumhurbaşkanıdır. Rugova aslen edebiyatçıdır ve uzun yıllar batı yanlısı bir siyaset izlemektedir. Siyasi hayatı boyunca askeri hareketlenmelere ve dolayısıyla Kosova Kurtuluş Ordusu&#8217;na (KKO) karşı olmuştur. 2000 yıl yerel seçimlerinde 25 parti arasından %58&#8242;lik oy oranıyla birinci olan Rugova&#8217;yı %27&#8242;lik oy oranıyla eski KKO başkanı Haşim Taçi&#8217;nin liderliğini yaptığı PDK takip etmiştir.<br />
2001 yıl 17 Kasım parlamento seçimlerinde yine %45.6&#8242;lı oy oranı ve 47 milletvekili ile Rugova birinci olmuştur. Haşim Taçi&#8217;nin PDK&#8217;sı %25.7&#8242;lik oy oranıyla 26 sandalye alabilmiştir. Boşnakların VATAN İttifakı dört, Türkler üç, Sırpların Dönüş İttifakı ise %11&#8242;lik oy oranıyla 22 milletvekili kazanmıştır. Sonuçta Rugova cumhurbaşkanı olurken PDK&#8217;dan Bayram Recebi başbakan olmuştur.</p>
<p>Kosova’da seçim zaferi Rugova’nın</p>
<p>Başbakan İbrahim Rugova’nın liderliğindeki Kosova Demokratik Birliği (LDK) oyların yüzde 47’sini alarak zaferini ilan etti.AA</p>
<p>24 Ekim 2004 Seçimlere katılan tek Türk partisi olan Kosova Demokratik Türk Partisi’nin, 120 sandalyelik Kosova parlamentosunda toplam 3 milletvekiliyle yer alması bekleniyor.</p>
<p>İnsan Hak ve Özgürlükleri Konseyi’nin açıkladığı sonuçlara göre, Kosova Başkanı İbrahim Rugova’nın liderliğindeki Kosova Demokratik Birliği, oyların yüzde 47’sini, Haşim Taçi’nin lideri olduğu Kosova Demokrasi Partisi yüzde 27’sini, Kosova Refah İttifakı yüzde 8’ini, seçimlere büyük umutla giren yurttaş girişimi Ora (Saat) yüzde 6’sını aldı.</p>
<p>Seçimlere katılan tek Türk partisi olan Kosova Demokratik Türk Partisi, aldığı oylarla seçime katılan 33 siyasi oluşum arasında 6’ıncı olmayı başardı. Parti, oyların en büyük bölümünü, Prizren belediyesinde kazandı.</p>
<p>Geçen yıla oranla seçime katılımın daha düşük olmasına karşın oy potansiyelinde yüzde 10’luk artış görülen KDTP’nin, 120 sandalyelik Kosova parlamentosunda toplam 3 milletvekiliyle yer alması bekleniyor.</p>
<p>Kosova Başkanı Rugova, seçimlerle ilgili değerlendirmesinde, Kosovalıların kendi kendilerini yönetebileceklerini ve yüksek siyasi kültürlerini ortaya koyduklarını belirterek, Kosova’nın bağımsızlığını doğrudan tanıma zamanın geldiğini söyledi.</p>
<p>Rugova, Kosova’nın nihai statüsüyle ilgili seçenek olarak uluslararası toplantı yapılmasını önerdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/ibrahim-rugova-kapsamli-biyografisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haris Silayciç Kısaca Hayat Biyografisi</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/haris-silaycic-kisaca-hayat-biyografisi.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/haris-silaycic-kisaca-hayat-biyografisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2009 08:44:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Haris]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Kısaca]]></category>
		<category><![CDATA[Silayciç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16180</guid>
		<description><![CDATA[Haris Silayciç Kısaca Hayat Biyografisi
Silayciç 1 Ekim 1945&#8242;te Saraybosna&#8217;da dünyaya geldi. Libya&#8217;da Arap Dili ve İslam Bilimleri Fakültesi&#8217;nden mezun oldu ve doktorasını Amerikan-Arnavut ilişkileri üzerine yaptı.
Silayciç Priştine Ünversitesi&#8217;nde Arapça dili öğretim üyesi ve Saraybosna Üniversitesi Felsefe Fakültesi&#8217;nde öğretim görevlisi olarak hizmet verdi. Ayrıca Harvard Üniversitesi, Maryland Üniversitesi, Chatham House (Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü, Londra), Carnegie [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Haris Silayciç Kısaca Hayat Biyografisi</p>
<p>Silayciç 1 Ekim 1945&#8242;te Saraybosna&#8217;da dünyaya geldi. Libya&#8217;da Arap Dili ve İslam Bilimleri Fakültesi&#8217;nden mezun oldu ve doktorasını Amerikan-Arnavut ilişkileri üzerine yaptı.</p>
<p>Silayciç Priştine Ünversitesi&#8217;nde Arapça dili öğretim üyesi ve Saraybosna Üniversitesi Felsefe Fakültesi&#8217;nde öğretim görevlisi olarak hizmet verdi. Ayrıca Harvard Üniversitesi, Maryland Üniversitesi, Chatham House (Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü, Londra), Carnegie Vakfı, Woodrow Wilson Center gibi üniversite ve örgütlerin yanı sıra başka kurumlarda misafir olarak ders verdi.</p>
<p>Silayciç BH&#8217;deki 1992-1995 ihtilafı sırasında önemlisiyasi isimler arasında yer aldı. 1991-1993 yılları arasında dışişleri bakanlığı, Kasım 1993&#8242;ten Şubat 1996&#8242;ya kadar da başbakanlık görevlerinde bulundu. Bundan on ay sonra, BH Bakanlar Kurulu eş başkanı seçilerek Şubat 2000&#8242;e kadar bu görevi yürüttü.</p>
<p>Aslen Demokratik Hareket Partisi (SDA) üyesi olan Silayciç, 1996&#8242;da partiden ayrılarak halen genel başkanlığını yürüttüğü BH Partisi&#8217;ni kurdu ve başına geçti. Ekim 2002 genel seçimlerinde Boşnak cumhurbaşkanlığına aday olmasına karşın, SDA lideri Süleyman Tihiç&#8217;e mağlup oldu.</p>
<p>2006 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, BH&#8217;nin güçlü bir merkez hükümet altında birleşmesinden yana olan Silayciç Boşnak oylarının %62,8&#8242;ini toplayarak Tihiç&#8217;i uzak ara geride bıraktı.</p>
<p>6 Kasım 2006&#8242;da düzenlenen cumhurbaşkanlığı yemin töreninde yaptığı konuşmada &#8220;Bosna-Hersek halkının ülkemizin AB&#8217;ye üye olmasını hak ettiğine şüphe yoktur.&#8221; diyen Silaycç şöyle devam etti: &#8220;Tabii ki bu hedefe ulaşmanın yolu ve yöntemi konusunda ciddi farklılıklar vardır ve bu farklılıkların değişik fikirleri de dikkate alarak sabır ve uzlaşma içinde çözülmesi gerekmektedir.&#8221;</p>
<p>Silayciç, sekiz aylık cumhurbaşkanlığı dönem başkanlığını Mart 2008&#8242;de Komsiç&#8217;ten devralacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/haris-silaycic-kisaca-hayat-biyografisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gurbangulı Berdımuhammedov Kapsamlı Biyografisi</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/gurbanguli-berdimuhammedov-kapsamli-biyografisi.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/gurbanguli-berdimuhammedov-kapsamli-biyografisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2009 08:38:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Berdımuhammedov]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Gurbangulı]]></category>
		<category><![CDATA[Kapsamlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16182</guid>
		<description><![CDATA[Gurbangulı Berdımuhammedov Kapsamlı Biyografisi
Türkmenistan Devlet Başkanı
Gurbangulı Malikkuliyeviç Berdımuhammedov’un Biyografisi
1957 yılında Türkmenistan’ın Aşkabat şehrine bağlı Geok-Tepinski Bölgesinin Babarap köyünde dünyaya gelmiştir. 1979 yılında Türkmenistan Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olan Kurbangulı Berdımuhammedov uzun yıllar diş hekimi olarak çalıştı. 1987 yılında Moskova’ya doktora yapmak için giden Berdımuhammedov doktorasını 1990 yılında tamamlamıştır. 1990-1995 yılları arasında Berdımuhammedov Diş Hekimliği Fakültesinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gurbangulı Berdımuhammedov Kapsamlı Biyografisi</p>
<p>Türkmenistan Devlet Başkanı</p>
<p>Gurbangulı Malikkuliyeviç Berdımuhammedov’un Biyografisi</p>
<p>1957 yılında Türkmenistan’ın Aşkabat şehrine bağlı Geok-Tepinski Bölgesinin Babarap köyünde dünyaya gelmiştir. 1979 yılında Türkmenistan Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olan Kurbangulı Berdımuhammedov uzun yıllar diş hekimi olarak çalıştı. 1987 yılında Moskova’ya doktora yapmak için giden Berdımuhammedov doktorasını 1990 yılında tamamlamıştır. 1990-1995 yılları arasında Berdımuhammedov Diş Hekimliği Fakültesinde önce asistan, sonra ise Dekanlık görevine getirilmiştir.</p>
<p>Türkmenbaşı’nın elinden tutmasıyla politika kariyerine başlayan Berdımuhammedov 1995 yılında Aşkabat Stomotoloji Merkezi Başkanlığına getirildi. Ardından Tıp Üniversitesi Rektörlüğüne atandı. Daha sonra 28 Mayıs 1997 yılında Sağlık Bakanlığına getirildi. Ardından 1998 yılında Türkmenbaşı adına Uluslararası Tıp Merkezinin başına getirildi.</p>
<p>Berdımuhammedov 3 Nisan 2001 yılında Tıp, Eğitim ve Bilimden sorumlu Başbakan Yardımcılığına getirildi. Ağustos 2004’ten itibaren sorumluluk alanı genişletilerek Kültür ve Basından da sorumlu kılındı. Ayların ve günlerin isimlerinin değiştirilmesinde ve Ruhname’nin hazırlanmasında etkin rol oynadı.</p>
<p>Gurbangulı M. Berdımuhammedov,Türkmenistan hükümetinde koltuğunu en istikrarlı ve uzun süre koruyan bakan olarak bilinmektedir. Ancak<br />
Berdımuhammedov Türkmenbaşı’nın özel doktorluğunu da yapmıştır. Berdımuhammedov’n Türkmenbaşı’nın kararlarını etkileyen birkaç politik figürden birisi olduğu ifade edilmektedir.</p>
<p>Son dönemlerde Türkmenistan’ın uluslararası organizasyonlarda Berdımuhammedov temsil etmekteydi. Bu anlamda 28 Kasım 2006’da yapılan son BDT liderleri toplantısında Türmenistan’ı Berdımuhammedov temsil etmiştir. Bazı kaynaklara göre Türkmenbaşı geçtiğimiz aylarda kendisi yerine varis olarak Berdımuhammedov’u göstermişti.</p>
<p>23 Aralık 2006 tarihinde Berdımuhammedov hükümetteki görevlerinden istifa ederek yerine Başıma Sapıyeva’yı atamış ve kendisi Devlet Başkanlığı vekalet görevini üstlenmiştir. 11 Şubat 2007 tarihinde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini kazanarak, Tükmenistan’ın yeni cumhurbaşkanı olmuştur.<br />
X</p>
<p>SEÇİM-HABER<br />
Yeni Türkmenbaşı!<br />
Türkiye 15 Şubat 2007</p>
<p>AŞKABAT (İHA)- Türkmenistan’da 11 şubatta yapılan başkanlık seçimini, Gurbanguli Berdimuhammedov kazandı. Oyların yüzde 89.2’sini alan Berdimuhammedov’un yemin töreninde birçok ülke devlet ve hükümet başkanı da hazır bulundu. 21 Aralıkta ölen Saparmurat Türkmenbaşı’nın yerine 5 yıllığına devlet başkanı seçilen Berdimuhammedov, Halk Maslahatı’nda ant içti. Berdimuhammedov, anayasaya el basarak yemin etmesinden sonra yaptığı konuşmada, Türkmenbaşı’nın izinden gideceğini vurguladı. Törene; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev, Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai, Gürcistan Devlet Başkanı Mikhail Saakaşvili, Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yuşçenko, Özbekistan Meclis Başkanı Halilov Erkin, İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımıcısı Perviz Davudi ile İran Dışişleri Bakanı Monuçehr Mutteki ve diğer bazı ülkelerin temsilcileri katıldı.</p>
<p>“Başarılar”</p>
<p>Berdimuhammedov, yemin töreninin ardından Başbakan Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı sarayında bir araya geldi. İki ülke arasındaki ilişkilerinin ele alındığı görüşmede Berdimuhammedov, Türkiye’ye verdiği önemi ifade ederken; siyasi ve ekonomik münasebetlerin geliştirilmesi için çaba gösterileceğini söyledi. Görüşmede, iki ülke arasında yakın çalışma ve irtibat içinde olunması üzerinde mutabık kalındığı öğrenildi. Başbakan Erdoğan da Türkiye’nin, Türk dünyasıyla ilişkilere önem verdiğini belirterek, Berdimuhammedov’a yeni görevinde başarılar diledi.</p>
<p>x<br />
Yeni Türkmenbaşı: Kurbangulı Malikkuliyeviç Berdımuhammedov<br />
Sinan OGAN &#8211; Turksam Baskanı<br />
www.turksam.org 26 Aralık 2006</p>
<p>Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı’nın 21 Aralık tarihinde geçirdiği kalp krizi soncu ani ölümünden sonra 24 Aralık 2006 tarihinde yapılan sade bir törenle doğum yeri olan Başkent Aşkabat’tan 15 km uzaklıktaki &#8216;Kıpçak&#8217; Köyü&#8217;nde toprağa verildi. SSCB’nin dağılmasından sonra ülkeyi tek başına yöneten ve kendi kişisel kültünü ülke kurumlarının üzerinde tutan Türkmenbaşı’nın kendisinden sonra ülkenin yönetimini ele alacak kişiyi işaret edemeden vefat etmesinden sonra şimdi onu yerine kimin geçeceği sorusu tartışılmaya başlanmıştır.</p>
<p>İlk defa 1997 yılında Almanya’da bir kalp ameliyatı geçirdiği bilinmesine rağmen ülkenin tek hakimi olan ve sağlığına dikkat ettiği bilinen Türkmenbaşı’nın görevi başında kalp krizi sonucu yaşamını yitirmesi, suikaste uğradığına dair çeşitli komplo teorilerini de gündeme getirmiştir. Aslında Türkmenbaşı 2 Ekim 2006 tarihinde de Ulusal Güvenlik Bakanlığı toplantısında konuşması sırasında kalbi sıkışmış ve konuşmasını tamamlayamadan kendisini kaybederek hastaneye kaldırılmıştı. Türkmenbaşı’nın hastalığı uzun süredir ilgili çevrelerin yakından takip ettiği bir konuydu. Rusya kaynaklı bazı haberlerde ise öleceğinin önceden tahmin edildiği ve hatta Türkmenbaşı’nın birkaç gün önce ölmüş olabileceği dahi iddia edildi.</p>
<p>Anayasa’ya göre devlet başkanının ölmesi ve/veya görevini ifa edememesi halinde bu göreve vekalet etmeye yetkisine sahip kişi olan Parlamento Başkanı Ovezgeldi Atayev’e karşı Türkmenistan başsavcılığı tarafından dava açılarak tutuklanması ülkedeki iktidar oyununun erken başladığını göstermiştir. Palamento Başkanlığı görevine en yakın aday Dışişleri Bakanı Raşid Meredov ismi ön plana çıkmaktadır. Türkmenistan Milli Güvenlik Konseyi tarafından Ovezgeldi Atayev’in devre dışı bırakılmasıyla önü açılan Kurbangulı Malikkuliyeviç Berdımuhammedov aynı zamanda eski Sovyet geleneğinin bir devamı olarak Cenaze Komisyonu gibi önemli bir göreve de getirilmesiyle bundan sonraki süreçte etkin olacağının işaretlerini verdi. Ancak Türkmenistan Anayasası’nda seçimler sırasında Devlet Başkanlığına vekalet eden kişinin seçimlere giremeyeceği belirtilmektedir. Ancak bu durum, yasa yapma yetkisine de sahip olan Halk Maslahatı’nın ilgili maddeyi değiştirmesi sonucunda ortadan kalkmıştır.</p>
<p>26 Aralık 2006 tarihinde ülkede devlet başkanı adayını da belirleyen yasa yapma yetisine sahip en üst kurum olan 2507 üyeli (2466 katılımla yapıldı) Halk Maslahatı (Aksakallılar Kurultayı) 18. olağan üstü olağanüstü toplantısı Türkmenistan&#8217;ın başkenti Aşkabat&#8217;taki Ruhiyet Köşkü&#8217;nde yapıldı. Toplantısı neticesinde aralarında Kurbangulı Berdımuhammedov’un da bulunduğu 6 kişinin adaylığını kesinleşmiştir. Devletteki üst düzey bürokratlar, parlamento üyeleri, halk içinden seçilen kişiler, dini önderler, Türkmenistan’ın bütün devlet organlarının yöneticileri ve Türkmenbaşı’nın kurmuş olduğu Sivil Toplum Örgütü olan “Kalkınış” ve diğer STÖ temsilcileri ile diğer toplumun önde gelen temsilcilerinden oluşan Maslahat Meclisi üyeleri bu adaylar içerisinden en fazla oyu (2 bin 446 oy) Kurbangulı Berdımuhammedov’a vermiştir. Bu arada Maslahat Meclisi Anayasa’da bazı değişiklikler de yapmıştır. Belirlenen takvime göre devlet başkanlığı seçim tarihi 11 Şubat 2007 olarak açıklandı. Bu süre içerisinde Devlet Başkanlığına Başbakan Yardımcısı ve Sağlık Bakanı Kurbangulı Berdımuhammedov’un vekalet etmesi de karara bağladı ve Maslahat Meclisi başkanlığına ise anayasaya göre 55 yaşın altındakiler seçilemediği için Kurbangulı Berdımuhammedov’un (49 yaşında) yerine Savuma Bakanı Agageldi Mamedgeldiyev’i atadı. Ancak bölgeden gelen haberlerde Savunma Bakanı Agageldi Mamedgeldiyev ile beaber bakanlık çalışanlarından yaklaşık 120 kişinin tutuklandığı bildirilmektedir.</p>
<p>Halk Maslahatı toplantısı neticesinde yapılan açık oylamada 12 aday çerisinden Devlet Başkanlığı görevine vekaleten bakan ve Türmenbaşı’nın evlilik dışı oğlu olduğu ileri sürülen (fotoğraflardaki benzerliğe rağmen aralarındaki 17 yaşlık fark bu durumu şüphe altına almaktadır) Kurbangulu Berdımuhammedov’la beraber 6 adayın ismi açıklanmıştır. Bu adaylar: Türkmenistan Petrol-Gaz ve Yeraltı Kaynakları Bakanı İşangulı Nurıev (2 bin 11 oy), Türkmenbaşı Şehrinin Hakimi Aşirniyaz Pomanov (bin 945 oy), Abadan şehri Hakimi Orazmırad Garajayev (bin 900 oy), Türkmen Meclisi Milletvekili ve Daşoğuz Vilayeti Hakim Yardımcısı Amanyaz Atadjikov (bin 888 oy) ve Karabekalus Şehrinin Hakimi Muhammetnazar Gurbanov (bin 779 oy) seçilmişlerdir.</p>
<p>Berdimuhammedov Halk maslahatı sonunda yaptığı konuşmasında, 11 Şubat&#8217;ta yapılacak başkanlık seçimlerinin ardından 14 Şubat 2007 tarihinde Halk Maslahatı&#8217;nın 19. toplantısının yapılarak, devlet başkanının tasdik edileceğini duyurmuştur.<br />
Teke, Yomut, Gölken, Yazır ve Alili kabilelerinin etkin olduğu Türkmenistan’da her ne kadar birden fazla aday ismi açıklansa da kanaatimize göre en güçlü aday mevcut Devlet Başkanlığına vekalet eden Başbakan Yardımcısı ve Sağlık Bakanı Kurbangulı Berdımuhammedov’dur. Devlet Başkanlığı Muhafız Alayı’nın başında bulunan ancak bununla beraber ülkede Türkmenbaşı’na çok yakın olması sebebiyle fiilen İçişleri ve Savunma Bakanlıkları ile diğer güvenlik birimlerine de hakim olan Akmurad Recepov’un tavrının önem kazandığı görülmektedir. Recepov’un gölgede kalmayı sevdiği ve ön plana çıkmak yerine Berdımuhammedov’u desteklediği anlaşılmaktadır. Diğer güçlü figürler olan İçişleri Bakanı Akmemed Rahmanov ile Türkmenistan Milli Güvenlik Bakanı Geldi Aşirmuhammedov’un da şimdilik Akmurad Recepov ve Berdımuhammedov’la birlikte hareket ettiği düşünülmektedir.<br />
Berdımuhammedov’u destekleyen sadece Recepov değildir. Ülke politik ve bürokratik elitlerinin neredeyse tamamına yakını bu aday üzerinde birleşmektedirler. Seçim Komisyonu Başkanı Murad Kariyev’in alanen: &#8216;Berdimuhammed&#8217;i başkan yapmak için elimden geleni yapacağım, çünkü kendisi bu göreve layık.&#8217; Şeklinde bir açıklama yapması 11 Şubat 2007’de yapılması planlanan seçimler hakkında şimdiden bir fikir vermektedir. Bununla beraber Kariyev, seçimin yabancı gözlemcilerle izlenmesi ve şeffaf sandık kullanılmasını da vaat etmiştir.<br />
Ağustos 2003 tarihinde Halk Maslahat toplantısında yapmış olduğu konuşmada ülkede 70 yaş üstü hiç kimsenin devlet başkanı olamayacağını bu kanunun Oğuz Kağan zamanından beri geçerli olduğunu ifade etmiştir. Bu sebeple de yarışma otomatik olarak 70 yaş altı politikacılar arasında olmuştur.<br />
Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Niyazov Türkmenbaşı’nın ani ölümü tam da bölgede doğalgaz mücadelesinin yürütüldüğü bir döneme denk geldi. Dünyanın en büyük doğalgaz rezervlerinden birisine sahip Türkmenistan’ın devlet başkanının ölümü bu küçük Türkistan ülkesini bir anda bütün küresel güçlerin dikkatlerini bölgeye çevirmelerine sebep olmuştur.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>AŞGABAT-BAKÜ ARASINDA İŞBİRLİĞİ</p>
<p>Azerbaycan ve Türkmenistan arasındaki ilişkilerde yeni bir dönem başlıyor. Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbangulu Berdimuhammedov, 19 Mayıs&#8217;ta Azerbaycan&#8217;ı ziyaret edecek. Türkmenistan&#8217;dan devlet başkanı seviyesinde 12 yıl aradan sonra Azerbaycan&#8217;a yapılacak ziyaret, tarihi önem taşıyor. Görüşmelerde, Hazar Denizi üzerinden komşu olan iki ülke arasında yeni anlaşmalar imzalanması bekleniyor. Ziyarette ekonomik, ticari, siyasi ve kültürel alanlarda işbirliği imkanları da araştırılacak.</p>
<p>İki ülke arasındaki ilişkiler Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbangulu Berdimuhammedov&#8217;un iş başına gelmesiyle yeniden canlandı. 2001 yılında faaliyeti duran Türkmenistan&#8217;ın Bakü büyükelçiliğine geçtiğimiz Mart ayında Büyükelçi atandı. Yine Mart ayında Türkmenistan Devlet Başkan Yardımcısı Hıdır Saparlıyev&#8217;in başkanlığında Azerbaycan&#8217;a yapılan ziyarette 1991 ve 1992 yıllarından kalan enerji borçları konusunda anlaşma sağlandı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/gurbanguli-berdimuhammedov-kapsamli-biyografisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>George W. Bush Kapsamlı Biyografisi</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/george-w-bush-kapsamli-biyografisi.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/george-w-bush-kapsamli-biyografisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Sep 2009 14:18:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Bush]]></category>
		<category><![CDATA[George]]></category>
		<category><![CDATA[Kapsamlı]]></category>
		<category><![CDATA[W.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16184</guid>
		<description><![CDATA[George W. Bush Kapsamlı Biyografisi
( 1946)
George W. Bush 1946’da Connecticut’de doğan George W. Bush, aslında siyasi kariyeri yüksek bir aileden geliyor. Babası George Bush, 1988 başkanlık seçimini kazanarak, 1989-1993 yılları arasında bu görevi ürüttükten sonra Bill Clinton&#8217;a mağlup oldu. George W. Bush&#8217;un kardeşi Jeb Bush da halen Florida valiliği görevini yürütüyor ve geleceğin muhtemel başkan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>George W. Bush Kapsamlı Biyografisi</p>
<p>( 1946)<br />
George W. Bush 1946’da Connecticut’de doğan George W. Bush, aslında siyasi kariyeri yüksek bir aileden geliyor. Babası George Bush, 1988 başkanlık seçimini kazanarak, 1989-1993 yılları arasında bu görevi ürüttükten sonra Bill Clinton&#8217;a mağlup oldu. George W. Bush&#8217;un kardeşi Jeb Bush da halen Florida valiliği görevini yürütüyor ve geleceğin muhtemel başkan adayları arasında sayılıyor.</p>
<p>1946 Connecticut doğumlu Bush, 1968 yılında Yale Üniversitesi&#8217;ni bitirdikten sonra 1975&#8242;te iş idaresi alanında master derecesini aldı. Bush, askerlik görevini, 1968-1973 yılları arasında, ailesinin yerleştiği Texas eyaletinde Ulusal Hava Muhafız Kuvvetleri&#8217;nde uçak pilotu olarak yaparken, Vietnam&#8217;da savaşmamak için dönemin önemli yetkililerinden olan babasının nüfuzunu kullandığı iddia edildi.</p>
<p>Bush, 1978 yılında Temsilciler Meclisi üyeliği için milletvekili adayı olarak yarıştıysa da seçimi kaybetti. 1989-1994 arasında Texas Rangers profesyonel beyzbol takımının başkanlığını yürüten Bush, aynı yıllarda, Bush Petrol ve Gaz Şirketi&#8217;ni kurdu ve yönetim kurulu başkanlığını yaptı. 1994&#8242;te Texas Valisi seçilen Bush, 1998&#8242;de bu valilik seçimini açık farkla yeniden kazandı. 1977&#8242;den beri Laura Bush ile evli olan Bush&#8217;un ikiz kızı var (resim). Bush, başkanlık ön seçiminde zorlu bir yarıştan sonra Arizona Senatörü John McCain&#8217;i yenerek Cumhuriyetçilerin başkan adayı oldu. 7 Aralık 2000 tarihinde yapılan Başkanlık Seçimlerini olaylı bir şekilde kazandı.</p>
<p>Başkan olduktan 10 ay sonra 11 Eylül günü ikiz kulelere yapılan saldırılar onun ilk imtihanıydı. İlk başta tedirginliği ile dikkat çeken Bush, özellikle kamuoyu tarafından esas Başkan olarak nitelendirilen Dick Cheney’in sağlam duruşuyla bu tedirginliği üzerinden attı. Saldırıdan hemen sonra kullandığı Haçlı Savaşı tabiri bir gün geçmeden Cheney tarafından düzenlendi ve akabinde de Bush ABD’deki İslam toplumunu ziyaret etti. Ekim Ayının ortalarında Afanistan’a saldırı emri vererek Taliban yönetiminin devrilmesini sağladı ve Afganistan’ın yeni yönetimi sonuna kadar desteklediğini açıkladı.</p>
<p>ARİSTOKRAT KOVBOY BUSH<br />
Başkanlık seçimlerinden birkaç gün önce Milliyet’in Washington Muhabiri Yasemin Çongar Bus Hakkında yukarıdaki tabiri kullanıyordu. Ve şöyle bir yorum yapıyordu: “Teksas’ın yayvan aksanı ve “mürekkep yalamamış&#8221; halk adamı üslubuyla konuşan, bol bol gülümseyen ve anketlere göre, seçimlerdeki “sempati yarışını&#8221; açık farkla kazanan George W. Bush, Beyaz Saray’a yerleşirse buna en çok babası şaşıracak. Eski başkan George Bush, kısaca “W&#8221; (‘dabılyu’ ya da Teksas aksanıyla ‘dabıya’) olarak anılan büyük oğlunun “siyasette yükseleceğini&#8221; önceden hiç tahmin etmediğini söylüyor. Teksas’ta son altı yılda, iki dönem üstüste seçilerek valilik yapan W’nun, başarılı sayılamayacak bir mesleki geçmişi var. Babasının CIA başkanı, başkan yardımcısı ve başkan olduğu yıllarda, beyzbol takımı alıp satması, Kongre seçimlerine girip kaybetmesi ve iş dünyasında başladığı projeleri yarım bırakmasıyla tanınıyor.</p>
<p>40 yaşına kadar aşırı alkol kullanan Bush, daha sonra dindar&#8221; olmuş ve daha ağırbaşlı bir hayatı benimsemiş. Şimdi 54 yaşında ve öğretmen eşi Laura, 18’indeki ikiz kızları Barbara ve Jenna ile “mutlu aile babası&#8221; tablosu çiziyor. Entelektüel açıdan ise tam bir “hafif sıklet.&#8221; Okuma alışkanlığı zayıf, ayrıntılı analizlerden ve uzun brifinglerden hoşlanmıyor; sık sık gaf yapıyor. Üst sınıfları kayıran bir vergi sisteminden ve merkezi hükümetin zayıflatılmasından yana çıkan Bush’u “aristokrat bir kovboy&#8221; diye tanımlayanlar var.”</p>
<p>GÜNDEM GÜNDEM GÜNDEM</p>
<p>ABD BAŞKANLIK SEÇİMİ</p>
<p>Dört yıl daha<br />
Hürriyet 4 Kasım 2004 Kasım CİNDEMİR / WASHINGTON</p>
<p>Beyaz Saray geç saatlerde, ‘Matematiksel olarak geçilemez’ diyerek George Bush’un galibiyetini resmen açıkladı. Cumhuriyetçi Bush yüzde 51, John Kerry yüzde 49 oy aldı. Bush, Demokrat rakibi Kerry’ye 3.5 milyon oy fark attı.</p>
<p>George W.Bush beklenmedik bir oy oranıyla ikinci kez başkan seçildi. Bu seferki seçim beklentilerin aksine 2000’deki gibi kilitlenmeyle sonuçlanmadı. Demokrat aday Kerry, dün Bush kampını arayarak Cumhuriyetçi rakibinin galibiyetini kabul ettiğini açıkladı. Bush yüzde 51’lik sonuçla, ABD’nin en karizmatik başkanlarından Bill Clinton’ı bile geçti. Clinton 1992’de yüzde 43 ile seçilmiş, 1996’da ise yüzde 49 ile ikinci kez seçilmişti. Yenilgiyi kabul eden Kerry, Bush’u telefonla arayarak kampanyadan çekildiğini bildirdi. Bush da rakibine yürüttüğü seçim kampanyasından dolayı gurur duyması gerektiğini söyledi.</p>
<p>ABD Başkanı George W. Bush, seçim öncesinde yapılan tüm tahminlerin ötesinde görkemli bir zafer kazanarak dört yıl daha Beyaz Saray’ın ev sahibi olmak için Amerikan halkından vize aldı. Seçimin Ohio’da tıkanması beklenirken, Demokrat aday John Kerry Beyaz Saray’ı arayarak yenilgiyi kabul ettiğini açıkladı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/george-w-bush-kapsamli-biyografisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fahri Korutürk Kısaca Biyografisi</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/fahri-koruturk-kisaca-biyografisi.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/fahri-koruturk-kisaca-biyografisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Sep 2009 12:13:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Fahri]]></category>
		<category><![CDATA[Kısaca]]></category>
		<category><![CDATA[Korutürk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16186</guid>
		<description><![CDATA[Fahri Korutürk Kısaca Biyografisi
( 1903)- (12.10.1987)
6.CUMHURBAŞKANI
GÖREV SÜRESİ
6 NİSAN 1973
6 NİSAN 1980
1903 yılında İstanbul&#8217;da doğdu. 1916 yılında Bahriye Mektebi&#8217;ne girdi. 1923 yılında Deniz Harp Okulu&#8217;nu, 1933 yılında Deniz Harp Akademisi&#8217;ni bitirdi. Deniz Kuvvetleri&#8217;nin çeşitli kademelerinde görev aldı. Roma, Berlin ve Stokholm&#8217;de Deniz Ataşesi olarak hizmet verdi.
1936&#8242;da Montreux Boğazlar Konferansı&#8217;na askerî uzman olarak katıldı. 1950 yılında Amiralliğe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fahri Korutürk Kısaca Biyografisi</p>
<p>( 1903)- (12.10.1987)</p>
<p>6.CUMHURBAŞKANI</p>
<p>GÖREV SÜRESİ</p>
<p>6 NİSAN 1973<br />
6 NİSAN 1980</p>
<p>1903 yılında İstanbul&#8217;da doğdu. 1916 yılında Bahriye Mektebi&#8217;ne girdi. 1923 yılında Deniz Harp Okulu&#8217;nu, 1933 yılında Deniz Harp Akademisi&#8217;ni bitirdi. Deniz Kuvvetleri&#8217;nin çeşitli kademelerinde görev aldı. Roma, Berlin ve Stokholm&#8217;de Deniz Ataşesi olarak hizmet verdi.</p>
<p>1936&#8242;da Montreux Boğazlar Konferansı&#8217;na askerî uzman olarak katıldı. 1950 yılında Amiralliğe yükseldi. Oramiralliğe kadar çeşitli rütbelerde komuta görevleri yaptı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevinden 1960 yılında emekli olduktan sonra sırası ile Moskova ve Madrit Büyükelçisi olarak diplomatik görevler aldı.</p>
<p>1968 yılında Cumhuriyet Senatosu Üyesi oldu.</p>
<p>1973 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin altıncı Cumhurbaşkanı seçildi.</p>
<p>1980 yılında, yedi yıllık hizmet süresi tamamlandığından Cumhurbaşkanlığı görevinden ayrıldı. 12 Ekim 1987 tarihinde vefat etti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/fahri-koruturk-kisaca-biyografisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dimitrov Kısaca Biyografi Ve Yazılanlar</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/dimitrov-kisaca-biyografi-ve-yazilanlar.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/dimitrov-kisaca-biyografi-ve-yazilanlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Sep 2009 08:47:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Dimitrov]]></category>
		<category><![CDATA[Kısaca]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16188</guid>
		<description><![CDATA[Dimitrov Kısaca Biyografi Ve Yazılanlar
Georgi Dimitrov
Bulgaristan&#8217;da sosyalist yönetimin kurucusu ve ilk başbakanı.
18 Haziran 1882 tarihinde Bulgaristan&#8217;ın Kovaçevtçi kentinde doğdu. Öğrenimini yarıda bıraktı ve küçük yaşlarda çalışmaya başladı. Sofya&#8217;ya yerleştikten sonra 1902&#8242;de Bulgaristan Sosyal Demokrat Partisi&#8217;ne girdi. Parti bölününce 1904&#8242;te Sosyal Demokrat İşçi Partisi içinde yer aldı. 1909&#8242;da Merkez Komitesi&#8217;ne seçildi. 1913&#8242;te milletvekili oldu. 1918&#8242;de savaş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dimitrov Kısaca Biyografi Ve Yazılanlar</p>
<p>Georgi Dimitrov<br />
Bulgaristan&#8217;da sosyalist yönetimin kurucusu ve ilk başbakanı.</p>
<p>18 Haziran 1882 tarihinde Bulgaristan&#8217;ın Kovaçevtçi kentinde doğdu. Öğrenimini yarıda bıraktı ve küçük yaşlarda çalışmaya başladı. Sofya&#8217;ya yerleştikten sonra 1902&#8242;de Bulgaristan Sosyal Demokrat Partisi&#8217;ne girdi. Parti bölününce 1904&#8242;te Sosyal Demokrat İşçi Partisi içinde yer aldı. 1909&#8242;da Merkez Komitesi&#8217;ne seçildi. 1913&#8242;te milletvekili oldu. 1918&#8242;de savaş karşıtı propagandadan dolayı üç yıl hapse mahkum oldu. Ama dört ay sonra serbest bırakıldı. Partinin Bulgaristan Komünist Partisi adıyla yeniden örgütlenmesinde büyük rol oynadı (1919).</p>
<p>1921&#8242;de SSCB&#8217;ye gitti. Komintern yürütme kuruluna seçildi. 1923&#8242;te Bulgaristan&#8217;da komünist ayaklanmayı yönetti. Ayaklanma bastırıldıktan sonra idama mahkum edildi. Yurtdışına kaçarak Viyana ve Berlin&#8217;e geçti. 1929&#8242;da Komintern Orta Avrupa bölümünün başkanlığını yaptı. 27 Şubat 1933&#8242;teki Reichstag yangının çıkmasından sorumlu tutuldu ve başka komünistlerle birlikte yargılandı.<br />
Duruşmalarda Nazi iddialarını asılsız olduğunu savundu ve aklandı. Bu duruşmalarda yaptığı savunmayla dünya çapında ün kazandı. Ardından Moskova&#8217;ya yerleşti. Komintern&#8217;in kendini dağıttığı 1943&#8242;e kadar Naziler’e karşı örgütlenmede önemli rol oynadı. 1944&#8242;te Bulgaristan&#8217;daki hükümete karşı direniş hareketini yönetti. 1945&#8242;te ülkesine döndükten hemen sonra komünistlerin egemenliğindeki Vatan Cephesi hükümetinin başbakanlığına getirildi. 1946&#8242;da Bulgaristan Halk Cumhuriyeti&#8217;nin kurulmasını sağladı. 2 Temmuz 1949&#8242;da Moskova yakınlarında öldü.<br />
X</p>
<p>HAKKINDA YAZILANLAR</p>
<p>1.İşçi Sınıfının Evladı Dimitrov<br />
Kamen Klaçef<br />
Ceylan Yayıncılık</p>
<p>Bulgaristan Halk Cumhuriyeti&#8217;nin kurucusu Georgi Dimitrov&#8217;un hayatını anlatan Kamen Kalçef&#8217;in biyografik romanı &#8220;İşçi Sınıfının Evladı Dimitrov&#8221;, ülkemizde de çok iyi tanınan büyük devrimci için yazılan en güçlü eserlerden biridir.</p>
<p>Bulgaristan&#8217;daki devrimci savaşı, faşizme karşı işçi sınıfıyla birlikte emekçi halkın oluşturduğu halk cephesini veren bu eserde Kamen Kalçef, Dimitrov&#8217;u gerçek yanlarıyla halkın yetiştirdiği alçakgönüllü bir devrimci olarak yüceltmekte, kararlılığını, burjuvazi karşısındaki uzlaşmazlığını rahat bir anlatımla dile getirmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/dimitrov-kisaca-biyografi-ve-yazilanlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Demirbaş Şarl  Kısaca Biyografisi</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/demirbas-sarl-kisaca-biyografisi.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/demirbas-sarl-kisaca-biyografisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Sep 2009 07:28:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Demirbaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kısaca]]></category>
		<category><![CDATA[Şarl]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16190</guid>
		<description><![CDATA[Demirbaş Şarl Kısaca Biyografisi
( 15.12.1681)- (23.12.1717)
Demirbaş Şarl, 1682&#8242;de doğdu. Cesaretinden ve savaşlarda gösterdiği başarılardan dolayı Yeniçeriler ve tarihçiler ona Demirbaş Şarl dedi. İsveç kralı on birinci Şarl&#8217;ın oğlu olan Demirbaş Şarl, 1697 yılında babasının yerine kral olmuştur. Rusya, Danimarka ve Polonya arasındaki ittifakı bahane edip, Danimarka&#8217;ya savaş açmış ve büyük bir zafer kazanmıştı. Daha sonra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Demirbaş Şarl Kısaca Biyografisi</p>
<p>( 15.12.1681)- (23.12.1717)</p>
<p>Demirbaş Şarl, 1682&#8242;de doğdu. Cesaretinden ve savaşlarda gösterdiği başarılardan dolayı Yeniçeriler ve tarihçiler ona Demirbaş Şarl dedi. İsveç kralı on birinci Şarl&#8217;ın oğlu olan Demirbaş Şarl, 1697 yılında babasının yerine kral olmuştur. Rusya, Danimarka ve Polonya arasındaki ittifakı bahane edip, Danimarka&#8217;ya savaş açmış ve büyük bir zafer kazanmıştı. Daha sonra Rusya ve Polonya&#8217;ya savaş açtı.</p>
<p>Rus çarı Deli Petro karşısında önceleri başarılı olduysa da, Moskova&#8217;ya kadar ilerlediği sırada kışın ve ordusundaki salgın hastalığın etkisiyle Putlava&#8217;da yenildi. O dönem Osmanlı devletinde bulunan Bender&#8217;e iltica etti. Demirbaş Şarl bu Osmanlı toprağında beş sene gibi uzun bir süre oturmuş, bu süre içerisinde, Osmanlı Devletini Ruslara karşı sürekli kışkırtmıştır. Baltacı Mehmed Paşa&#8217;nın Rus Çarı Deli Petro&#8217;yu yenmesiyle sonuçlanan Prut savaşı, onun teşvikiyle çıkmıştı. Prut Savaşı sonunda Ruslarla barış antlaşması yapıldığı halde Osmanlı devletini savaşması için kışkırtmaya devam eden Demirbaş Şarl,<br />
Bender&#8217;den çıkarılmak istendi. Direnen Şarl sonunda ele geçirilerek Dimetoka&#8217;da hapsedildi. Fakat kaçmayı başaran Demirbaş Şarl, Macaristan ve Almanya üzerinden İsveç&#8217;e geçmeyi başardı ise de orada boğularak öldürüldü (1718).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/demirbas-sarl-kisaca-biyografisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cevdet Sunay Kısaca Biyografisi</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/cevdet-sunay-kisaca-biyografisi.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/cevdet-sunay-kisaca-biyografisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Sep 2009 06:20:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Cevdet]]></category>
		<category><![CDATA[Kısaca]]></category>
		<category><![CDATA[Sunay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16192</guid>
		<description><![CDATA[Cevdet Sunay Kısaca Biyografisi
( 1899)- (22.05.1982)
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;
5.CUMHURBAŞKANI
GÖREV SÜRESİ
28 MART 1966
28 MART 1973
1899 yılında Trabzon&#8217;da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Erzurum, Kerkük, Edirne ve Kuleli Askerî Lisesi&#8217;nde yaptı.
Birinci Dünya Savaşı sırasında, 1917 yılında, subay adayı olarak eğitim kampına katıldı. Aynı yıl Filistin cephesinde görev aldı.
1918 yılında Mısır&#8217;da İngilizlere esir düştü. Esaretten döndükten sonra, Kurtuluş Savaşı&#8217;na katılarak, Güney [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cevdet Sunay Kısaca Biyografisi</p>
<p>( 1899)- (22.05.1982)<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
5.CUMHURBAŞKANI</p>
<p>GÖREV SÜRESİ</p>
<p>28 MART 1966<br />
28 MART 1973</p>
<p>1899 yılında Trabzon&#8217;da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Erzurum, Kerkük, Edirne ve Kuleli Askerî Lisesi&#8217;nde yaptı.</p>
<p>Birinci Dünya Savaşı sırasında, 1917 yılında, subay adayı olarak eğitim kampına katıldı. Aynı yıl Filistin cephesinde görev aldı.</p>
<p>1918 yılında Mısır&#8217;da İngilizlere esir düştü. Esaretten döndükten sonra, Kurtuluş Savaşı&#8217;na katılarak, Güney cephesinde görev aldı. Sonradan Batı cephesinde görevini sürdürdü.</p>
<p>1927 yılında Harp Okulu öğrenimini tamamladı. 1930 yılında Harp Akademisi&#8217;ni bitirdi. Silahlı Kuvvetlerde çeşitli görevler alarak 1949&#8242;dan itibaren Generallik rütbelerinde hizmet verdi. 1960 yılında Genelkurmay Başkanlığı görevine atandı.</p>
<p>1966 yılında, bu görevinden ayrılarak Cumhurbaşkanlığı kontenjan senatörlüğüne seçildi. Cemal Gürsel&#8217;in rahatsızlığı sebebiyle görevden ayrılması üzerine, 28 Mart 1966&#8242;da Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye&#8217;nin beşinci Cumhurbaşkanı seçildi. Yedi yıllık görev süresini tamamladıktan sonra 1973 yılında Cumhurbaşkanlığı&#8217;ndan ayrıldı. 22 Mayıs 1982 yılında vefat etti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/cevdet-sunay-kisaca-biyografisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Branko Crvenkovski Kısaca Biyografi</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/branko-crvenkovski-kisaca-biyografi.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/branko-crvenkovski-kisaca-biyografi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 17:01:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Branko]]></category>
		<category><![CDATA[Crvenkovski]]></category>
		<category><![CDATA[Kısaca]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16196</guid>
		<description><![CDATA[Branko Crvenkovski Kısaca Biyografi
Branko Crvenkovski, 28 Nisan 2004 tarihinde ikinci turda Makedonya cumhurbaskani seçildi. Eski cumhurbaskani Boris Traykovski&#8217;nin 26 Subat 2004&#8242;te bir uçak kazasinda hayatini kaybetmesinin ardindan ülkede erken seçime gidilmisti.
12 Ekim 1962&#8242;de Bosna Hersek&#8217;in Saraybosna sehrinde dogan Crvenkovski, 1986 yilinda Üsküp&#8217;teki St. Cyril ve Methodius Üniversitesi Elektrik Mühendisligi Fakültesi Bilgisayar Bilimi ve Otomasyon bölümünden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Branko Crvenkovski Kısaca Biyografi</p>
<p>Branko Crvenkovski, 28 Nisan 2004 tarihinde ikinci turda Makedonya cumhurbaskani seçildi. Eski cumhurbaskani Boris Traykovski&#8217;nin 26 Subat 2004&#8242;te bir uçak kazasinda hayatini kaybetmesinin ardindan ülkede erken seçime gidilmisti.</p>
<p>12 Ekim 1962&#8242;de Bosna Hersek&#8217;in Saraybosna sehrinde dogan Crvenkovski, 1986 yilinda Üsküp&#8217;teki St. Cyril ve Methodius Üniversitesi Elektrik Mühendisligi Fakültesi Bilgisayar Bilimi ve Otomasyon bölümünden mezun oldu.</p>
<p>Crvenkovski, bir süre Üsküp&#8217;teki Semos firmasinda bölüm müdürü olarak görev yaptiktan sonra, 1990 yilinda eski Yugoslavya&#8217;da yapilan ilk çok partili seçimlerde Makedonya Cumhuriyeti Meclisi&#8217;ne girdi.</p>
<p>Eski bir komünist olan Crvenkovski, Nisan 1991&#8242;den bu yana Makedonya Sosyal Demokrat Birligi&#8217;nin (SDSM) basinda bulunuyordu.</p>
<p>Makedonya&#8217;nin Yugoslavya&#8217;dan ayrilmasindan sonra, 5 Eylül 1992&#8242;de ülkenin ilk basbakani oldu ve Aralik 1994 seçimlerinin ardindan dört yil daha görevde kaldi.</p>
<p>Crvenkovski&#8217;nin SDSM&#8217;sinin basi çektigi genis çapli muhalefet koalisyonunun, 15 Eylül 2002&#8242;de yapilan parlamento seçimlerini kazanmasinin ardindan Crvenkovski, partisi tarafindan basbakanliga aday gösterildi ve 7 Ekim&#8217;de eski cumhurbaskani Boris Trajkovski tarafindan ülkenin yeni hükümetini kurmakla görevlendirildi.</p>
<p>Iktidardaki SDSM, 14 Nisan&#8217;daki cumhurbaskanligi seçimleri için Crvenkovski&#8217;yi aday gösterdi. Oy kullanma oraninin düsüklügü nedeniyle Crvenkovski ve rakibi VMRO-DPMNE&#8217;den Sasko Kedev, 28 Nisan&#8217;da yapilan ikinci turda yeniden karsi karsiya geldi. Crvenkovski, oylarin yüzde 63&#8242;ünü alarak seçimlerin galibi oldu.</p>
<p>Crvenkovski, 12 Mayis&#8217;ta parlamentoda yaptigi ilk konusmasinda, &#8220;Iyi etnik iliskiler, Makedonya&#8217;da istikrarin temel direkleri ve ayni zamanda Avrupa ve Avrupa-Atlantik ile ortaklik süreçlerinin parçasi olmaya giden en kisa yoldur,&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/branko-crvenkovski-kisaca-biyografi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Barack Obama Kapsamlı Biyografi Ve İslamiyeti</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/barack-obama-kapsamli-biyografi-ve-islamiyeti.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/barack-obama-kapsamli-biyografi-ve-islamiyeti.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 14:19:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Barack]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[İslamiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Kapsamlı]]></category>
		<category><![CDATA[Obama]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16198</guid>
		<description><![CDATA[Barack Obama Kapsamlı Biyografi Ve İslamiyeti
Barack Hussein Obama
ABD Başkanı
Barack Obama 4 Ağustos 1961 tarihinde ABD&#8217;nin Hawaii eyaletindeki Honolulu kentinde doğdu.
Kendisiyle aynı adı taşıyan babası Kenya&#8217;nın Siaya Bölgesi&#8217;ndeki Nyang’oma Kogelo yerleşim yerinde doğmuş ve büyümüş bir Kenyalıydı.
Annesi Ann Durham ise Kansas eyaletinin Wichita kentinde doğmuş ve büyümüş bir Amerikalıydı.
Obama&#8217;nın anne ve babası, babasının yabancı öğrenci olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Barack Obama Kapsamlı Biyografi Ve İslamiyeti</p>
<p>Barack Hussein Obama<br />
ABD Başkanı</p>
<p>Barack Obama 4 Ağustos 1961 tarihinde ABD&#8217;nin Hawaii eyaletindeki Honolulu kentinde doğdu.<br />
Kendisiyle aynı adı taşıyan babası Kenya&#8217;nın Siaya Bölgesi&#8217;ndeki Nyang’oma Kogelo yerleşim yerinde doğmuş ve büyümüş bir Kenyalıydı.</p>
<p>Annesi Ann Durham ise Kansas eyaletinin Wichita kentinde doğmuş ve büyümüş bir Amerikalıydı.<br />
Obama&#8217;nın anne ve babası, babasının yabancı öğrenci olarak geldiği Hawaii&#8217;de tanıştı ve evlendi. Yeni evli çift Obama 2 yaşındayken boşandı.</p>
<p>Daha sonra annesinin ikinci evliliğini yaptığı üvey babasıyla birlikte Endonezya&#8217;ya taşınan Obama 10 yaşına kadar Cakarta&#8217;da yaşadı.</p>
<p>Honolulu&#8217;ya geri dönen Obama, 1979 yılında liseyi bitirene kadar anneannesi ve dedesiyle yaşadı.<br />
Los Angeles&#8217;teki Occidental College&#8217;de üniversitenin ilk iki sınıfını okuyan Obama ardından New York&#8217;taki Columbia Üniversitesi&#8217;ne geçiş yaparak 1983 yılında Siyasal Bilimler bölümünden mezun oldu.</p>
<p>1988 yılında Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi&#8217;ne girdi. Harvard Üniversitesi&#8217;ndeyken öğrenciler tarafından yayınlanan prestijli &#8220;Harvard Law Review&#8221; dergisinin yayın işleri müdürlüğünü yapan ilk Afrikalı-Amerikalı oldu. 1991 yılında avukatlık diplomasını aldı.</p>
<p>Obama anne ve babası boşandıktan sonra babasını sadece bir kez ABD&#8217;ye olan ziyareti sırasında 1971 yılında gördü. Obama&#8217;nın öz Anne ve babasının daha sonra yaptıkları evliliklerinden anne tarafından 1 tane, baba tarafından ise 7 tane üvey kardeşi var.<br />
Obama avukatlık diplomasını aldıktan sonra 1992 yılından itibaren 12 yıl süreyle Chicago Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Anayasa hukuku dersleri verdi.</p>
<p>Avukatlık firmalarında çalıştı, çeşitli yardım dernekleri ve vakıflarda görev yaptı.</p>
<p>3 Ekim 1992 tarihinde Michelle Robinson&#8217;la evlendi.<br />
Çiftin Sasha ve Malia adını verdikleri iki kızları var.</p>
<p>1996 yılında İllinois&#8217;in eyalet senatosuna seçilerek siyasete ilk adımını attı. 1998 ve 2002 yıllarında iki kez tekrar eyalet senatosuna seçildi.<br />
2000 yılında ABD Temsilciler Meclisi&#8217;ne girmek için Demokratik Partinin ön seçimlere katıldı ama başarılı olamadı.</p>
<p>10 Şubat 2007 tarihinde 2008 ABD başkanlık seçimlerine Demokratik Parti&#8217;den adaylığını koyduğunu açıkladı.</p>
<p>Barack Obama&#8217;nın yanısıra Demokratik Parti içindeki başkanlık ön seçimlerine adaylığı koyan toplam 5 siyasetçi bulunuyordu. Ancak 2008&#8242;in Ocak ayı boyunca Demokratik Parti içinde Hillary Clinton ve Barack Obama dışındaki bütün adaylar birer birer adaylıktan çekildiklerini ilan ettiler.</p>
<p>Ön seçimler süresince Hillary Clinton Obama&#8217;yı sonuna kadar az bir farkla takip ediyordu. Ancak 3 Haziran 2008 tarihinde South Dakota ve Montana eyaletleriyle sonuçlardan sonra Hillary Clinton&#8217;un Obama&#8217;nın açtığı bu küçük farkı kapatamayacağı anlaşıldı.</p>
<p>Barack Obama Demokratik Parti&#8217;nin 2008 ABD başkanlık seçimlerindeki adayı olarak ilan edildi. Böylece Obama ABD tarihinde iki büyük partinin birinden aday gösterilmiş ilk Afrikalı-Amerikalı aday olma özelliğini kazanmış oldu.</p>
<p>Demokrat Partili Illinois Senatörü Barack Obama Amerika&#8217;nın 44. Devlet Başkanı seçildi. Obama, oyların yüzde 51&#8242;ini kazandı.</p>
<p>Resmi olmayan sonuçlara göre, Obama, kazanmak için gereken en az 338 ikinci seçmenin desteğini bularak Amerika’nın ilk siyah başkanı oldu.</p>
<p>Obama, Chicago’da taraftarlarına yaptığı konuşmada, tarihi olarak nitelediği seçim sonuçlarının Amerika’nın &#8216;herşeyin mümkün olduğu bir ülke olduğunu kanıtladığını&#8217; söyledi.</p>
<p>Obama Amerikan seçmeninin dünyaya birlik mesajı gönderdiğini ve kendisinin ilk siyah başkan olarak seçilmesinin Amerika’da demokrasinin gücünü ve Amerika’yı kuran liderlerin rüyasının unutulmadığını ortaya koyduğunu belirtti.<br />
Obama, rakibi Senatör John McCain’i de tebrik etti.</p>
<p>Cumhuriyetçi Parti&#8217;nin başkan adayı Senatör John McCain de, Washington saatiyle 23:00&#8242;de, kendi eyaleti olan Arizona&#8217;nın Phoenix kentinde taraftarlarına hitaben bir konuşma yaparak yenilgiyi kabul ettiğini açıkladı.</p>
<p>McCain, Senatör Obama&#8217;yı telefonla aradığını ve seçim zaferi dolayısıyla kutladığını bildirdi. McCain, kendisinin de Senatör Obama&#8217;nın da ülkelerini sevdiklerini vurguladı ve Obama&#8217;nın başarısının Afrika kökenli Amerikalılar için taşıdığı büyük önemin farkında olduğunu söyledi.</p>
<p>John McCain, yeni başkan seçilen Obama&#8217;ya, ülkeyi yönetirken elinden gelen desteği sağlayacağını söylediğini de bildirdi.</p>
<p>Obama, seçimin ortada olduğu birçok kilit eyalette rakibi John McCain’i geride bıraktı. Demokrat aday seçimlerde önemli rol oynayan Ohio, Virginia, Florida ve Pennsylvania eyaletlerinde de oyların çoğunluğunu kazandı. Ohio ve Pennyslvania Cumhuriyetçiler’in kazanmayı bekledikleri eyaletler arasındaydı.</p>
<p>Bu yıl, Demokratlar geçen seçimlerde Cumhuriyetçilerin kazandığı Nevada, Colorado, New Mexico, Iowa, Ohio, Virginia ve Florida eyaletlerini de kazandı. Demorkatların, Cumhuriyetçilerin kalesi olarak bilinen Virginia eyaletini kazanması büyük önem taşıyor. Virginia, 44 yıldır Cumhuriyetçi adaylara oy veriyordu.<br />
Barack Obama, seçim kampanyasını umut ve beraberlik ilkelerine dayandırdı, siyasi ve sosyal bölünmüşlüklere son verme çağrılarında bulundu. Obama 8 yıllık Bush yönetimine son verilmesi çağrısıyla seçmenin oyunu istedi.</p>
<p>Barack Obama 20 Ocak’ta yemin ederek göreve başladı.<br />
x</p>
<p>Esselamüaleyküm İslam Dünyası</p>
<p>ABD Başkanı Barack Obama, “ABD ile İslam dünyasının yarış içinde olmasına gerek yok” dedi. Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek ile görüştükten sonra Kahire Üniversitesinde yaptığı konuşmayla İslam dünyasına seslenen Obama, ABD ile Müslümanlar arasındaki güvensizlik döngüsünün son bulması gerektiğini söyledi. Obama, Müslümanlarla ABD arasında karşılıklı saygı ve ortak çıkara dayanan yeni bir başlangıç için Kahire’ye geldiğini ifade etti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/barack-obama-kapsamli-biyografi-ve-islamiyeti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Askar Akaev Kapsamlı Biyografisi</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/askar-akaev-kapsamli-biyografisi.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/askar-akaev-kapsamli-biyografisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 13:56:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Akaev]]></category>
		<category><![CDATA[Askar]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kapsamlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16200</guid>
		<description><![CDATA[Askar Akaev Kapsamlı Biyografisi
( 10.11.1944)
Askar Akaev, 10 Kasım 1944&#8242;te Kemindey Bölgesi&#8217;ndeki Kızılbayrak köyünde dünyaya geldi. Babası bir kolhoz işçisidir.
1961 yılında Fdurzemash fabrikasında metal işçisi olarak çalışmaya başladı. 1968&#8242;de Leningrad Hassas Mekanik ve Optik Enstitüsü&#8217;nden mezun oldu.
1972&#8242;den 1973&#8242;e kadar Frunze Politeknik Enstitüsü&#8217;nde, sonra da Leningrad Hassas Mekanik ve Optik Enstitüsü&#8217;nde kıdemli araştırmacı ve öğretmen olarak çalıştı.
Askar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Askar Akaev Kapsamlı Biyografisi</p>
<p>( 10.11.1944)</p>
<p>Askar Akaev, 10 Kasım 1944&#8242;te Kemindey Bölgesi&#8217;ndeki Kızılbayrak köyünde dünyaya geldi. Babası bir kolhoz işçisidir.<br />
1961 yılında Fdurzemash fabrikasında metal işçisi olarak çalışmaya başladı. 1968&#8242;de Leningrad Hassas Mekanik ve Optik Enstitüsü&#8217;nden mezun oldu.</p>
<p>1972&#8242;den 1973&#8242;e kadar Frunze Politeknik Enstitüsü&#8217;nde, sonra da Leningrad Hassas Mekanik ve Optik Enstitüsü&#8217;nde kıdemli araştırmacı ve öğretmen olarak çalıştı.</p>
<p>Askar Akaev 1976&#8242;da Kırgızistan Cumhuriyetinin başşehrine dönüp Politik Enstitüsü&#8217;nde kıdemli öğretmen, doçent ve nihayet bölüm başkanı olarak çalıştı.</p>
<p>1986-1987 yıllarında Kırgızistan Komünist Partisi Merkez Komitesi&#8217;nin İlim ve Eğitim Müesseseleri Bölümü Başkanı&#8217;ydı. 1987&#8242;de İlimler Akademisi başkan yardımcılığına ve iki yıl sonra da başkanlığına seçildi. Aynı yıl içinde Askar Akaev S.S.C.B. halk temsilciliğine seçildi.</p>
<p>Askar Akaev bilimsel doktor, profesör, Kırgızistan Cumhuriyeti İlimler Akademisi akademisyeni ve aynı zamanda beynelmilel ilim dünyasında tanınmış bir fizikçidir. Bilgi İşlem Mühendisliği ve kuantum radyofiziğinin problemlerinin çözümüne uzmanlığı ile büyük katkılarda bulunmuştur. Aynı zamanda optik bilgi işlem mühendisliğini geliştirenlerdendir.</p>
<p>1990 yılı Ekim ayında Askar Akaev, Kırgızistan Cumhurbaşkanlığı&#8217;na seçildi. Kırgızistan Cumhurbaşkanı olarak 1991 Ağustosu&#8217;nda yapılan darbe teşebbüsüne aktif bir şekilde karşı çıktı.</p>
<p>Askar Akaev 12 Ekim 1991&#8242;de Kırgızistan&#8217;ın millet tarafından seçilen ilk Cumhurbaşkanı oldu.<br />
1993 yılı Mayıs ayında Kırgızistan&#8217;ın yeni anayasası kabul edilince Askar Akaev&#8217;e olan güven derecesini tespit için bir referandum yapma ihtiyacı doğdu. 1994 Ocak ayında Kırgızistan halkı Kırgızistan Cumhurbaşkanının yetkilerini onayladı.<br />
Askar Akaev, Kırgızistan&#8217;ı tarihin en zor döneminde yönetti. Onunla birlikte cumhuriyet bağımsızlığına kavuştu. Dünya cemiyetinin tam üyesi oldu ve onun yaptığı demokratik değişiklikler dünyada anlayışla karşılanarak kabul gördü.</p>
<p>X</p>
<p>Akayev son kez halkına seslendi<br />
CNN Türk 7 Nisan 2005</p>
<p>Akayev&#8217;in konuşması parlamentoda da yayınlandı</p>
<p>Kırgızistan&#8217;ın devrik lideri Askar Akayev, Kırgız halkına son seslenişinde, her şeyi halkı ve ülkesi için yaptığını söyledi.<br />
Kaydı Moskova’da yapılan ve Meclis’te de yayınlanan Akayev&#8217;in konuşması, televizyonda canlı yayınlandı.</p>
<p>Her zaman şiddete karşı olduğunu belirten Askar Akayev, &#8221;özellikle dış güçlerin içimizdeki krize karışmasını istemedim. Son emrim &#8216;ateş etmeyin&#8217; oldu. Böylece kan dökülmesini, halk ihtilalinin olmasını engelledim&#8221; dedi.</p>
<p>Halkının kendisini affedeceğini umduğunu da söyleyen Akayev, tüm işleri halkının refahı ve iyiliği için yaptığını savundu.</p>
<p>Kırgızistan’da 24 marttaki yönetim değişikliğini anladığını ve kabul ettiğini ifade eden Akayev, Sovyetler Birliği&#8217;nin dağılmasından bu yana geçen sürede Kırgızistan&#8217;ın geldiği konum hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Sovyetlerin dağılmasının ardından Kırgızistan&#8217;ın zor şartlarla karşı karşıya kaldığını dile getiren Akayev, ülkenin doğal kaynakları bulunmadığını, bu nedenle her şeye yeniden başlamak zorunda kaldıklarını söyledi.</p>
<p>İktidarda bulunduğu süre içinde Asya ülkelerinin yanı sıra batılı ülkeler ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği yaptıklarını belirten Akayev, özellikle son beş yılda ülkenin ekonomik açıdan ilerlediğini savundu. Kamuda şeffaflık için altyapı oluşturduklarını anlatan Akayev, sosyal ve ekonomik alanlarda atılımlar yapıldığını da ifade etti.</p>
<p>Akayev istifasını halka verdi</p>
<p>Kırgızistan Meclis Başkanı Ömürbek Tekebayev de, meclis olarak amaçlarının devrik lider Askar Akayev&#8217;i cezalandırmak değil, ülkede düzen ve istikrarı sağlamak olduğunu söyledi.</p>
<p>Tekebayev, devlet başkanını halkın seçtiğini ve Akayev&#8217;in de istifasını halka verdiğini ifade ederek, &#8221;ülkede şu anda devlet başkanı yok. Biz geçici devlet başkanı seçtik, asıl devlet başkanını halk seçecek&#8221; dedi. Tekebayev, bunun gecikmeden olabilmesi için de öncelikle Akayev&#8217;in istifasının mecliste onaylanması gerektiğini belirtti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/askar-akaev-kapsamli-biyografisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Abdullah Gül Kapsamlı Biyografi Ve Siyasi Hayatı</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/abdullah-gul-kapsamli-biyografi-ve-siyasi-hayati.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/abdullah-gul-kapsamli-biyografi-ve-siyasi-hayati.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 11:58:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[gül]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Kapsamlı]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasi]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16204</guid>
		<description><![CDATA[Abdullah Gül Kapsamlı Biyografi Ve Siyasi Hayatı
Abdullah Gülün soyağacı için ücretsiz  TIKLAYINIZ
 
( 1950)
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı
29 Ekim 1950 tarihinde Kayseri’de doğdu. Öğrenimini Kayseri Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde yaptı. Aynı fakültede başladığı doktora çalışmaları için iki yıl İngiltere’de kaldı ve 1983’te İstanbul Üniversitesi’nden doktor unvanı aldı. Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunda çalıştı ve aynı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Abdullah Gül Kapsamlı Biyografi Ve Siyasi Hayatı</p>
<p>Abdullah Gülün soyağacı için ücretsiz  <a href="http://www.resimli-siirler.com/?p=16206&amp;preview=true">TIKLAYINIZ</a></p>
<p> </p>
<p>( 1950)<br />
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı</p>
<p>29 Ekim 1950 tarihinde Kayseri’de doğdu. Öğrenimini Kayseri Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde yaptı. Aynı fakültede başladığı doktora çalışmaları için iki yıl İngiltere’de kaldı ve 1983’te İstanbul Üniversitesi’nden doktor unvanı aldı. Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunda çalıştı ve aynı bölümde ekonomi dersleri verdi. 1991’de uluslararası ekonomi dalında Doçent oldu.</p>
<p>1983-1991 yılları arasında merkezi Cidde’de olan İslam Kalkınma Bankası’nda ekonomist olarak çalıştı.</p>
<p>1991 – 2007 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde beş dönem Kayseri Milletvekili olarak hizmet verdi.</p>
<p>1991 – 1995 yılları arasında TBMM’de Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliği yaptı.</p>
<p>1991 &#8211; 2001 yılları arasında Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesi olarak Konsey’in Kültür, Tüzük, Siyasi ve Ekonomik Kalkınma komitelerinde çalıştı.</p>
<p>1995 – 2001 yılları arasında TBMM’de Dışişleri Komisyonu’nda üye olarak görev yaptı.</p>
<p>1996’da kurulan 54. Hükümet’te Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü olarak görev aldı.</p>
<p>2000 yılında Yenilikçi Hareket’e liderlik etti ve Fazilet Partisi Kongresi’nde genel başkan adayı oldu.</p>
<p>2001’de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kuruluşunda rol alan öncülerden oldu. Siyasî ve Hukukî İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı.</p>
<p>2001 – 2002 yılları arasında NATO Parlamenterler Meclisi üyeliği yaptı.</p>
<p>2002’de Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde 10 yıl aralıksız sürdürdüğü başarılı çalışmalarından dolayı kendisine “Pro merito” madalyası ve “Sürekli Onursal Üye” unvanı verildi.</p>
<p>18 Kasım 2002&#8242;de Başbakan olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 58. Hükümeti’ni kurdu.</p>
<p>2003 – 2007 yılları arasında 59. Hükümet döneminde Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı.</p>
<p>28 Ağustos 2007 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye&#8217;nin onbirinci Cumhurbaşkanı olarak seçildi.</p>
<p>Abdullah Gül’ün; Bulgaristan Burgaz Hür (2003), İngiltere Exeter (2005), Azerbaycan Bakü Devlet (2007), Romanya Dimitrie Cantemir Hıristiyan(2008) ve Kazan Devlet Üniversiteleri (2009) tarafından verilen fahri doktora, Kırgızistan Yusuf Balasagun Millî Üniversitesi (2009) tarafından verilen fahri profesörlük, Çin Kuzeybatı Üniversitesi (2009) tarafından verilen fahri ekonomi doktorası ve Sincan Üniversitesi tarafından verilen fahri profesörlük unvanları bulunmaktadır.</p>
<p>Hayrünnisa Gül ile evli olan Abdullah Gül, Ahmet Münir, Kübra ve Mehmet Emre adlı üç çocuk babasıdır.</p>
<p>Ailesi</p>
<p>Abdullah Gül 29 Ekim 1950 tarihinde Orta Anadolu’nun en önemli ticaret kenti sayılan Kayseri’de doğdu. Ailenin soyağacı 1200’lü yıllara dayanmaktadır. Gül soyadı, Selçukluların Kayseri’de yaptırdığı Gülük Camii’nin ilk imamlarından olan atalarından gelmektedir. İstiklal Savaşı Gazisi olan dedesi Hayrullah Efendi ticaretle uğraşmıştır. Annesi Adviye Gül, kentin köklü Satoğlu ailesine mensup şair ve öğretmen bir babanın kızıdır. Kayseri’nin ilk sanayi tesisi sayılan Tayyare Fabrikası’nda ustabaşı olarak çalışan babası Ahmet Hamdi Gül, sosyal hayata katkılarıyla çevresinde tanınan ve sevilen bir kişidir. Aile çok sayıda öğretim üyesi, şair, yazar ve bürokrat yetiştirmiştir. Emekliliği sonrası 1972’de kendi işyerini kuran Ahmet Hamdi Gül, halen sanayi alanında faaliyet göstermektedir; bir kız, bir erkek evladı daha vardır.</p>
<p>Eğitim ve Çalışma Hayatı</p>
<p>Abdullah Gül, Kayseri Gazi Paşa İlkokulu, Nazmi Toker Ortaokulu ve birçok ünlü ismi yetiştiren Kayseri Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne girdi.</p>
<p>Gül’ün üniversitede okuduğu yıllar Türkiye’de öğrenci hareketlerinin en yoğun olduğu dönemdi. Fakülte yıllarında öğrenci hareketlerinde aktif yer aldı. O dönemin önde gelen öğrenci derneklerinden Milli Türk Talebe Birliği’nde (MTTB) öğrenci liderleri arasında yer aldı, mitinglere katıldı, dergi ve yayınlara katkıda bulundu. O yıllarda edindiği tecrübe ve arkadaşlıklar, Abdullah Gül üzerinde hayat boyu sürecek izler bıraktı.</p>
<p>1974 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun olan Abdullah Gül, aynı fakültede başladığı doktora çalışmasını 1983&#8242;te tamamladı. Doktora çalışmaları sırasında lisan öğrenmek ve teziyle ilgili araştırmalar yapmak üzere gittiği Londra ve Exeter’de iki yıl kaldı.</p>
<p>Akademik çalışmalarını sürdürürken Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunda görev aldı ve beş yıl boyunca mühendis adaylarına ekonomi dersleri verdi.</p>
<p>1983 yılında İslam Kalkınma Bankası’nda ekonomist olarak çalışmak üzere Cidde’ye gitti. Ailesiyle birlikte 8 yıl Cidde’de yaşadı. Görevi sebebiyle edindiği deneyim ve değişik ülkelere yaptığı seyahatler ona farklı coğrafyalardaki ülkelerin ekonomik, siyasi ve sosyal yapılarını yakından gözlemleme imkanı sundu.</p>
<p>1991 yılında uluslararası ekonomi dalında Doçent unvanı aldı.</p>
<p>Siyasi Hayatı</p>
<p>Abdullah Gül’ün siyasi hayata girişi planlı bir adım sonucu olmadı. 1991 yazında yıllık iznini geçirmek üzere geldiği memleketi Kayseri’de, hemşerileri kendisine siyasete atılması ve ülkesine milletvekili olarak hizmet etmesi teklifinde bulundular. Katıldığı ilk seçimde Refah Partisi’nden milletvekili seçildi. O günden başlayarak Cumhurbaşkanı seçildiği güne kadar beş dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Kayseri milletvekili olarak yer aldı.</p>
<p>Milletvekilliği dönemi kendisine hem ülkeyi hem de dünyayı daha iyi tanıma fırsatı sağladı. İlk dönemde (1991-1995) Plan ve Bütçe Komisyonu, ikinci dönemde (1995 &#8211; 1999) Dışişleri Komisyonu üyesi olarak görev yaptı. 1991’den itibaren Avrupa Konseyi’nde Türkiye’yi temsil eden parlamenterler arasında sürekli yer aldı. 2001 ve 2002 yıllarında NATO Parlamenterler Meclisi üyeliği yaptı.</p>
<p>Demokrasi ve insan haklarının beşiği sayılan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde çeşitli komitelerde aktif olarak görev aldı ve yakın arkadaşlıklar kurdu. Buradaki on yıllık tecrübesi Abdullah Gül’ün Konsey’in demokrasi ve insan hakları standartlarının Türkiye için vazgeçilmez olduğu inancını pekiştirdi ve Türkiye’nin Avrupa Birliği yolundaki reformlarının gerçekleştirilmesinde büyük etkisi oldu. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ndeki başarılı çalışmalarından ötürü kendisine 2002 yılında “Pro merito” Madalyası ve “Sürekli Onursal Üye” unvanı verildi.</p>
<p>Abdullah Gül 1996 yılında kurulan 54. Hükümet’te Devlet Bakanlığı ve Hükümet Sözcülüğü yaptı. Bu dönemde görev alanına giren Türk Dünyası ile ilişkileri geliştirmek için yoğun çaba sarf etti.</p>
<p>Türkiye’nin ciddi siyasi sıkıntılar yaşadığı bir dönemde, yakın siyaset arkadaşlarıyla birlikte partisi içerisinde yeni bir akımın başlamasına öncülük etti. ‘Yenilikçi Hareket’ diye adlandırılan bu akımın öncüsü olarak 2000 yılında yapılan Fazilet Partisi Büyük Kongresi’nde Genel Başkanlık için aday oldu. Seçimi çok az bir oy farkıyla kaybetmiş olmasına rağmen, aldığı netice tüm siyasi çevrelerce büyük bir başarı olarak değerlendirildi. Kendi değerlerine sahip çıkarak dünyayla bütünleşmeyi hedefleyen, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğünü benimseyen bir oluşum olarak algılanan Yenilikçi Hareket, Türk siyasetine büyük heyecan getirdi. Bu siyasi çizgi 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurulmasıyla neticelendi.</p>
<p>Abdullah Gül 3 Kasım 2002’de yapılan genel seçimlerin ardından 18 Kasım’da Başbakan olarak 58. Cumhuriyet Hükümeti’ni kurdu. Kısa Başbakanlık döneminde Irak, Kıbrıs gibi zor meselelerle yüzleşti, ekonomide Acil Eylem Planını uygulamaya koydu. Irak krizi sırasında önemli bir işlev gören Irak’a Komşu Ülkeler Süreci’nin başlamasına öncülük etti.</p>
<p>14 Mart 2003’te kurulan 59. Cumhuriyet Hükümeti’nde Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı. Aynı zamanda Terörle Mücadele Yüksek Kurulu, Reform İzleme Grubu ve Avrupa Birliği Müzakere Heyeti Başkanlığı görevlerini yürüttü.</p>
<p>Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanlığı döneminde Avrupa Birliği reform süreci hızlandırıldı ve 3 Ekim 2005’te Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılım müzakereleri resmen başladı. Hem Batı dünyası hem de Türk ve İslâm Dünyası’yla ilişkiler geliştirildi, komşu ülkelerle dostluk bağları takviye edildi ve uluslararası kuruluşlarda aktif görevler üstlenildi.</p>
<p>Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanı sıfatıyla Mayıs 2003’te Tahran’daki İslam Konferansı Örgütü Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda yaptığı ve İslam dünyasına reform çağrısında bulunduğu konuşma, hem Doğu’da hem de Batı’da büyük yankı uyandırdı.</p>
<p>24 Nisan 2007 tarihinde Cumhurbaşkanlığına aday olan Abdullah Gül, seçim sürecinin yarıda kalması ve TBMM’nin erken seçim kararı alması üzerine 22 Temmuz 2007’de beşinci kez Kayseri milletvekili seçildi. Yeni Meclisin önündeki ilk gündem maddesi olan Cumhurbaşkanlığı seçimi için tekrar aday oldu.</p>
<p>Abdullah Gül, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 28 Ağustos 2007 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin onbirinci Cumhurbaşkanı seçildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/abdullah-gul-kapsamli-biyografi-ve-siyasi-hayati.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Abdullah GÜL&#8217;ÜN 600 YILLIK SOY AĞACI</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/abdullah-gulun-600-yillik-soy-agaci.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/abdullah-gulun-600-yillik-soy-agaci.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 10:41:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[600]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah]]></category>
		<category><![CDATA[ağacı]]></category>
		<category><![CDATA[Gülün]]></category>
		<category><![CDATA[SOY]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16206</guid>
		<description><![CDATA[Abdullah GÜL&#8217;ÜN 600 YILLIK SOY AĞACI
Abdullah Gül Kapsamlı Biyografi Ve Siyasi Hayatı
CHP Arıtman’ın, Cumhurbaşkanı&#8217;nın annesinin etnik kökenini gündeme getirmesiyle başlayan tartışmada sonrası, Gül’ün soy ağacının 600 yıllık bir geçmişi ortaya çıktı.
CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman’ın &#8220;Abdullah Gül’ün annesinin etnik kökeninin Ermeni olduğunu&#8221;’ iddia etmesi ile başlayan tartışma devam ederken Gül’ün soy ağacının 600 yıllık bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Abdullah GÜL&#8217;ÜN 600 YILLIK SOY AĞACI</p>
<p><a href="http://www.resimli-siirler.com/?p=16204&amp;preview=true">Abdullah Gül Kapsamlı Biyografi Ve Siyasi Hayatı</a></p>
<p>CHP Arıtman’ın, Cumhurbaşkanı&#8217;nın annesinin etnik kökenini gündeme getirmesiyle başlayan tartışmada sonrası, Gül’ün soy ağacının 600 yıllık bir geçmişi ortaya çıktı.</p>
<p>CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman’ın &#8220;Abdullah Gül’ün annesinin etnik kökeninin Ermeni olduğunu&#8221;’ iddia etmesi ile başlayan tartışma devam ederken Gül’ün soy ağacının 600 yıllık bir geçmişi ortaya çıktı. Gül’ün büyük büyük dedesi olan Satoğlu ailesinin şimdiki torunları tarafından hazırlanan &#8220;satoglu.com&#8221; internet sitesinde ayrıntılar yer alıyor.</p>
<p>Soyağacının en başında Sivaslı ‘’Sarraf Hüseyin Efendi’’ bulunuyor. Gül’ün anne tarafı Sivas’a, baba tarafı ise Siirt’e dayanıyor. Gül’ün anne tarafı Sivas’ta, &#8220;Sarrafzadeler&#8221; olarak tanınıyor. Abdullah Gül’ün anne tarafının soy ağacı 1482’de ölen Hüseyin Efendi’nin oğlu Şeyh İbrahim Tennuri’nin oğlu Şeyh Kasım’dan başlıyor. Şeyh Kasım’ın kızı Ayşe, Kayseri’li Süleyman Efendi’yle evleniyor. Bu evlilikten Kadı Bedreddin Mahmud doğuyor ve Kayseri’nin en zenginlerinden biri oluyor.</p>
<p>SATOĞLU AİLESİ</p>
<p>Soy ağacı Cumhuriyet’ten sonra netleşiyor. Sarrafzadeler Ailesi’nden gelen Fatma Hanım, Hacı Mükremin Satoğlu ile evleniyor. Bu evlilikten doğan, ‘’İbrahim Nafiz’’ Abdullah Gül’ün büyük büyük dedesi… İbrahim Nafiz’in çocuklarından Mehmet Ali ise Abdullah Gül’ün dedesinin babası Mehmet Ali Satoğlu…</p>
<p>1968’de ölen ve din adamı olan Mehmet Ali Satoğlu iki kez evlendi. Birinci karısı Adeviye’den, Abdullah Gül’ün dedesi İsmail doğdu. İlkokul öğretmeni olan İsmail Satoğlu’nun evliliğinden de, Abdullah Gül’ün annesi doğdu ve ona da ‘’Adeviye’’ adı verildi.</p>
<p>Abdullah Gül’ün dedesi İsmail Satoğlu, İzmir’de ilkokul öğretmeniydi. Kızı Adeviye kız sanat okulunda okurken, Kayseri’de Tayyare Fabrikası’nda çalışan Ahmet Hamdi Bey ile evlendi. Evliliklerinin ilk yıllarında Kayseri’deki Satoğlu Apartmanı’nda yaşadılar. Abdullah Gül de bu apartmanda doğdu<br />
Gazeteport 19 Aralık 2008</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/abdullah-gulun-600-yillik-soy-agaci.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahmet Necdet Sezer Kapsamlı Biyografisi</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/ahmet-necdet-sezer-kapsamli-biyografisi.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/ahmet-necdet-sezer-kapsamli-biyografisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 09:33:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kapsamlı]]></category>
		<category><![CDATA[Necdet]]></category>
		<category><![CDATA[Sezer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16202</guid>
		<description><![CDATA[Ahmet Necdet Sezer Kapsamlı Biyografisi
( 13.09.1941)
10.CUMHURBAŞKANI
GÖREV SÜRESİ
16 MAYIS 2000-
13.09.1941 tarihinde Afyon&#8217;da doğdu. 1958 yılında Afyon Lisesinden, 1962&#8242;de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi&#8217;nden mezun oldu. Aynı yıl Ankara Hâkim adayı olarak göreve başladı. Askerliğini Kara Harp Okulunda Yedek Subay olarak yaptı. Sırasıyla; Dicle Yerköy Hâkimlikleri ve Yargıtay Tetkik Hâkimliği görevlerinde bulundu. Medeni Hukuk alanında 1977-1978&#8242;de Ankara Hukuk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ahmet Necdet Sezer Kapsamlı Biyografisi</p>
<p>( 13.09.1941)<br />
10.CUMHURBAŞKANI</p>
<p>GÖREV SÜRESİ</p>
<p>16 MAYIS 2000-</p>
<p>13.09.1941 tarihinde Afyon&#8217;da doğdu. 1958 yılında Afyon Lisesinden, 1962&#8242;de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi&#8217;nden mezun oldu. Aynı yıl Ankara Hâkim adayı olarak göreve başladı. Askerliğini Kara Harp Okulunda Yedek Subay olarak yaptı. Sırasıyla; Dicle Yerköy Hâkimlikleri ve Yargıtay Tetkik Hâkimliği görevlerinde bulundu. Medeni Hukuk alanında 1977-1978&#8242;de Ankara Hukuk Fakültesinde yüksek lisans (master) öğrenimini yaptı. 07.03.1983 tarihinde Yargıtay üyeliğine seçildi. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi üyesi iken Yargıtay Genel Kurulu&#8217;nca belirlenen üç aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından 27.09.1988 tarihinde Anayasa Mahkemesi asıl üyeliğine atandı. 6 Ocak 1998&#8242;de Anayasa Mahkemesi Başkanı seçildi. Evli ve 3 çocuk babasıdır.</p>
<p>HAKKINDA YAZILANLAR</p>
<p>Hükümet’e Göre Sezer’in Planı<br />
Muharrem Sarıkaya<br />
Hürriyet 22 Şubat 2001</p>
<p>CUMHURBAŞKANI Ahmet Necdet Sezer, MGK&#8217;daki çıkışını yaparken, hükümete dönük bir planı var mıydı? DSP ve ANAP&#8217;lı bakanlara göre, ‘‘Evet vardı, bunu uygulamaya koydu&#8230;’’<br />
Hatta, hükümet ortaklarının milletvekilleri, ‘‘Sezer&#8217;in planı’’ olarak gösterdikleri senaryoyu DYP kurmaylarıyla da paylaşmış.<br />
ANAP&#8217;ın etkin bir milletvekili, DYP yöneticisiyle yemekte buluşmuş.<br />
Sezer&#8217;in ne yapmak istediğine dönük senaryoyu aktarmış.<br />
‘‘Bu plana göre siz de gümbürtüye gidiyorsunuz’’ demiş.<br />
DYP&#8217;nin önceki gün gensoru önergesini apar topar geri çekmesinde bunun da etkisi büyük olmuş.<br />
Hükümetin etkin bakanlarından biri ‘‘Sezer&#8217;e ait olduğunu’’ ileri sürdüğü planı bize de anlattı.<br />
Aktardığına göre;<br />
Sezer uzun süredir ‘‘Demokratik ve çağdaş anayasa’’ çalışması yaptırıyormuş.<br />
&#8216;Mış&#8217; ve &#8216;muşlarla&#8217; anlatılan senaryoya göre, Sezer anayasa hazırlığını ‘‘Meclis dışındaki güç odakları’’ ile yürütüyor.<br />
Hazırlıklar bir süre sonra bitecek ve anayasa Meclis&#8217;e dayatılacak.<br />
Sezer, Başbakan ile haftalık olağan görüşmelerde hiç konuşmuyor, soru sormuyor, bir temas, yakınlaşma olanağı aramıyor. Tam anlamıyla hükümeti yıpratma ve ipleri koparma taktiği uyguluyor.<br />
Kararnameleri imzalamıyor.<br />
Hedefi ise hükümeti yıldırıp, istifaya zorlamak.<br />
Hatta, ‘‘tarihin en çok yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu’’ gerçekleştiren hükümeti ‘‘yolsuzlukla itham’’ etmek.<br />
Bunun için de Devlet Denetleme Kurulu&#8217;nu devreye sokuyor. .<br />
* * *<br />
Aynı bakan, bunu da planın bir parçası olarak gösteriyor. Bankalarla ilgili önemli bilgileri eline geçirip, ilerde özel sektöre ve basına karşı bir tehdit unsuru olarak kullanmayı amaçladığını iddia ediyor.<br />
Aktardıkları burada bitmiyor.<br />
‘‘Biz hükümetten çekildiğimizde ne olacak biliyor musun?’’ sorusuyla başlayıp devam ediyor:<br />
‘‘Bu Meclis&#8217;ten, bu koalisyon haricinde hükümet çıkmayacağı biliniyor.’’<br />
Anlattığına göre, Sezer hükümetin istifasının ardından bir süre yeni bir hükümetin kurulması için Meclis&#8217;teki turları bekleyecek.<br />
‘‘Nafile olduğu’’ ortaya çıkınca ‘‘Hükümeti kuramıyorsunuz’’ deyip ipleri eline alacak.<br />
Kendisine yakın olabilecek bazı milletvekillerinin de içinde bulunduğu teknokratlar hükümetini kurduracak&#8230;<br />
* * *<br />
Sonra ne mi olacak?<br />
Yeni gelen bakanlar, bugünkü hükümet üyeleri hakkında olmadık suçlamalarda bulunacak.<br />
Ülkeyi kötü yönettikleri, ekonomiyi çıkmaza soktukları iddialarını ortaya atacak.<br />
Bu hükümet ipleri tam el geçirince seçime gidecek. Bu sırada teknokratlar hükümetinin bakanları, bir partiye geçecek. Böylece, o parti hükümetteymiş gibi olacak ve seçimi kazanacak.<br />
Hükümetin karşı bir planı da yokmuş, düşünülmemiş.<br />
Bunlar hayalci gibi gelebilir. Ancak Başbakanlık&#8217;ta hemen her bakanın odasında konuşuluyor.<br />
* * *<br />
Peki Çankaya buna ne diyor?<br />
Sezer&#8217;e yakın bir isim yukarıdaki senaryoyu aktardığımızda gülüyor.<br />
‘‘Sayın Cumhurbaşkanı hayatı boyunca politika ile uğraşmadı ki, politik plan yapsın’’ diyor.<br />
Çevresindeki isimlerin de bugüne kadar politika ile sıkı fıkı olmadığına dikkat çekiyor.<br />
Son dönemde 211 kararname geldiğini, 3&#8242;ünün geri çevrildiğini söylüyor.<br />
Demokratik, çağdaş Anayasa hazırlığına İstanbul ve Ankara Baroları&#8217;nın Sezer seçilmeden önce, 1999 sonbaharında başlandığını anımsatıyor.<br />
Çankaya ile hükümet arasında daha çok senaryo yazılacağa benziyor.</p>
<p>Köşk&#8217;teki Hakim<br />
Abdullah Muradoğlu<br />
Anka Yayınları</p>
<p>Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer&#8217;i Orta Anadolu&#8217;dan 864 rakımlı tepeye çıkaran faktörler, kişiliği, yaşam biçim hep merak edildi, kimliği hakkında çok şeyler söylendi. Sezer açıklamıyor, gösteriyor. Eylemleriyle kazanıyor. Seveni de sevmeyeni de anlıyor Sezer&#8217;i. &#8220;Binbir entrikanın geçtiği saray&#8221; olarak nitelendirilen Çankaya Köşkü&#8217;nde &#8220;Devlet rutin dışına çıkabilir&#8221; diyen devlet adamlarından sonra, Sezer&#8217;in varlığı demokratik hukuk devleti açısından bir güvence sayılmalı. Kişisel hataları, paylaşmadığımız görüşleri mutlaka vardır, bu doğaldır da; ama bir şey daha var: Sezer&#8217;in yüzü halka dönük. Bu özelliği onu, ne derin güç merkezlerinin, ne küçük bir iş adamı grubunun, ne de ayrıcalıklı zümrelerin değil, bütün Türkiye&#8217;nin Cumhurbaşkanı yapıyor. Sezer&#8217;in cumhurbaşkanlığı olağanüstü süreçten geçen Türkiye&#8217;den ekonominin siyasetin, basının, hukukun, demokrasinin, bilimin normale dönmesi gerektiğini dayatıyor. Cumhurbaşkanı Sezer de siyasetçi kumpaslarının, çıkar gruplarının, sahte aydınların, cahil yığınların yarattığı illüzyon içinde yükselen sahte değerlere yenik düşerek yalnızlaşmaz, soylu düşünceleri ayağa kaldırmak yolunda bir kıvılcım çakabilirse; Çankaya Köşkü&#8217;nün kalın duvarları arasında yalnızlık hissetmeyecek, gözleri açık veda etmeyecek yaşama.Umulur ki Sezer de yeni bir &#8220;umut işkencesi&#8221; olmasın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/ahmet-necdet-sezer-kapsamli-biyografisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nursultan Nazarbayev Haakında HABERler</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/nursultan-nazarbayev-haakinda-haberler.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/nursultan-nazarbayev-haakinda-haberler.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 08:47:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Haakında]]></category>
		<category><![CDATA[HABERler]]></category>
		<category><![CDATA[Nazarbayev]]></category>
		<category><![CDATA[Nursultan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16162</guid>
		<description><![CDATA[Nursultan Nazarbayev Haakında HABERler
Nursultan Nazarbayev Kısaca Biyografisi için ücretsiz  TIKLAYINIZ
TÜRK DÜNYASI HİZMET ÖDÜLÜ
NURSULTAN NAZARBAYEV&#8217;E VERİLDİ
Türk Dünyası Hizmet Ödülü, bu yıl Türk ülkeleri arasındaki ilişkilerin gelişmesi çabaları sebebiyle Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev e verildi.
Elazığ Valiliği tarafından düzenlenen ve bu yıl üçüncüsü verilen ödül, Vali Muammer Muşmal tarafından Astana daki Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Sarayı nda takdim edildi. Nazarbayev [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nursultan Nazarbayev Haakında HABERler</p>
<p>Nursultan Nazarbayev Kısaca Biyografisi için ücretsiz  <a href="http://www.resimli-siirler.com/?p=16160&amp;preview=true">TIKLAYINIZ</a></p>
<p>TÜRK DÜNYASI HİZMET ÖDÜLÜ<br />
NURSULTAN NAZARBAYEV&#8217;E VERİLDİ</p>
<p>Türk Dünyası Hizmet Ödülü, bu yıl Türk ülkeleri arasındaki ilişkilerin gelişmesi çabaları sebebiyle Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev e verildi.</p>
<p>Elazığ Valiliği tarafından düzenlenen ve bu yıl üçüncüsü verilen ödül, Vali Muammer Muşmal tarafından Astana daki Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Sarayı nda takdim edildi. Nazarbayev in yurtdışında olması sebebiyle ödülü Kazakistan Devlet Genel Sekreteri Oralbeg Abdu Kerimoviç kabul etti. Kerimoviç ödül töreni sırasındaki konuşmasında, &#8220;Türkiye bağımsızlığımızı ilk tanıyan ülkedir. Bugün de ülkemdeki pek çok inşaatın zirvesinde Türk ve Kazak bayrağı ortaklaşa dalgalanmaktadır. Bu, kardeşliğin göstergesidir.&#8221; dedi. Kazakistan ın Akmola eyaleti de jest olarak Gökçedağ daki bir caddeye &#8220;Elazığ&#8221; ismini vermeyi kararlaştırdı.</p>
<p>Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Sarayı nda gerçekleşen törene, Vali Muşmal ile birlikte Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu, Fırat Üniversitesi Rektörü Hamdi Muz ile çok sayıda yetkili katıldı. Türk dünyasına hizmet eden kişilere verilen ödülün ilki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş a, ikincisi ise merhum İskeçe Müftüsü Mehmet Emin Aga ya takdim edilmişti. Ödülün üçüncüsü de Türk ülkeleri arasında sosyal, kültürel ve ekonomik işbirliği ile dostluk ve kardeşliğe dayalı işbirliğinin sağlam temellere dayandırılarak sürdürülmesine hizmeti nedeniyle Nazarbayev e verildi. Kazakistan hükümeti, ödül programı çerçevesinde katılımcılara uranyum, altın, petrol ve doğalgaz yatakları hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Devlet Başkanı Nazarbayev, ülkesini 2030 da dünyanın en gelişmiş ekonomileri arasına sokma hedefi çerçevesinde atılan adımların somut sonuçlarını da basın mensuplarına tanıttı. Türkiye nin Almatı Büyükelçisi Taner Saben de Kazakistan ın mevcut yatırımlar ve ekonomik göstergelerdeki olumlu tablo nedeniyle yakın geleceğin gelişmiş ülkeleri arasında yer alacağını belirtti. Kazakistan da Türk müteşebbisler tarafından kurulan Kazak-Türk okulları öğrencileri program boyunca resmi tercümeyi gerçekleştirdi. Başkent Astana yı da kapsayan Akmola Eyaleti Valisi Macit Esenbayev, Türk okullarının Kazak gençlerin eğitimine büyük destek verdiğini belirterek, bu okullarla gurur duyduğunu söyledi. Vali Esenbayev, &#8220;3 çocuğumuz bilim olimpiyatlarında derece aldı. Bu okuldan mezun olan birçok çocuğumuz da Cumhurbaşkanı mızın verdiği burslarla ABD ve İngiltere de eğitimlerini sürdürüyor. Bunlar bizim örnek çocuklarımız. Bir Rus olan Oleg de bu okulda Kazakça öğrendi. Bilim olimpiyatlarında Kazakistan adına ödül aldı. Bu okulları yakından tanıyorum. Burada okuyan çocuklarımızla gurur duyuyorum.&#8221; dedi. Eğitimden sorumlu Vali Yardımcısı Shelengelek Eugeniy de Kazak-Türk okullarının eğitim sistemini örnek aldıklarını belirterek, &#8220;Yüksekokul imtihanlarında yüzde 83 lük başarı gösterdiler. Eyalet birincisini çıkardılar. Sürekli yükselen bir başarı görüyoruz bu okullarda. Biz de mümkün olduğunca destek veriyoruz.&#8221; ifadesini kullandı.<br />
x</p>
<p>HEDEF ORTA ASYA BİRLİĞİ</p>
<p>Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov, 22-23 Nisan günleri arasında Kazakistan&#8217;a resmi ziyarette bulundu. Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev&#8217;in daveti üzerine gerçekleşen iki günlük&#8230;ziyaret kapsamında Kerimov bir diz temas ve incelemelerde bulundu.</p>
<p>İki ülke arasında bir dizi yeni anlaşmaların imzalanmasının da beklendiği ziyarette, Kazak lider Nazarbayev tarafından ortaya atılan &#8221; Orta Asya Ekonomik Birliği&#8217;nin&#8221; kurulması konusunun da gündeme gelmesi bekleniyor.</p>
<p>Geçtiğimiz hafta da Kırgızistan Cumhurbaşkanı Kurmanbek Bakiyev, Kazakistan&#8217;ı ziyaret etmişti. Bakiyev&#8217;in hemen akabinde Kerimov&#8217;un Astana&#8217;yı ziyaret planı dikkat çekti. Gözlemciler bu ziyaret trafiğinin Orta Asya&#8217;da planlanan ekonomik işbirliğinin ön çalışması olduğunu söylüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/nursultan-nazarbayev-haakinda-haberler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nursultan Nazarbayev Kısaca Biyografisi</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/nursultan-nazarbayev-kisaca-biyografisi.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/nursultan-nazarbayev-kisaca-biyografisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 06:27:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kısaca]]></category>
		<category><![CDATA[Nazarbayev]]></category>
		<category><![CDATA[Nursultan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16160</guid>
		<description><![CDATA[Nursultan Nazarbayev Kısaca Biyografisi
Nursultan Nazarbayev Haakında HABERler için ücretsiz TIKLAYINIZ
Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı
Nursultan Abişulu Nazarbayev
1940 yılında Alma-Ata&#8217;nın hakim bulunduğu Kazkalenski yöresindeki Çemolgan köyünde doğdu.
Daha sonra Ukrayna&#8217;ya giderek Metalurji öğrenimi gördü. 1958 yılında Karadağandı Maden İşletme Fabrikası&#8217;nda, beton döküm işçisi olarak hayata atıldı.
1960 yılında Karaganainski bölgesindeki Temirtav kentinde Kazmetallurgstroy Tröstü&#8217;nün inşaat işçiliğinde çalıştı. Bundan sonra ise Karaganda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nursultan Nazarbayev Kısaca Biyografisi</p>
<p>Nursultan Nazarbayev Haakında HABERler için ücretsiz <a href="http://www.resimli-siirler.com/?p=16160&amp;preview=true">TIKLAYINIZ</a></p>
<p>Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı</p>
<p>Nursultan Abişulu Nazarbayev</p>
<p>1940 yılında Alma-Ata&#8217;nın hakim bulunduğu Kazkalenski yöresindeki Çemolgan köyünde doğdu.<br />
Daha sonra Ukrayna&#8217;ya giderek Metalurji öğrenimi gördü. 1958 yılında Karadağandı Maden İşletme Fabrikası&#8217;nda, beton döküm işçisi olarak hayata atıldı.</p>
<p>1960 yılında Karaganainski bölgesindeki Temirtav kentinde Kazmetallurgstroy Tröstü&#8217;nün inşaat işçiliğinde çalıştı. Bundan sonra ise Karaganda Demir-Çelik Fabrikası&#8217;nda çalışmasına devam etti. Buradaki yüksek fırında sırasıyla dökümcü, gaz tesisinde usta ve baş usta olarak çalıştı.</p>
<p>1967 yılında maden mühendisi oldu. İşe başladığı fabrikanın yöneticileri arasında yer aldı.</p>
<p>Nursultan Nazarbayev 1969 yılından itibaren parti çalışmasına yöneldi. Temirtav&#8217;daki Komsomol Kent Komitesi&#8217;nin I. Sekreteri oldu. 1971&#8242;de bu kentin parti üst komitesinin II. sekreterliğine seçildi. 1973&#8242;te Kombinası Parti Sekreterliği&#8217;ne getirildi. 1977&#8242;de Bölge Parti Üst Komitesi II. Sekreterliği&#8217;ne atandı.</p>
<p>1979 yılında Kazakistan Komünist Partisi&#8217;nin MK Sekreteri oldu. 1984&#8242;te Kazakistan Sovyet Yönetimi Bakanlar Kurulu Başkanlığı&#8217;nda bulundu. 1989&#8242;da Kazakistan Komünist Partisi Genel Başkanlığı&#8217;na seçildi.</p>
<p>1990 yılının Nisan ayında Kazakistan Cumhuriyeti&#8217;nin Cumhurbaşkanlığı&#8217;na seçildi. Ekonomi sahasında master yapmıştır.</p>
<p>Orta Asya Devletleri Dostluk ve Dayanışma Vakfı&#8217;nın Başkanlığı&#8217;nı da yapmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/nursultan-nazarbayev-kisaca-biyografisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rauf Denktaş Hakkında Yazılan Unutulmayanlar</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/rauf-denktas-hakkinda-yazilan-unutulmayanlar.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/rauf-denktas-hakkinda-yazilan-unutulmayanlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 2009 15:20:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Denktaş]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Rauf]]></category>
		<category><![CDATA[Unutulmayanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16157</guid>
		<description><![CDATA[Rauf Denktaş Hakkında Yazılan Unutulmayanlar
Rauf Denktaş Eserleri Hakkında için ücretsiz  TIKLAYINIZ
Rauf Denktaş Kısaca Biyografisi için ücretsiz  TIKLAYINIZ
HAKKINDA YAZILANLAR
Rauf Denktaş&#8217;a Armağan
Yakan Cumalıoğlu/Erol Cihangir
TURAN KÜLTÜR VAKFI
İÇİNDEKİLER
Rasim Ekşi Dentaş&#8217;ın Misyonu ve Kıbrıs&#8217;ın Geleceği 1
Erol Cihangir Gittiler Ama Bir Gün Gelecekler 8
Metin Akar Ahmet Vefik Paşa Hakkında İki Belge 28
Zeki Akçam 1974 Barış Harekâtı Sırasında Gazimağusa Baykal Bölgesi&#8217;nden Kale [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Rauf Denktaş Hakkında Yazılan Unutulmayanlar</p>
<p>Rauf Denktaş Eserleri Hakkında için ücretsiz  <a href="http://www.resimli-siirler.com/?p=16155&amp;preview=true">TIKLAYINIZ</a></p>
<p>Rauf Denktaş Kısaca Biyografisi için ücretsiz  <a href="http://www.resimli-siirler.com/?p=16153&amp;preview=true">TIKLAYINIZ</a></p>
<p>HAKKINDA YAZILANLAR</p>
<p>Rauf Denktaş&#8217;a Armağan<br />
Yakan Cumalıoğlu/Erol Cihangir<br />
TURAN KÜLTÜR VAKFI</p>
<p>İÇİNDEKİLER<br />
Rasim Ekşi Dentaş&#8217;ın Misyonu ve Kıbrıs&#8217;ın Geleceği 1<br />
Erol Cihangir Gittiler Ama Bir Gün Gelecekler 8<br />
Metin Akar Ahmet Vefik Paşa Hakkında İki Belge 28<br />
Zeki Akçam 1974 Barış Harekâtı Sırasında Gazimağusa Baykal Bölgesi&#8217;nden Kale İçine Geçişi Sağlayan Tünel&#8230; 31<br />
Aydın Akkurt Ulusal Direniş, TMT&#8217;den Kesitler 36<br />
Mustafa G. Aksaygun Kıbrıs Türk Milli Mücadele Tarihinde Kanlı Nobel 44<br />
Çiğdem Arkan Kıbrıs Türk Mücadelesinde Bayrak Radyosu 60<br />
Ali Fikret Atun Kıbrıs Meselesi ve Rauf Denktaş 64<br />
Hakkı Atun KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş 73<br />
Yakan Cumalıoğlu KKTC&#8217;nin Temelindeki Harç TMT 78<br />
Kemal Çapraz Vatandaş Denktaş İle Mülâkat 87<br />
Özkul Çobanoğlu Osmanlı İskân Siyasetiyle Adalar Türklüğü&#8217;nün Akıbeti Bağlamında Dağ Köyleri ve Kıbrıs Türklerinin.. 91<br />
Özge Eliz KKTC Milli Mücadele Tarihinde Katliamlar 106<br />
Mehmet S. Emircan Türk Kıbrıs ve Kıbrıs Türkü 112<br />
Necati Münir Ertegün KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş 127<br />
Cumhur Evcil Kıbrıs&#8217;ta Barış ve Özgürlük Yolu 130<br />
Harid Fedai Kıbrıs&#8217;ta Namık Kemal Kültü 136<br />
Ahmet C. Gazioğlu Kıbrıs&#8217;ta Federasyon Fikrinin Doğuşu 144<br />
Gönül Gökdemir Mücahid Yemini 165<br />
Necat Gültepe Kıbrıs&#8217;ın Tapusu 171<br />
M. Arif Erdoğru Kıbrıs&#8217;ın Alınmasından Sonra Ada&#8217;ya Yapılan İksânlar 208<br />
Yusuf Halaçoğlu Kıbrıs&#8217;ın Alınmasından Sonra Ada&#8217;ya Yapılan İksânlar 208<br />
Cristhine Hainze KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş 220<br />
Sebahattin İsmail Kıbrıs&#8217;ta İki Ulusal Kongre 222<br />
Yaşar Kalafat İkinci Uluslar Arası Kıbrıs Araştırmaları Kongresi 236<br />
Nejat Konuk Başkan Denktaş 253<br />
İsmet Koltak Kurtlar Sofrasında Denktaş 257<br />
Hasan Köni Kıbrıs, Stratejiler ve Yanlışlıklar, Çözümler 259<br />
Kıymet Mahirel Namık Kemal Lisesi&#8217;nin Kuruluş ve Misyonu 266<br />
Erol Manisalı Türkiye, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs 274<br />
Erol Mütercimler Türkiye&#8217;nin Jeopolitiğinde Kıbrıs 277<br />
Gökçin Orundalı Bereketçiler 281<br />
Ahmet Ötüken Kıbrıs Türk Sendikal Hareketi 285<br />
Ersin Özarslan Toroslar&#8217;dan Beşparmaklar&#8217;a Uzanan Şiir Köprüsü 288<br />
Metin Özarslan Şükrü Elçin&#8217;in Şiirinde Adalar ve Kıbrıs 301<br />
Muzaffer Özdağ Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti&#8217;nin Önemi 313<br />
Halil M. Paşa Barış&#8230; Ama Nasıl? 320<br />
Filiz Pehlivanoğulları Kıbrıs İnönü Köyündeki Panayırlar 324<br />
Behiye Saltkaya Erenköy Mücadelesi ve Erenköy Şehidleri 328<br />
Michael Stephen Cumhurbaşkanı Denktaş Hakkında Şahsi Düşünceler 333<br />
İlke Susuz Kıbrıs Türk Mücadelesinde Tiyatro 336<br />
Ahmet Tolgay Kıbrıs&#8217;ta TMT, Atatürkçülük ve Karşıt Kültür Virüsleri 353<br />
Dursun Yıldırım Tarihin İçinde Yürürken Tarih Yapmak 362</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/rauf-denktas-hakkinda-yazilan-unutulmayanlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rauf Denktaş Kısaca Biyografisi</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/rauf-denktas-kisaca-biyografisi.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/rauf-denktas-kisaca-biyografisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 2009 13:49:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Denktaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kısaca]]></category>
		<category><![CDATA[Rauf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16153</guid>
		<description><![CDATA[Rauf Denktaş Kısaca Biyografisi
Rauf Denktaş Eserleri Hakkında için ücretsiz  TIKLAYINIZ
Rauf Denktaş Hakkında Yazılan Unutulmayanlar için ücretsiz  TIKLAYINIZ
KKTC Eski Cumhurbaşkanı
Rauf Raif Denktaş
27 Ocak 1924 tarihinde Kıbrıs’ın Baf bölgesinde doğdu. 1,5 yaşındayken annesini kaybetti.B abası hakim Raif Bey’dir. Anneannesi ve babaannesi tarafından büyütüldü. 1930 yılında, eğitim için İstanbul’a gönderildi. Arnavutköy’de ilkokuldan liseye kadar eğitim veren Fevziati Lisesi’nde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Rauf Denktaş Kısaca Biyografisi</p>
<p>Rauf Denktaş Eserleri Hakkında için ücretsiz  <a href="http://www.resimli-siirler.com/?p=16155&amp;preview=true">TIKLAYINIZ</a></p>
<p>Rauf Denktaş Hakkında Yazılan Unutulmayanlar için ücretsiz  <a href="http://www.resimli-siirler.com/?p=16157&amp;preview=true">TIKLAYINIZ</a></p>
<p>KKTC Eski Cumhurbaşkanı</p>
<p>Rauf Raif Denktaş</p>
<p>27 Ocak 1924 tarihinde Kıbrıs’ın Baf bölgesinde doğdu. 1,5 yaşındayken annesini kaybetti.B abası hakim Raif Bey’dir. Anneannesi ve babaannesi tarafından büyütüldü. 1930 yılında, eğitim için İstanbul’a gönderildi. Arnavutköy’de ilkokuldan liseye kadar eğitim veren Fevziati Lisesi’nde yatılı okumaya başladı. Ortaokuldan sonra Kıbrıs’a döndü ve liseyi Kıbrıs’ta bitirdi. II.Dünya Savaşı’ndan sonra hukuk tahsili için İngiltere’ye gitti. Mezun olduktan sonra avukatlığa başladı. 1949 yılı yaz aylarında savcılık yapmaya başladı. Yine aynı yıl Aydın Hanım’la evlendi.</p>
<p>27 Kasım 1948 tarihinde Kıbrıs Türklerinin düzenlediği ilk mitingte Dr.Fazıl Küçük ile beraber hatiplik yaptı. Türk Cemaatının iki önemli ismi Faiz Kaymak ve Dr.Fazıl Küçük arasında ara bulucu rolünü üslenip, toplumun çıkarlarının takipçisi oldu. Faiz Kaymak’ın teklifi ve Dr.Fazıl Küçük’ün tasvibiyle Kıbrıs Türk Kurumlar Federasyonu kongresinde başkanlığa seçildi. Savcılık görevinden İngiliz yönetimini zorlukla ikna ederek istifa etti ve Cemaat sorunlarıyla uğraşmaya başladı. 1958 yılına gelindiğinde Rum teröristler, Türk köylerine saldırınca, Türkler de bu olayları protesto etti. Zürih-Londra anlaşmaları öncesinde Dr.Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş, Ankara’ya Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile görüşmeye gitti. Bu görüşmede Denktaş adaya Türk askeri gönderilmesi teklifini dile getirdi. 16 Ağustos 1960 tarihinde, 650 kişilik Türk Alayı, Magosa Limanı’na ayak bastı. 1963 olaylarından sonra Denktaş temaslarda bulunmak üzere Ankara’ya gitti. Temaslarını tamamlayan Denktaş bir sandalla Kıbrıs’a geçti ve Türk direnişini örgütlemeye başladı. Bu dönemden sonra Kıbrıs Türklerinin temsilcisi olarak görev yaptı. 1974 Barış Harekatından sonra da Kuzey Kıbrıs Türk Federasyonu ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dönemlerinde cumhurbaşkanı olarak görev yaptı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/rauf-denktas-kisaca-biyografisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Celal Bayar Kapsamlı Biyografisi Hakkında Yazılanlar</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/celal-bayar-kapsamli-biyografisi-hakkinda-yazilanlar.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/celal-bayar-kapsamli-biyografisi-hakkinda-yazilanlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 2009 13:49:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bayar]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Celal]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Kapsamlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16194</guid>
		<description><![CDATA[Celal Bayar Kapsamlı Biyografisi Hakkında Yazılanlar
( 1883)- (22.08.1986)
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;
3.Cumhurbaşkanı
GÖREV SÜRESİ
22 MAYIS 1950
27 MAYIS 1960
1883 yılında Bursa Gemlik ilçesinin Umurbey köyünde doğdu. İlk ve orta öğreniminden sonra memuriyet hayatına atıldı. Adalet, reji ve bankacılık sahasında memuriyet görevlerinde bulundu. 1908 yılında İkinci Meşrutiyet&#8217;in ilânından sonra İttihat ve Terakki çalışmalarına katıldı. Bu cemiyetin İzmir Şubesi Genel Sekreterliğini yaptı.
12 Ocak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Celal Bayar Kapsamlı Biyografisi Hakkında Yazılanlar</p>
<p>( 1883)- (22.08.1986)<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
3.Cumhurbaşkanı</p>
<p>GÖREV SÜRESİ</p>
<p>22 MAYIS 1950<br />
27 MAYIS 1960</p>
<p>1883 yılında Bursa Gemlik ilçesinin Umurbey köyünde doğdu. İlk ve orta öğreniminden sonra memuriyet hayatına atıldı. Adalet, reji ve bankacılık sahasında memuriyet görevlerinde bulundu. 1908 yılında İkinci Meşrutiyet&#8217;in ilânından sonra İttihat ve Terakki çalışmalarına katıldı. Bu cemiyetin İzmir Şubesi Genel Sekreterliğini yaptı.</p>
<p>12 Ocak 1920&#8242;de toplanan son Osmanlı Mebusan Meclisi&#8217;ne Saruhan Sancağı Milletvekili olarak katıldı. Türk Millî Mücadelesinin başlaması ile birlikte Anadolu&#8217;ya geçerek bu harekete fiilen katıldı.</p>
<p>Bu mücadelenin kazanılması sırasında Batı Anadolu&#8217;da faaliyet gösterdi. Aynı zamanda Birinci Büyük Millet Meclisi&#8217;nde Bursa Milletvekili olarak görev aldı. 1921&#8242;de İktisat Vekili oldu.</p>
<p>Lozan Barış Konferansı&#8217;na müşavir göreviyle katıldı. 1923 seçimlerinden sonra İkinci Büyük Millet Meclisi&#8217;ne İzmir Milletvekili olarak girdi.</p>
<p>1924 yılında Yş Bankası&#8217;nın kurulmasında önemli rol oynadı. İktisat Vekilliği görevinde bulundu. Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin kuruluşunda mücadele adamı, politikacı ve iktisatçı olarak temayüz etti. 1937-1939 yılları arasında Başbakanlık yaptı. 1943 yılına kadar İzmir Milletvekili olarak siyasî hayatını sürdürdü.</p>
<p>Çok partili siyasî hayata geçilmesi üzerine 1946 yılında arkadaşları ile birlikte Demokrat Parti&#8217;yi kurdu ve başkanlığına getirildi. Partisinin 1950 seçimlerini kazanmasından sonra aynı yıl Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye&#8217;nin üçüncü Cumhurbaşkanı seçildi. (22 Mayıs 1950)</p>
<p>10 yıl boyunca sürdürdüğü bu görevden 27 Mayıs harekâtı ile 1960 yılında ayrıldı.</p>
<p>Yassıada Mahkemesi tarafından idama mahkum edildi. (15 Eylül 1961)</p>
<p>Cezası daha sonra müebbet hapse çevrildi. Yassıada&#8217;dan Kayseri Bölge Cezaevi&#8217;ne nakledilen Bayar, 7 Kasım 1964 tarihinde rahatsızlığı nedeniyle serbest bırakıldı.</p>
<p>22 Ağustos 1986 tarihinde İstanbul&#8217;da vefat etti.</p>
<p>ESERLERİ</p>
<p>Kayseri Cezaevi Günlüğü<br />
Celal Bayar<br />
Yapı Kredi Yayınları / Tarih Dizisi</p>
<p>Celal Bayar yaklaşık üç yıl kaldığı Kayseri Cezaevi&#8217;ndeki günlerini anlatırken, geriye dönüşler yaparak, Yassıada anılarını da aktarıyor. &#8220;&#8230; vaktiyle bu avluda ağaçlar varmış. Zemin de toprakmış. Yassıada davaları başladıkları sırada hapishanenin tamir ve ıslahı ele alınmış, bir subay bu işle vazifelendirilmiş. Uzağı gören insanlar! Mahkemenin 450-500 kişiyi mahkum ederek buraya göndereceklerini derin bir ferasetle daha o zaman anlamışlar! İşte bu tamir sırasında avludaki ağaçlar kesilmiş, toprak yere Erciyes&#8217;in ateş püskürdüğü devirden kalma siyah taşlar -arnavutkaldırımı tarzında- döşenmiş. Bu intizamsız kara taşlar üzerinde yürür, dört duvar arasında başımızı yukarıya kaldırır, mavi semadan temiz hava dilenirken, küçük bir &#8220;filiz&#8221; dikkatimizi çekti. Samet bu filizi himayesine aldı, korudu, büyümesi için ihtimam gösterdi. Filiz, kesilmiş bir ağacın kökünden sürmüştü. Ölçtüm, tam üç karış boylanmış, kışın kuruttuğu yaprakları dökülmüş, yerine yeşil tomurcuklar belirmiş. Bu hal bana dışarıda baharın başladığını hatırlattı. Düşündüm: İstanbul, baharının güzelliğiyle meşhur şehirlerimiz cennet olarak nazarımda canlandı. Odama döndüğüm zaman, Kayseri Hastanesi&#8217;nden muayeneden gelen Bahadır Dülger &#8216;bahar gelmiş, dışarısı yemyeşil&#8217; dedi. Ben de bu filizin beni<br />
aldatmadığını anladım.&#8221; Tartışmalı bir dönemin birinci elden tanıklığı&#8230;</p>
<p>Ben De Yazdım<br />
Milli Mücadeleye Gidiş<br />
Cilt: 1<br />
Celal Bayar<br />
Sabah Kitapları / Türkiye&#8217;den Dizisi</p>
<p>Celal Bayar, Ben de Yazdım&#8217;da; Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun son yıllarını ve Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin ilk yıllarını; Meşrutiyet Devri&#8217;nin seçme olaylarını, Mondros Mütarekesi&#8217;nden bu yana milli mücadeleyi, Büyük Millet Meclisi&#8217;nin kuruluşunu ve ilk çalışmalarını, ilk meclis hükümetlerini, Atatürk&#8217;ü ve devrimlerini; anılarına, yaşadıklarına ve belgelere dayandırarak, Türkiye&#8217;nin 20. yüzyıldaki siyasal tarihine önemli bir tanıklık yapmaktadır. Bayar, bir yandan da, kendi deyişiyle, &#8220;genç nesiller için faydalı olacağı düşüncesi ile, özelikle inkılapların meydana gelmesini zorunlu kılan tarihi sebep ve etkenler&#8221; üzerinde durmaktadır.</p>
<p>Ben de Yazdım&#8217;ın birinci cildinde; İttihat ve Terakki Cemiyeti&#8217;nin kuruluşu, örgütlenmesi ve tüzüğü, Jön Türkler&#8217;in faaliyetleri ve Osmanlı İmparatorluğu üzerindeki siyasal etkileri, 31 Mart 1909 irtica hareketi ve ordu içindeki etkileri, 31 Mart ayaklanmasında Osmanlı basını, irticai örgütlerin eylemleri ve sonuçları, irticaya karşı kurulan Hareket Ordusu&#8217;nun İstanbul&#8217;a yürümesi, Vahdeddin&#8217;in tahta çıkışı (1918), Mustafa Kemal&#8217;in değerlendirmeleri, &#8216;Cihad-ı Mukaddes&#8217; ilan edilmesi ve sonuçları, 1918 Mondros Anlaşması, tam metni ve ayrıntılı yorumları gibi konular ele alınmaktadır.</p>
<p>Ben De Yazdım<br />
Milli Mücadeleye Gidiş<br />
Cilt: 2<br />
Celal Bayar<br />
Sabah Kitapları / Türkiye&#8217;den Dizisi</p>
<p>Celal Bayar, Ben de Yazdım&#8217;da; Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun son yıllarını ve Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin ilk yıllarını; Meşrutiyet Devri&#8217;nin seçme olaylarını, Mondros Mütarekesi&#8217;nden bu yana milli mücadeleyi, Büyük Millet Meclisi&#8217;nin kuruluşunu ve ilk çalışmalarını, ilk meclis hükümetlerini, Atatürk&#8217;ü ve devrimlerini; anılarına, yaşadıklarına ve belgelere dayandırarak, Türkiye&#8217;nin 20. yüzyıldaki siyasal tarihine önemli bir tanıklık yapmaktadır. Bayar, bir yandan da, kendi deyişiyle, &#8220;genç nesiller için faydalı olacağı düşüncesi ile, özelikle inkılapların meydana gelmesini zorunlu kılan tarihi sebep ve etkenler&#8221; üzerinde durmaktadır.</p>
<p>Ben de Yazdım&#8217;ın ikinci cildinde; Abdülhamid devrinin sona erişi, 31 Mart 1909 irtica hareketinin oluşumu ve sonuçları, Jön Türkler&#8217;in örgütlenmeleri ve etkileri, İttihat ve Terakki Cemiyeti&#8217;nin yapısı ve ilkeleri, Turancılık ve Osmanlıcılık, Arnavutlar&#8217;ın ve Araplar&#8217;ın Osmanlı İmparatorluğu&#8217;ndan ayrılma girişimleri, İtalya&#8217;nın Trablusgarp&#8217;ı ele geçimesi (1911), 1912 seçimleri ve partiler arası çekişmeler, ordu içinde yenilik karşıtı örgütlenmeler ve etkileri, ordu mensuplarının politikayla uğraşmalarının yasaklanması ve gerekçeleri, Akdeniz&#8217;de siyasi dengeler ve İngilizler&#8217;in Mısır&#8217;ı işgali gerekçeleri gibi konular ele alımaktadır.</p>
<p>Ben De Yazdım<br />
Milli Mücadeleye Gidiş<br />
Cilt: 3<br />
Celal Bayar<br />
Sabah Kitapları / Türkiye&#8217;den Dizisi</p>
<p>Celal Bayar, Ben de Yazdım&#8217;da; Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun son yıllarını ve Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin ilk yıllarını; Meşrutiyet Devri&#8217;nin seçme olaylarını, Mondros Mütarekesi&#8217;nden bu yana milli mücadeleyi, Büyük Millet Meclisi&#8217;nin kuruluşunu ve ilk çalışmalarını, ilk meclis hükümetlerini, Atatürk&#8217;ü ve devrimlerini; anılarına, yaşadıklarına ve belgelere dayandırarak, Türkiye&#8217;nin 20. yüzyıldaki siyasal tarihine önemli bir tanıklık yapmaktadır. Bayar, bir yandan da, kendi deyişiyle, &#8220;genç nesiller için faydalı olacağı düşüncesi ile, özelikle inkılapların meydana gelmesini zorunlu kılan tarihi sebep ve etkenler&#8221; üzerinde durmaktadır.</p>
<p>Ben&#8217;de Yazdım&#8217;ın üçüncü cildinde; İngiltere&#8217;nin Mısır politikası ve Mısır&#8217;ı işgali, Jön Türkler&#8217;in Mısır&#8217;daki gizli faaliyetleri, Meclisi Mebusan&#8217;ın feshi, Arnavutluk isyanı ve ayrılık hareketlerinin başlaması, Yunaninistan, Bulgaristan, Karadağ, Makedonya ve Arnavutluk&#8217;ta ıslahat istekleri ve Osmanlı İmparatorluğu&#8217;na verilen notalar, İstanbul&#8217;da ayrılık hareketlerine karşı yapılan kitle gösterileri ve yorumlar, Balkan ittifakının kurulması, Bulgar ve Rum ideolojileri ve birbirleriyle çatışmaları, Balkan ülkelerinin, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;na karşı aralarında yaptıkları anlaşmalar, Balkanlar&#8217;da Müslümanlara yönelik katliamlar, Balkan Savaşı (1912) ve olumsuz sonuçları, büyük devletlerin Türkiye&#8217;yi parçalama istekleri, iç politikada çekişmeler ve Londra Barış Konferansı gibi konular ele alınmaktadır.</p>
<p>Ben De Yazdım<br />
Milli Mücadeleye Gidiş<br />
Cilt: 4<br />
Celal Bayar<br />
Sabah Kitapları / Türkiye&#8217;den Dizisi</p>
<p>Celal Bayar, Ben de Yazdım&#8217;da; Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun son yıllarını ve Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin ilk yıllarını; Meşrutiyet Devri&#8217;nin seçme olaylarını, Mondros Mütarekesi&#8217;nden bu yana milli mücadeleyi, Büyük Millet Meclisi&#8217;nin kuruluşunu ve ilk çalışmalarını, ilk meclis hükümetlerini, Atatürk&#8217;ü ve devrimlerini; anılarına, yaşadıklarına ve belgelere dayandırarak, Türkiye&#8217;nin 20. yüzyıldaki siyasal tarihine önemli bir tanıklık yapmaktadır. Bayar, bir yandan da, kendi deyişiyle, &#8220;genç nesiller için faydalı olacağı düşüncesi ile, özelikle inkılapların meydana gelmesini zorunlu kılan tarihi sebep ve etkenler&#8221; üzerinde durmaktadır.</p>
<p>Ben de Yazdım&#8217;ın dördüncü cildinde; Mondros Mütarekesi&#8217;nden sonraki gelişmeler, Balkan vilayetlerinin birer birer kaybedilmesi, Babıali baskını, Dreyfus meselesi, Mahmut Şevket Paşa suikastı (1913) ve arka planı; Edirne&#8217;nin işgali ve kurtuluşu, bağımsız Batı Trakya Devleti&#8217;nin kuruluşu (1913), Balkanlar&#8217;da Türkler&#8217;e yönelik işkence ve katliamlar, Rusya&#8217;nın Boğazlar politikası, Birinci Dünya Savaşı öncesinde Osmanlı yönetimi ile Yunanistan, Bulgaristan, Arnavutluk, Makedonya ve Rusya ilişkileri, İstanbul ve Atina antlaşmalarını oluşturan koşullar ve ayrıntıları gibi onular ele alınmaktadır.</p>
<p>Ben De Yazdım<br />
Milli Mücadeleye Gidiş<br />
Cilt: 5<br />
Celal Bayar<br />
Sabah Kitapları / Türkiye&#8217;den Dizisi</p>
<p>Celal Bayar, Ben de Yazdım&#8217;da; Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun son yıllarını ve Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin ilk yıllarını; Meşrutiyet Devri&#8217;nin seçme olaylarını, Mondros Mütarekesi&#8217;nden bu yana milli mücadeleyi, Büyük Millet Meclisi&#8217;nin kuruluşunu ve ilk çalışmalarını, ilk meclis hükümetlerini, Atatürk&#8217;ü ve devrimlerini; anılarına, yaşadıklarına ve belgelere dayandırarak, Türkiye&#8217;nin 20. yüzyıldaki siyasal tarihine önemli bir tanıklık yapmaktadır. Bayar, bir yandan da, kendi deyişiyle, &#8220;genç nesiller için faydalı olacağı düşüncesi ile, özelikle inkılapların meydana gelmesini zorunlu kılan tarihi sebep ve etkenler&#8221; üzerinde durmaktadır.</p>
<p>Ben de Yazdım&#8217;ın beşinci cildinde; İstanbul&#8217;un İtilaf Devletlerince işgal edilmesi ve politik baskılar, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun parçalanma sürecinde azınlıklar meselesi, Ermeni sorununun kökeni, Abdülhamid devrinde önemli Ermeni saldırıları, Abdülhamid&#8217;e suikast, Paris Barış Konferansı&#8217;nda Osmanlı İmparatorluğu&#8217;ndan istenilen topraklar, İttihatçılara yönelik baskılar, tutuklama ve sürgünler, Yunan işgali öncesinde İzmir&#8217;de ekonomik yaşam, İzmir&#8217;de İttihat ve Terakki örgütlenmesi, Teşkilat-ı Mahsusa&#8217;nın kuruluşu, programı ve çalışmaları, İzmir&#8217;de Rumların Yunan işgaline hazırlanmaları, Ege bölgesinde İtalya ve Yunanistan arasında çıkar çatışmaları, Hıristiyan din adamlarının siyasi faaliyetleri gibi konular ele alınmaktadır.</p>
<p>Ben De Yazdım<br />
Milli Mücadeleye Gidiş<br />
Cilt: 6<br />
Celal Bayar<br />
Sabah Kitapları / Türkiye&#8217;den Dizisi</p>
<p>Celal Bayar, Ben de Yazdım&#8217;da; Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun son yıllarını ve Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin ilk yıllarını; Meşrutiyet Devri&#8217;nin seçme olaylarını, Mondros Mütarekesi&#8217;nden bu yana milli mücadeleyi, Büyük Millet Meclisi&#8217;nin kuruluşunu ve ilk çalışmalarını, ilk meclis hükümetlerini, Atatürk&#8217;ü ve devrimlerini; anılarına, yaşadıklarına ve belgelere dayandırarak, Türkiye&#8217;nin 20. yüzyıldaki siyasal tarihine önemli bir tanıklık yapmaktadır. Bayar, bir yandan da, kendi deyişiyle, &#8220;genç nesiller için faydalı olacağı düşüncesi ile, özelikle inkılapların meydana gelmesini zorunlu kılan tarihi sebep ve etkenler&#8221; üzerinde durmaktadır.</p>
<p>Ben de Yazdım&#8217;ın altıncı cildinde; İzmir&#8217;in Yunanistan tarafından işgali, Ege&#8217;deki Osmanlı ordusunun dağılması, İstanbul hükümetinin işgali destekler nitelikteki tavrı, efeler ve Yunan işgaline karşı örgütlenmeleri, Batılı devletlerin İzmir&#8217;in işgali karşısındaki tavırları, İzmirliler&#8217;in işgal öncesinde düzenledikleri protesto eylemleri, işgal sırasında gerçekleşen katliamlar ve baskılar, Mustafa Kemal&#8217;in Anadolu&#8217;ya geçmesi, Türkçe ve Rumca basında İzmir&#8217;in işgaline ilişkin yorumlar, Aydın&#8217;ın Yunanistan tarafından işgal edilmesi, Ege kasaba ve köylerinde halkın işgalcilere karşı örgütlenmesi ve silahlı mücadelenin başlatılması, Milli Mücadele fikrinin doğuşu ve milli heyetlerin oluşturulması gibi konular ele alınmaktadır.</p>
<p>Ben De Yazdım<br />
Milli Mücadeleye Gidiş<br />
Cilt: 7<br />
Celal Bayar<br />
Sabah Kitapları / Türkiye&#8217;den Dizisi</p>
<p>Celal Bayar, Ben de Yazdım&#8217;da; Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun son yıllarını ve Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin ilk yıllarını; Meşrutiyet Devri&#8217;nin seçme olaylarını, Mondros Mütarekesi&#8217;nden bu yana milli mücadeleyi, Büyük Millet Meclisi&#8217;nin kuruluşunu ve ilk çalışmalarını, ilk meclis hükümetlerini, Atatürk&#8217;ü ve devrimlerini; anılarına, yaşadıklarına ve belgelere dayandırarak, Türkiye&#8217;nin 20. yüzyıldaki siyasal tarihine önemli bir tanıklık yapmaktadır. Bayar, bir yandan da, kendi deyişiyle, &#8220;genç nesiller için faydalı olacağı düşüncesi ile, özelikle inkılapların meydana gelmesini zorunlu kılan tarihi sebep ve etkenler&#8221; üzerinde durmaktadır.</p>
<p>Ben de Yazdım&#8217;ın yedinci cildinde; İzmir&#8217;in işgali sonrasında, Ege bölgesinde Yunan yayılmacılığı, Yunanistan&#8217;ın ve İtalya&#8217;nın Ege bölgesindeki çıkar çatışmaları, zeybeklerin Milli Mücadele&#8217;ye örgütlü biçimde katılmaları, işgal güçlerine karşı yerel örgütlenmeleri ve silahlı çatışmalar, İstanbul Hükümeti&#8217;nin duyarsızlığı ve engellemeleri, Milli Mücadele düşmanlarının işgal yanlısı tavırları, Erzurum Kongresi kararlarının etkileri, İstanbul Hükümeti&#8217;nin ve yandaşlarının Mili Müadeleye karşı İngilizlerle işbirliği yapması, Milli Heyetler&#8217;in kuruluş ve etkinlikleri, padişahın, sadrazamın ve yakınlarının ülke dışına kaçış hazırlıkları ve Mustafa Kemal&#8217;in Milli Mücadele&#8217;ye giderek ağırlığını koyması gibi konular ele alınmaktadır.</p>
<p>Ben De Yazdım<br />
Milli Mücadeleye Gidiş<br />
Cilt: 8<br />
Celal Bayar<br />
Sabah Kitapları / Türkiye&#8217;den Dizisi</p>
<p>Celal Bayar, Ben de Yazdım&#8217;da; Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun son yıllarını ve Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin ilk yıllarını; Meşrutiyet Devri&#8217;nin seçme olaylarını, Mondros Mütarekesi&#8217;nden bu yana milli mücadeleyi, Büyük Millet Meclisi&#8217;nin kuruluşunu ve ilk çalışmalarını, ilk meclis hükümetlerini, Atatürk&#8217;ü ve devrimlerini; anılarına, yaşadıklarına ve belgelere dayandırarak, Türkiye&#8217;nin 20. yüzyıldaki siyasal tarihine önemli bir tanıklık yapmaktadır. Bayar, bir yandan da, kendi deyişiyle, &#8220;genç nesiller için faydalı olacağı düşüncesi ile, özelikle inkılapların meydana gelmesini zorunlu kılan tarihi sebep ve etkenler&#8221; üzerinde durmaktadır.</p>
<p>Ben de Yazdım&#8217;ın sekizinci cildinde; Yunan işgali altındaki Aydın&#8217;da Kuvayı Milliye örgütlenmesi, iç çekişmeler, Denizli&#8217;nin efeler tarafından yakılmak istenmesi, Akhisar Milli Alayı&#8217;nın kurulması, Menemen&#8217;in, Manisa&#8217;nın, Akhisar&#8217;ın ve Turgutlu&#8217;nun Yunanlılar tarafından işgali, katliamlar ve Milli kuvvetlerin gerilla taktikleriyle düzenledikleri saldırılar, Mustafa Kemal&#8217;in İstanbul&#8217;a gelişi, padişahla görüşmeleri, padişahın damadlık teklifi, Mustafa Kemal&#8217;in padişahın emriyle Samsun&#8217;a gönderilişi, Samsun yolculuğunun ayrıntıları, Karadeniz&#8217;de Rum çeteleri ve etkinlikleri, Amasya genelgesinin hazırlanışı, alınan gizli kararlar, İstanbul Hükümeti&#8217;nin Erzurum ve Sıvas Kongrelerini engelleme girişimleri ve İngiltere&#8217;nin baskısı, Mustafa Kemal&#8217;in ordudan azledilmesi, asi ilan edilmesi ve tutuklanması kararı, Erzurum Kongresi&#8217;nin temel ilkeleri, Atatürk Anayasası ile 61 Anayasası&#8217;nın karşılaştırılması gibi konular ele alınmaktadır.</p>
<p>HAKKINDA YAZILANLAR</p>
<p>Siyasi Günlük<br />
Demokrat Parti&#8217;nin Kuruluşu<br />
Samet Ağaoğlu<br />
İletişim Yayınevi / Anı Dizisi</p>
<p>Samet Ağaoğlu, sadece siyaset sahnemizin değil siyasi literatürümüzün de en özgün ve en önemli isimlerinden. Ağaoğlu&#8217;nun ilk kez günışığına çıkan siyasi günlüğü, yakın tarihimizin önemli bir dönemine ilişkin çok zengin bir eser niteliğinde.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/celal-bayar-kapsamli-biyografisi-hakkinda-yazilanlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saparmurat Türkmenbaşı Hayatı Hakkında Yazılanlar</title>
		<link>http://www.resimli-siirler.com/saparmurat-turkmenbasi-hayati-hakkinda-yazilanlar.html</link>
		<comments>http://www.resimli-siirler.com/saparmurat-turkmenbasi-hayati-hakkinda-yazilanlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 2009 10:02:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haribkalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Saparmurat]]></category>
		<category><![CDATA[Türkmenbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resimli-siirler.com/?p=16151</guid>
		<description><![CDATA[Saparmurat Türkmenbaşı Hayatı Hakkında Yazılanlar
Saparmurat Türkmenbaşı ( 1940) Biyografi
HAKKINDA YAZILANLAR
Türkistan’ın İsviçresi: TÜRKMENİSTAN
DR.SÜLEYMAN DOĞAN
dogansuleyman@hotmail.com
Başkent Aşgabat’a yukarıdan bakınca sanki cetvelle çizilmiş bir şehir görüyorsunuz. O kadardüzenli ki görenlerin gözünü kamaştırıyor. Bulvar, cadde ve sokaklar son derece güzel ve temiz. Bundan on yıl önce gittiğim Aşgabat ile bugünkü başkent arasında dağlar kadar fark vardı. Şehir batı şehirlerini aratmayacak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Saparmurat Türkmenbaşı Hayatı Hakkında Yazılanlar</p>
<p><a href="http://www.resimli-siirler.com/saparmurat-turkmenbasi-1940-biyografi.html">Saparmurat Türkmenbaşı ( 1940) Biyografi</a></p>
<p>HAKKINDA YAZILANLAR</p>
<p>Türkistan’ın İsviçresi: TÜRKMENİSTAN</p>
<p>DR.SÜLEYMAN DOĞAN<br />
dogansuleyman@hotmail.com</p>
<p>Başkent Aşgabat’a yukarıdan bakınca sanki cetvelle çizilmiş bir şehir görüyorsunuz. O kadardüzenli ki görenlerin gözünü kamaştırıyor. Bulvar, cadde ve sokaklar son derece güzel ve temiz. Bundan on yıl önce gittiğim Aşgabat ile bugünkü başkent arasında dağlar kadar fark vardı. Şehir batı şehirlerini aratmayacak derece de modern hale getirilmiş.</p>
<p>Sovyetler&#8217;den Bağımsızlığa</p>
<p>Sovyetler Birliği’nin 1990 yılında dağılmasından sonra 6 Türk devleti dünya haritasında yerine aldı. 1980 öncesinde bir grup ve siyasi parti hep Türkçülük ve hatta ırkçılıkla suçlandı. Suçlayan sol kesim ise; Sovyetler Birliği&#8217;ne dizeler yazıyorlardı. Ne var ki, 1990&#8242;lı yıllar her şeyi alt-üst etti. Sovyetler Birliği dağıldı. Komünist ideoloji tehdit olmaktan çıktı.<br />
Sovyetler Birliğini 1990 yıllarından itibaren gazeteci olarak birçok yerini dolaştım. Köylerine varıncaya kadar gittim. Gördüğüm manzara dehşet vericiydi: insanlar dinlerinden uzaklaştırılmış, içki sudan ucuz bir şekilde sunulmuş, teknoloji hantal hale gelmiş, savaştan bozguna uğramış bir ülkeler zinciri görüntüsü veriyordu.</p>
<p>Adriyatik&#8217;ten Çin Seddi&#8217;ne</p>
<p>Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarının üzerinden yıllar geçti. Geçen sürede neler başarıldı, neler başarılamadı? Türkiye&#8217;nin bu kardeş dünyayla &#8216;Adriyatik&#8217;ten Çin Seddi&#8217;ne ülküsüyle başlayan ilişkileri bugün ne durumda? Türkistan Türkleri arasında &#8216;İstanbul&#8217;u görmemiş isen, henüz dünyaya gelmemiş sayılırsın!&#8217; anlamında bir deyim vardır. Bunun Özbekçesi şöyledir: İstanbulnı körmegen, âlemge kelmegen! Türkistanlı hacılar Hac için Mekke&#8217;ye giderken, önce yollarını uzatarak İstanbul&#8217;a uğrar, sonra Mekke&#8217;ye giderlerdi. Bilhassa, 19. yüzyıl ortalarından 1920&#8242;lere kadar İstanbul&#8217;da çıkan gazete ve dergilerle, kitaplar Azerbaycan, Kırım, Kazan ve Türkistan&#8217;nın Taşkent, Buhara ve Semerkand gibi büyük şehirlerine ulaşır ve aydınlar tarafından okunurdu. Türkistan ve başka yerlerdeki Türkçe yayınlar da İstanbul&#8217;a ulaşırdı. Bilhassa Gaspıralı İsmail Bey&#8217;in &#8220;Tercüman&#8221; gazetesi İstanbul aydınları tarafından da merakla okunurdu.</p>
<p>Türkistan ile Türkiye arasındaki ekonomik ve kültürel ilişkiler 1925 yılında Sovyet rejiminin Türkistan ve başka Türk yörelerinde tam anlamıyla egemen olmasından sonra birdenbire kesildi. Özellikle SSCB&#8217;nin kapılarını dış dünyaya kapaması ve Sovyetlerdeki Türklerin alfabelerinden tutarak kültür hayatının bütünüyle değiştirilmesinden sonra, Türkiye&#8217;de yaşayanların Sovyetlerdeki Türkler hakkındaki bilgileri de zamanla kaybolmaya başladı. Çok az sayıdaki bilginden başka, Türkiye&#8217;deki halk Türkistan ile ilgilenemez oldu.</p>
<p>Ekonomiye Türk Damgası</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Türk cumhuriyetleriyle ticaretinin yükselen bir seyir izlediğini söylemek biraz zor. Şu anki seviye, 1997 ve 1998&#8242; deki seviyelerin çok gerisinde ve toplam 1 milyar 150 milyon dolar civarında. Bu rakamlarla Türkiye, Türkmenistan ve Azerbaycan&#8217;ın ikinci-üçüncü ticaret ortağı durumunda, ancak diğer cumhuriyetlerde aşağılardayız.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin 1992&#8242;de açtığı 1,2 milyar dolar tutarındaki Eximbank kredileri, bu ülkelerle olan ticarete ivme kazandırmıştı, ancak geri ödemelerinde yaşanan sorunlar daha sonraki ilişkileri zora soktu.</p>
<p>Türk özel sektörü bölgede ABD&#8217;li ve Avrupalı firmalarla rekabet ediyor. Bazı küçük çaplı yatırımlar dışında, büyük enerji projelerinde görünmese de inşaat ve tekstil başta olmak üzere hemen her sektörde Türkler var. Küçük ve orta boy işletme kültürünü Türkler&#8217;in yerleştirdiğini söylemek abartı olmaz.</p>
<p>GSM operatörlüğünden otelciliğe, konfeksiyondan deterjan üretimine kadar pek çok sektörde kardeş ülke vatandaşlarıyla ortak işletmeler kuruldu. 10 yıl öncesinde bakkal açamayan bölge insanı, bugün yabancı ortaklarla birlikte hipermarketler açabilir hale geldi. Resmi ağızların da sık sık ifade ettiği gibi, Türk işadamları bölgede devletin çok önündeler.</p>
<p>Türk İşadamının Ayrıcalığı</p>
<p>Bölge ülkelerinde açılan Türk okulları iş adamlarına cesaret verdiği gibi, bölgede faaliyet gösteren Türk şirketlerinin eleman ihtiyacının karşılanmasına da büyük katkı sağladı. Bugün ilgili branşlardan mezun gençler, donanım açısından gerek Türk gerekse yerel işadamlarının en çok tercih ettiği elemanlar. Hemen her Türk şirketinde, bu okullardan mezun anadili yanında Rusça, İngilizce ve Türkçe konuşan personele rastlamak mümkün.</p>
<p>Sonuçta ilk 10 yılda ekonomi alanında önemli mesafeler alındıysa da geleceğe sağlıklı bakabilmek için bu dönemin iyi muhasebe edilmesi gerekiyor. Bu cumhuriyetleri ve Türkiye&#8217;yi biribirine bağlayan duygu ve manevi bağlar gözardı edilemez. Önemli olan, bunu bir avantaj bilip, ilişkilerde günlük siyasi kaygıları bir yana bırakarak ileriye dönük gerçekleştirilebilir ekonomik ve siyasi hedefler çizmek.</p>
<p>Türk cumhuriyetleri milli gelirleri toplamı şu an 150 milyar doları bulmuyor ama, enerji üretim ve pazarlamasının yoluna girmesiyle zenginler ligine girme imkanı bulacaklar. Ancak bunu yaparken petrol zengini Ortadoğu şeyhliklerine benzemek istemiyorlarsa, demokrasiyi ihmal etmemeleri gerekiyor.</p>
<p>Türk Okulları Büyük Bir Avantaj</p>
<p>Birçok tarafsız gözlemciye göre Türkiye&#8217;nin 10 yıllık dönemde Türk dünyasında gerçekleştirdiği en büyük başarı Türk okulları. T.C. Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;nın yurtdışındaki bütün okulların temsilcileriyle 1995&#8242;te yaptığı bir toplantının ardından yayınlanan resmi kitapçığa göre, 10 yıl içinde bölgeye 130&#8242;u özel olmak üzere toplam 142 eğitim kurumu kazandırıldı. Tümü özel 9 üniversitenin aralarında bulunduğu eğitim kurumları özel Türk firmaları, T.C. Milli Eğitim Bakanlığı ve Türk Dünyası Araştırmalar Vakfı tarafından açıldı.</p>
<p>Bilgisayar, turizm, ticaret gibi özel branşlar yanında orta öğretim düzeyinde hizmet veren Türk okullarında Türkiye&#8217;deki Anadolu Liseleri müfredatı uygulanıyor. Okullar hem ev sahibi ülkenin, hem de Türkiye&#8217;nin milli eğitim bakanlıklarınca denetleniyor. Hazırlık sınıfında ve diğer yıllarda İngilizce, Türkçe, Rusça ve o ülkenin dili öğretiliyor. 9&#8242;uncu sınıf başında öğrenciler sözel ve sayısal iki gruba ayrılıyor. Sosyal dersler ev sahibi ülkenin öğretmenlerince, dil ve sayısal dersler Türk öğretmenlerce veriliyor. Din dersleri ülkeden ülkeye değişiyor. Örneğin Özbekistan&#8217;daki müfredatta din dersleri yer almazken, Türkmenistan&#8217;da Dinler Tarihi adıyla bütün dinlerin öğretimine haftada bir saat ayrılıyor.</p>
<p>Dünya çapında Kırgız edebiyatçı Cengiz Aytmatov&#8217;un Türk Okulları hakkındaki yorumu ise şöyle: &#8220;Kırgız-Türk liselerinde okuyan ve daha sonra mezun olacak bu gençler 21. asrın kadroları ve geleceğimizin aydın günleridirler.&#8221;<br />
Türkmenistan&#8217;da doğalgaz ülkenin en önemli gelir kaynağı. Bunun yanında tekstil ve inşaat sektöründeki gelişmeler ekonomiyi canlı tutuyor. Bu cumhuriyetler arasında en küçük ekonomiye sahip Kırgızistan ise, zengin enerji kaynaklarına sahip olmamakla birlikte, serbest piyasa ekonomisini oturtmanın yollarını arıyor.</p>
<p>Türkmenistan&#8217;da Türkmenbaşı tarafından kaleme alınan Ruhname adlı eserde, kapitalist ve sosyalist modellerin eleştiriyor, zenginin fakiri koruduğu, fakirin ise zengini kıskanmadığı bir model öneriliyor.</p>
<p>Türkistan&#8217;nın İsviçre&#8217;si</p>
<p>Türkmenistan son on yılda yüzde 20 kalkınma hızıyla dünyada sayılı ülkeler arasına girmeyi başardı. Devlet Başkanı Türkmenbaşı&#8217;nın uyguladığı başarılı politikalar sayesinde Türkmenistan&#8217;da bugün Türk firmalarının açtığı tesisler göz kamaştırıyor. 5 milyon nüfuslu Türkmenistan Türkistan&#8217;nın İsviçre&#8217;si olma yolunda hızla ilerliyor. Türkmenistan sadece Türkistan&#8217;nın değil dünyanın en hızlı gelişen ülkesi olmayı başardı.</p>
<p>&#8220;Bu topraklar bizim sevgimiz, gayretimiz, alın terimiz, bereket olup Türkmen sofrasına geri dönmektedir. Ben hayata bu toprağı sevmekle başladım, ben bu toprağın bağrına sevgi olarak dönerim. Yüce Allah&#8217;ın emriyle, üçüncü bin yılın bölgesi başımıza düştüğü günlerde 1991 yılında Türkmenistan bağımsız devlet oldu. Her bir Türkmen, milletinin tarihi yazgısından, milli devletinden, cemiyetinden, onun bölünmez bütünlüğünden, ittifakından mesuldür. Bizim Dede Korkut gibi, Mahtumkulu gibi cevahir zihinli, elmas muhakemeli bilge kişilerimiz var. Yüce Allah bizi insan olarak yarattı. Her bir vatandaşımızın asil ve dürüst insanlar haline gelmelerine imkan sağlamak bizim mukaddes borcumuzdur. Gücünü gayretini, sevgisini, ömrünü bütünüyle ortaya koyabilen halkımız varken, bu toprağı cennete döndürüp, muhteşem altın cemiyeti kurmazsak ayıp olur! Aziz Türkmen halkım! Sen moralini yüksek tut, yaptığın işin hakkını ver, zenginleş, zenginleştir yurdunu!&#8221;</p>
<p>Türkmenbaşı ve Ruhname</p>
<p>Yukarda ki sözleri Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı&#8217;ın yazdığı &#8220;Ruhnama&#8221; isimli eserinden alıntı yaptım. Türkmenistan Cumhurbaşkanı Türkmenbaşı yazar olduğu kadar da şair. Türkmenbaşı, 8 yaşından itibaren yazdığı tüm şiirlerini 226 sayfalık bir şiir kitabında toplayarak, &#8220;Türkmen Elim Aman Olsun&#8221; ismiyle yayımladı. 2. Dünya Savaşı&#8217;nda babasını, 8 yaşında yaşadığı 1948 depreminde de annesi ve 2 kardeşini kaybeden Türkmenbaşı&#8217;nın, yerleştirildiği yetimhanede, yaşadıklarını şiire dökmeye başladı. Türkmenbaşı, şiirlerinde vatan sevgisi, deprem, anne sevgisi ve aşk konularına ağırlık veriyor. Ayrıca Türkmenbaşı, Türkmenistan Milli Marşı&#8217;nı yazan 12 şairden biri. 1992 yılında gittiğim Türkmenistan’ın başkenti Aşgabat, bir köy görünümündeydi. Sovyetler döneminde ihmal edilen Türkmenistan&#8217;ın bugün geldiği noktayı tarif etmek adeta imkansız. Ülke şimdi yüzde 20 kalkınma hızıyla İsviçre olma yolunda hızla ilerliyor.</p>
<p>Müreffeh Türkmenistan</p>
<p>Bağımsızlığını kazanan Türk Cumhuriyetleri içinde bugün en gelişmiş olanı hiç şüphesiz Türkmenistan&#8217;dır. Türkmenistan dünyanın kaynak bakımından en zengin ülkelerinden biri. Türkmen halkının en müreffeh bir şekilde yaşaması için başta Devlet Başkanı Türkmenbaşı olmak üzere tüm yöneticiler canla başla çalışıyor.</p>
<p>Türkmenistan&#8217;ın kalkınmasında Türk işadamlarının büyük emekleri var. Bugün Türkmenistan’ın bir batı ülkesinden farkı yok. Türk Cumhuriyetleri içinde en fazla büyüme hızıyla gelişen ülke. Ülke gelişip değişirken hem Türk işadamları kazanıyor hem de Türkmenistan. Ülkedeki işlerin yüzde 80&#8242;ini Türk iş adamlarına havale etmiştir. Türkmenistan dünyanın dördüncü doğalgaz rezervlerine sahip bir ülke. İnşallah yakın bir zamanda Türkmen gazı Türkiye’ye gelir.</p>
<p>Türkiye-Türkmenistan ilişkileri</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti 16 Aralık 1991 tarihinde Türkmenistan&#8217;ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olmuş, 29 Şubat 1992 tarihinde de diplomatik ilişkiler tesis etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti, Türkmenistan&#8217;ın tanınması, uluslararası ve bölgesel kuruluşlara katılması veya işbirliğinin pekiştirilmesi, üçüncü ülkelerin ve uluslararası kuruluşların destek ve yardımlarının sağlanması gibi konularda girişimlerde bulunmuştur.</p>
<p>İki ülke arasındaki ticarî ve ekonomik ilişkilerin temeli, Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı&#8217;nın ülkemize yapmış olduğu ziyaret sırasında 3 Aralık 1991 tarihinde imzalanan &#8220;Türkiye Cumhuriyeti ile Türkmenistan Cumhuriyeti Arasında Ekonomik ve Ticari İşbirliğine Dair Anlaşma&#8221;ya dayanmaktadır.</p>
<p>2000 yılı itibariyle, Türkmenistan&#8217;ın dış ticaret hacminde Türkiye&#8217;nin payı % 17 olarak belirlenmiş ve ülkede 280 Türk şirketinin faaliyet gösterdiği tespit edilmiştir. Yabancı sermayeli şirketler arasında Türk şirketlerinin payı yaklaşık % 31&#8242;dir.<br />
Türk müteahhitleri tarafından Türkmenistan&#8217;da bugüne kadar gerçekleştirilen faaliyetler, çeşitli iş kollarına yönelik olmuştur. Türk firmalarının genel olarak inşaat, tekstil, gıda, temel tüketim malları, telekomünikasyon, otomotiv ve elektrikli cihaz gibi faaliyet konularında yoğunlaştıkları görülmektedir.</p>
<p>Mevcut Türk firmalarının büyük bir kısmı çeşitli ticaret ve taahhüt işleri gerçekleştirmiş, bir kısmı ise, halen piyasa araştırması ve yatırım hazırlıkları içerisindedir. Bazı Türk firmalarıysa, riskleri yüzünden herhangi bir faaliyete başlamamışlardır. Hâlen tescilli firmalar dışında, herhangi bir kayıt altında olmadan Türkmen firmaları üzerinden ticaretle uğraşan pek çok Türk firması da mevcuttur. Bunun yanında Türkmenistan ile Türkiye arasında bavul ticareti olarak tanımlanan faaliyetler de mevcuttur.</p>
<p>Başarılı Türk İşadamları</p>
<p>Türkmenistan&#8217;da gerçekleştirdikleri işlerde kaliteyi ve uluslararası standartlara uygunluğu ön planda tutmayı genel bir ilke olarak benimseyen iş adamlarımız arasında, Türkmenistan Cumhurbaşkanı Saparmurat Türkmenbaşı tarafından, vatan sevgileri ve başarılı çalışmaları dolayısıyla &#8220;Üstün Hizmet Madalyası&#8221; ile ödüllendirilen iş adamlarımız mevcuttur. Halen sayısı yüzlerle ifade edilebilecek esnaf, Türkmenistan&#8217;da ticaretle uğraşmaktadır. Türkiye ve İran dışındaki ülkelerin, Türkmenistan&#8217;da küçük esnaflık faaliyeti bulunmamaktadır. İranlı esnafın faaliyetleri, Türklerinkine göre oldukça düşük orandadır. Ayrıca, ülkede yerleşik iş yapmakta olan yabancılar içerisinde Türklerin uyumu diğerlerine göre daha kolay olmaktadır.</p>
<p>Türkmenistan&#8217;da yollar modern olmamakla birlikte, çoğunluğunu Türk firmalarının gerçekleştirdiği rehabilitasyon çalışmaları sonucu 1996 yılında Türkmenistan karayollarının % 81&#8242;i onarılmıştır. 1996 yılı içinde yolcu taşımacılığı için kurulan firmalar, Türkiye&#8217;dekine benzer bir yapılanma içine girmişlerdir.</p>
<p>1996 yılında ülkeyi İran&#8217;a bağlayan demiryolu hizmete girmiştir. Ayrıca, Türkmenbaşı&#8217;ndaki (eski Krasnovodsk) bir deniz limanının ıslahı ve Aşgabat hava limanının genişletilmesine ilişkin çalışmalar sürdürülmektedir. Aşgabat, Daşoğuz ve Merv’deki ulaşım sistemlerinin geliştirilmesine yönelik 34 milyon dolarlık bir Dünya Bankası projesi halen uygulama aşamasındadır.</p>
<p>Türkmenistan gerek elektrik üretimi, gerek diğer enerji kaynakları, özellikle doğalgaz açısından zengin bir ülkedir. Ülke ekonomisinin temel taşını pamuğun yan ısıra doğalgaz ve petrol oluşturmaktadır.</p>
<p>Başta Rusya Federasyonu olmak üzere, SSCB&#8217;de bulunan doğalgaz rezervleri, toplam dünya doğalgaz rezervlerinin yaklaşık % 40’ını oluşturmaktadır. Türk Cumhuriyetleri arasında en büyük doğalgaz rezervlerine ve yıllık üretim kapasitesine sahip olan ülke Türkmenistan&#8217;dır. Türkmenistan&#8217;daki doğalgaz rezervleri, bölgedeki toplam rezervlerin büyük bölümünden fazladır. Üretilen doğalgazın % 84&#8242;ü ihraç edilmektedir.</p>
<p>Toplam yüz ölçümünün 4/5&#8242;i çöl olan ülkenin, tarıma elverişli alanı sadece % 3&#8242;tür. Yeni Türk Cumhuriyetleri arasında ikinci büyük pamuk üreticisi olan Türkmenistan&#8217;da son yıllarda üretilen pamuğun işlenmesine ve ülke içinde değerlendirilmesine önem verilmektedir. Türkmenistan, zengin maden kaynaklarına sahiptir. Özellikle petrol ve doğal gaz en önemli yeraltı kaynaklarıdır..</p>
<p>Tarafsız Türkmenistan</p>
<p>Doğalgazın ihracatı için Rusya üzerinden geçen boru hattı kullanılmaktadır. Ayrıca, 1997 yılında açılmış olan 200 km&#8217;lik, İran ile bağlantı sağlayan sınırlı kapasitedeki bir boru hattı da mevcuttur. Halihazırda Afganistan üzerinden Pakistan ve Hindistan&#8217;a gaz naklini sağlayacak bir boru hattı projesinin geliştirilmesi konusunda çalışmalar sürdürülmektedir.</p>
<p>Türkmenistan, Türk Cumhuriyetleri içinde &#8220;tarafsızlığı&#8221; temel siyaset olarak benimsemiş bir ülke. Türkmenistan&#8217;ın tarafsızlığı BM&#8217;ce onaylandı.. Türkmenistan geleceği parlak. Türkmenbaşı&#8217;nın gösterdiği yolda medeni ülkeler seviyesine ilerlemeye devam ediyor. On yılda 50 yıllık gelişme ilerleme kaydederek göz kamaştıran Türkmenistan&#8217;ın gelişmesi sadece ekonomik alanda sınırlı değil; özellikle gençliğin eğitilmesi ve milli şuurun kazanılmasında da çok büyük mesafe kat edilmiş.</p>
<p>Türkmen Boyları!</p>
<p>Türkmen adının tarih sahnesine çıkışı 10&#8242;ncu yüzyıla rastlar. Bu ad, genel bir adlandırma olarak yerleşik hayata geçmiş Türkler için, ağırlıklı olarak da Müslüman Oğuz boyları için kullanılmıştır. Türkmen adı bugün Türkmenistan Cumhuriyeti&#8217;nde yaşayan Türkmenler ile Irak, İran, Suriye ve Anadolu&#8217;daki Türkmen boylarına mensup olanlar için kullanılmaktadır. Başta Teke ve Yomutlar olmak üzere Çovdur, Göklen, Sarık, Salır ve Ersarı gibi kabileleri Türkmenlerin en büyük kabileleri arasında sayabiliriz.</p>
<p>Türkmenistan&#8217;da yasama gücü Devlet Başkanı ile birlikte beş yıl için seçilen &#8220;Halk Maslahatı&#8221; ve &#8220;Meclis&#8221; tarafından paylaşılmaktadır. Meclis, alt yasama organı niteliğindedir ve önemli kararlar daha sonra Halk Maslahatı&#8217;na sunulmaktadır. Halk Maslahatı&#8217;nda milletvekilleri, her ilden seçilen halk temsilcileri, üst yöneticiler, bakanlar kabinesi üyeleri ve yerel yöneticiler yer almaktadır. Türkmenistan&#8217;ı ilk tanıyan ülke Türkiye olmuştur. Türkmenistan Cumhuriyeti; BM, AGİK gibi milletler arası kuruluşlara üye, kalkınma yolunda bağımsız bir Türk devletidir.</p>
<p>Halk Maslahatı</p>
<p>Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı, açık sözlü, hoş sohbet, alçak gönüllü, rahat konuşulan halkıyla bütünleşmiş bir insan. Komşuları olan İran ve Afganistan ile iyi ilişkiler içinde. Türkmenistan hala Afganistan&#8217;a bedava elektrik veriyor. Ayrıca Afganistan&#8217;da yaşayan Türkmen gençleri eğitmek için kolları sıvadı. Her yıl en az 100 öğrenciyi bedava okutma sözü verdi. Başta Türkmenbaşı olmak üzere Türkmen yetkilileri; &#8220;Afgan halkıyla hep birlikte olduk ve bundan sonra da birlikte olmaya devam edeceğiz.&#8221;</p>
<p>Türkmenistan&#8217;da alınan tüm kararları tek başına Devlet Başkanı Türkmenbaşı almıyor. &#8216;Halk Maslahatı&#8217; adıyla bir üst kurul var. Önemli konular buraya gelir ve bu kuruldan çıkar. Bundan bir süre önce Halk Maslahatı, aldığı kararla ay ve gün isimlerini değiştirmiştir. Rusça adları değiştirerek Türkmen Türkçesinden sözler koymuştur. Türkmenbaşı (Ocak), Bayrak (Şubat), Nevruz (Mart), Kurbansultan (Nisan), Mahdumkulu (Mayıs), Oğuz (Haziran), Korkutata (Temmuz), Alpaslan (Ağustos), Ruhnama (Eylül), Garazsızlık (Ekim), Sultan Sancar (Kasım), Bitaraflık (Aralık). Yine Rusça ve Farsça gün adları da değiştirilmiş; Başgün, Yaşgün, Hoşgün, Sevap günü, Anna günü, Ruh günü, Dinç gün yapılmıştır.&#8221;</p>
<p>Nereden Nereye!</p>
<p>Türkmenistan SSC, 22 Ağustos 1990 tarihinde Türkmenistan Meclisi Türkmenistan Devleti&#8217;nin egemenliğini ilan etmiş ve 27 Ekim 1990 tarihinde yapılan açık oy esasına dayalı genel seçim ile oyların %98,3&#8242;ünü alan Saparmurat Niyazov Türkmenistan SSC&#8217;nin seçimle başa gelen ilk Devlet Başkanı olmuştur. Türkmenistan SSC, 27 Ekim 1991 tarihinde yapılan referandum sonucu bağımsızlığını ilan etmiştir.</p>
<p>18 Mayıs 1992 tarihinde Türkmenistan Meclisi&#8217;nin oy birliği ile bağımsız Türkmenistan&#8217;ın yeni Anayasası&#8217;nın kabul edilmesi nedeniyle, 21 Haziran 1992 tarihinde Devlet Başkanlığı seçimleri yenilenmiş ve Saparmurat Niyazov seçmenlerin % 99,5&#8242;inin oyunu alarak Türkmenistan&#8217;ın Devlet Başkanı olarak tekrar seçilmiştir. Yeni Anayasa Başkanlık sistemini öngörmekte ve Devlet Başkanı, ileride Meclisin onayına sunmak şartıyla yasa yapmak hakkına sahiptir. Devlet Başkanı Yardımcıları, Bakanlar, Hakimler (Belediye Başkanı + Vali), Yüksek Mahkeme Başkanı Devlet Başkanı tarafından atanmaktadır. Bakanlar Kabinesi&#8217;ne başkanlık da yapan Devlet Başkanı, gerekli gördüğü hallerde Meclisi feshetme hakkına sahiptir.</p>
<p>Latin Alfabesi</p>
<p>Türkmenistan Meclisi, 1 Ocak 1996 tarihinden itibaren Kiril alfabesini terk ederek, belirli bir geçiş dönemi çerçevesinde, Lâtin alfabesine geçilmesini kararlaştırmıştır. Geçtiğimiz yıldan itibaren resmi yerlerde Türkmençeye tamamen geçilmiştir. Devlet Başkanı Türkmenbaşı&#8217;nın büyük gayreti sayesinde kısa zamanda Latin alfabesi benimsenmiştir. Bütün okullarda, resmi kurum ve kuruluşlarda Latin alfabesi geçerlidir. Türkmenistan&#8217;da dokuz yıl eğitim zorunludur. Dokuz yıllık eğitimi tamamlayanlar üniversitelere gitme hakkını kazanmaktadır. Eğitimini meslek okullarında sürdürmek isteyenler sekiz yıllık eğitimden sonra dört yıl meslek eğitimi alarak mezun olabilir. Özel okullar haricinde, ülkede bir üniversite (Türkmenistan Devlet Üniversitesi) bulunmaktadır. Ayrıca 1952 yılında kurulan Türkmenistan İlimler Akademisi mevcuttur.</p>
<p>Türkmen Gençler Eğitiliyor!</p>
<p>Bugüne kadar Türkmenistan ve Türkiye hükûmetleri arasında imzalanan anlaşma sayısı 100 civarında olup, Türk özel teşebbüsünün temsil sorumluluğu ile gerçekleştirdiği faaliyetler dışında kamu kesimi de Türkmenistan&#8217;da birçok ciddî katkıyı gerçekleştirmiştir.</p>
<p>Özellikle kamu kesimi tarafından yapılan önemli faaliyetler Millî Eğitim Bakanlığı tarafından gerçekleştirilmiştir. Türkiye Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 1993-1994 eğitim ve öğretim yılı döneminde; &#8220;Aşgabat Anadolu Lisesi&#8221;, &#8220;Aşgabat Türk İlkokulu&#8221;, &#8220;Aşgabat Türkiye Türkçesi Eğitim Öğretim Merkezi (TÖMER)&#8221; hizmete açılmıştır. Millî Eğitim Bakanlığı&#8217;nın açtığı okul ve kursların bütün eşya, kitap, makine ve ekipmanı Türkiye&#8217;den getirilmiş olup modern bir eğitim sürdürülmektedir. Millî Eğitim Bakanlığı, Türk Silâhlı Kuvvetleri, Turizm Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile birlikte yaklaşık 4600 Türkmen öğrenciye lise, üniversite ve harp okullarında eğitim imkânı sağlanmıştır. Ayrıca 90’lı yıllarda Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı tarafından Azadi Üniversitesi bünyesinde Türk Dili Bölümü açılmıştır. Tüm ders araç gereçleri ve öğretmen maaşları vakıf tarafından karşılanmıştır.</p>
<p>Bayrak Bayramı&#8217;nın Önemi!</p>
<p>İstanbul’da görüştüğüm Türkmenistan Başkonsolosu Nurberdi Amanmuradoğlu Bayrak Bayramı&#8217;nın önemini dile getirerek, &#8220;Bayrak Bayramı&#8217;nın manası bizim çok büyük. Atalarımız geçmişte herhangi bir faaliyette, tören ve düğünlerde hep bayraklarıyla birlikte olmuşlar. Ama tarih gösteriyor ki Türkmenler 700 sene bir araya gelememişler. Dolayısıyla Türkmenlerin bayrağı olmamış, devleti olmamış. Cumhurbaşkanı Türkmenbaşı&#8217;nın liderliğinde bağımsız Türkmenistan Cumhuriyeti kuruldu. Bir devletimiz var ve bir bayrağımız var. Bayrağımız şimdi dünyanın her ülkesinde dalgalanıyor. Türkmenbaşı&#8217;nın sayesinde biz bu bayrağı kazandık. Bu bayrak Türkmenistan&#8217;da yaşayan herkes için çok önemlidir. Onun için Bayrak Bayramı kutluyoruz. Ayrıca Cumhurbaşkanımız Türkmenbaşı&#8217;nın doğum tarihi aynı güne geldiğinden dolayı çifte bayram yaşıyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>Türkmenistan&#8217;da Bayrak Bayramı&#8217;nın 10 gün devam ettiğini ve bu zaman içinde çeşitli etkinliklerin düzenlendiğini belirten Amanmuradoğlu, &#8220;Bu bayramda da insanların hizmetine çeşitli binalar açıldı. Etkinliklere her yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiye&#8217;den bir heyet katıldı. Türkiye&#8217;nin çeşitli üniversitelerinde öğrenim gören öğrenciler de bu kutlamalara iştirak ediyor. Diğer taraftan bayramımız dünyada 120&#8242;den fazla devlette hep birlikte kutlanıyor. Ama Türkiye&#8217;de Bayrak Bayramı daha başka manalı oluyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Türkmenistan için önemli bir yere sahip olduğuna işaret eden Nurberdi Amanmuradoğlu, &#8220;Türkiye bizim kardeşimiz. Bayramlarımızda onlarla birlikte olmak bizim mutluluğumuzu, sevincimizi arttırıyor&#8221; dedi. Türkmenistan&#8217;ın bağımsızlığını elde etmesinden bu yana Türk işadamlarının inşaat, tekstil ve diğer sektörlerde olmak üzere 8 milyar dolara yakın yatırımları bulunduğuna dikkat çeken Amanmuradoğlu, &#8220;Biz bu ilişkilerin ve yatırımların daha da artarak devam etmesini bekliyoruz ve bu ilişkilerin artacağından da ümitliyiz. Çünkü Türkmenistan&#8217;la Türkiye&#8217;nin zaten bayramları aynı. Bu kardeş iki milleti her yönüyle daha fazla birbirine bağlıyor. Bizim için iki ülke kardeşleri arasındaki faaliyetler gurur vesilesidir&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Enerji Ülkesi!</p>
<p>Türkmenistan&#8217;ın enerji açısından dünyanın sayılı ülkeleri arasında bulunduğuna dikkat çeken Konsolos Amanmuradoğlu, &#8220;Türkmenistan&#8217;ın yüzölçümü 492 bin kilometre karedir. Yaklaşık yüzde 80&#8242;i çöldür. Ama 21 &#8211; 23 trilyon metreküp doğalgaz rezervlerimiz, yaklaşık 12 milyar ton petrol kaynaklarımız vardır. Diğer yeraltı yerüstü zenginliklerimiz de bulunuyor. Geçen sene de 2.5 milyon ton buğday üretimi yapıldı. 2 milyon ton da pamuk üretimi gerçekleştirildi. Dolayısıyla Türkmenistan enerji konusunda ve ekonomik olarak bölgesinde ve dünyada önemli bir yere sahiptir&#8221; dedi.<br />
Bayrak Bayramı dolayısıyla dünyaya mesaj veren Konsolos Nurberdi Amanmuradoğlu, Türkmenistan&#8217;ın bağımsız ve bir barış ülkesi olduğunu vurgulayarak, &#8220;Biz barış devletiyiz. Dünyada da barış olmasını, savaşın olmamasını istiyoruz. İnsanlar eğitim, sağlık, diğer sosyal hizmetlerden en üst seviyede faydalansınlar. Ülkeler arasında ekonomik ilişkiler hızlansın ve gelişmeler hep insanların faydasına olsun. İnsanlık mutluluk içinde yaşasın&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>TÜRKMENİSTAN’IN KİMLİĞİ<br />
Nüfus: 6.329.000<br />
Başkenti: Aşgabat<br />
Cumhurbaşkanı:Saparmurat Türkmenbaşı<br />
Önemli Şehirleri: Aşgabat, Merv(Marı), Türkmenbaşı, Daşoğuz, Türkmenabat ve Balkanabat<br />
Resmî dili: Türk dilinin Oğuz Türkçesi grubundan olan Türkmen Türkçesi<br />
Nüfusun % 100’ü okuma yazma bilmektedir.<br />
Dünyaca ünlü sanat eseri ürün: Türkmen halı ve kilimi<br />
Ortalama memur maaşı: 1 milyon 750 Manat (336 dolar)<br />
Milli para: Manat<br />
1 dolar: 5200 Manat<br />
1 ekmek: 500 Manat<br />
1 lt benzin: 400 Manat<br />
Trafik rumuzu: TM<br />
Kişi başına düşen milli hasıla: 6299 Dolar (2003)<br />
2000-2003 yıla arasında: 236 adet önemli sanayi tesisleri işletmeye açıldı.<br />
Buğday üretimi: 2003 toplam 2,5 milyon tondan fazla buğday üretildi.<br />
Yatırım miktarı: 2002-2003 yılları içerisinde 12,7 milyar dolar.<br />
Ünlü yemek: Türkmen pilavı<br />
En popüler spor: At yarışları,satranç ve futbol</p>
<p>Not: Bu makalede bazı değişiklikler ve güncelleştirme hariç yazının tamamı Türk Dünyası Tarih Kültür Dergisi Şubat 2004 tarihinde neşrolunmuştur.</p>
<p>XXXX</p>
<p>Türklüğün Parlak Uldızı: Saparmurat Türkmenbaşı<br />
Mahmut Çetin<br />
info@biyografi.net</p>
<p>Türkiye ile Orta Asya Türk Cumhuriyetleri arasındaki en temel problem, sağlıklı bir iletişimin sağlanamaması olmuştur. Özellikle Türkiye’deki bir kısım çevreler, Türk Cumhuriyetlerindeki olayları çarpıtarak, halkımızı yanlış bilgilendirmektedir. Bu noktada yapılması gereken şey, Türk Milliyetçilerinin platonik Türk Dünyası tahayyüllerinin, ilişkilerin geliştirilmesinde belirli bir uzmanlaşma gözetilerek değerlendirilmesidir.</p>
<p>Özellikle diplomasi ve medyada yer alan sol görüşlü kadrolar, Türk Dünyası ile Türkiye’nin ilişkilerinin gelişmesine ön yargı ile yaklaşmaktadırlar. Türkiye’nin ve Türk Dünyasının çıkarları, bu ön yargılı kadrolara emanet edilemeyecek kadar önemlidir.<br />
Türkçe niye rahatsız eder ?</p>
<p>Türk basınında Türkmenistan ile ilgili bir başka yanlış anlaşılan olay da Halk Maslahatı’nın Rusça ve Farsça olan ay ve gün isimlerinin Türkçeleştirilmesi konusunda yaşandı. Buna göre birinci 1. aya Türkmenbaşı 2. aya Bayrak, 3.aya Nevruz, 4. aya Kurban Sultan, 5. aya Mahdumkulu, 6. aya Oğuz, 7. aya Korkutata, 8. aya Alpaslan, 9. aya Ruhname, 10. aya Bağımsızlık, 11. aya Sultan Sancar, 12. aya Tarafsızlık denilmiş ve Rusça ve Farsça gün adları da Başgün, Yaşgün, Hoşgün, Sevap günü, Anna günü, Ruh günü, Dinç gün yapılmıştır.</p>
<p>Türkiye basınının neye niçin karşı çıktığını anlamak mümkün değildir. Ancak Kültür Eski Bakanı Namık Kemal Zeybek bu konuda en esaslı yorumu yapmıştır. Şöyle diyor Zeybek: &#8220;Basınımızın bir kısmı Ocak ayına Türkmenbaşı adı verilmesine takılıp duruyor. Peki diğerleri&#8230; Biliyorum ki; asıl rahatsız oldukları Alpaslan’dır, Oğuz’dur, Korkutata’dır&#8230; Tam da Türkiye’de millet bilincini yok etmek üzere iken bu Türkmenistan ne yapıyor diyorlar. Türkmenistan Halk Maslahatı, Türkmenistan için doğru olanı yapıyor. Bize düşen anlamak ve saygı duymaktır, diyorum.&#8221;(1)</p>
<p>Birlik için lider karizması gerekli</p>
<p>Namık Kemal Zeybek, yakından tanıdığı Türkmenistan Devlet başkanı Sapar Murat Türkmenbaşı’nın bazılarını iddia ettiği gibi bir diktatör, bir megolaman olmadığının altını çizdikten sonra onun &#8216;açık sözlü, hoş sohbet, alçak gönüllü, rahat konuşulan bir insan olduğunu&#8217; söylemektedir. Liderlik kültünün Türkmenistan için önemini şu sözlerle ifade etmektedir: &#8220;Yani Türkmenistanlılara biraz da destanlaştırılmış bir lider, olabildiğince gerilmiş bir yurtseverlik duygusu ve yükseklerde dalgalanan bir Türkmenlik ruhu gereklidir. Daha uzun zaman&#8230; Türkmenlik, boyculuk ve hemşehricilikten kaynaklanan bölünmelerin üzerinde ana unsur durumuna gelinceye kadar&#8230;&#8221;<br />
İşte Türkmenistan’ın birleştirici lider efsanesi ile yapmaya çalıştığı, hayatın içine çekilmiş bir tarih bilinci ve kökleri sağlamlaştırma çabasıdır. Ruhname de bu amaçla hazırlanmıştır. Türkmenbaşı bütün bu anlattıklarımın bilincindedir.</p>
<p>Niçin Ruhnama ?</p>
<p>Komünizm rejiminin milletlerin ruhunu kuruttuğunu, metafizik dünyalarını boşalttığını, fertleri mideleriyle toprağa basar, şehvetleriyle düşünür hale getirdiğini, insanları sosyolojinin değil de, adeta zoolojinin konusu yaptığını değişik ülkelerde müşahede ettiğim için, bu rejimde doğup büyüyen Türkmenbaşı’nın Ruhnama&#8217;sını benim açımdan hiçbir değer taşımayacağına inanarak elime aldım. Fakat daha ilk sayfasında önyargının ne kadar kötü bir şey olduğunu bir kere daha idrak ettim. Şu satırları yazanın amansız bir materyalist eğitimden geçtiğine kim, nasıl inanabilir: &#8220;Nuh peygamber evlatlarına &#8216;gençlere&#8217; gayretlilik, ruh yüceliği, erdemlilik, ahde vefa, çalışkanlık öğretti.&#8221;</p>
<p>Tarih şuuru</p>
<p>Ciddi bir devlet adamının birinci vasfı tarih şuuruna sahip olmasıdır; çünkü bir kalabalığı millet yapan dil, din gibi bütün değerlerin kökleri eskilerdedir. Ayrıca millet hayatında tecrübe paha biçilemeyecek kadar önemlidir. Hem kalabalığı millet yapan değerleri korumak, hem de geçmişteki olaylardan önümüzü görmekte yararlanmak, ancak tarihe sahip çıkmakla mümkün olur. Böyle bir gayretin insanı olduğunu, kitabının ilk sayfasındaki şu cümlelerinden anlıyoruz: &#8220;Türkmen halkının Nuh Aleyhisselam’a kadar uzanan büyük tarihî geçmişi var. Nuh Aleyhisselam, oğullarından Yales’in soyuna yurt olarak Türkistan iklimini verdi.&#8221; Tabii Türkmenbaşı’nın naklettiği bu bilgide kuru bir tarih anlayışı yok. Tarihlerini bir peygambere ulaştırmakla onu kutsallaştırıyor. Kutsal bir fenomen durumuna getirdiği tarihlerinin üzerinde biraz yüreği, duygusu olanın hassasiyetle titreyeceğini Türkmenbaşı büyük devlet adamlarına has sezgisiyle gayet iyi biliyor.</p>
<p>Birlikte yaşamacılık</p>
<p>Devlet adamlığının en önemli vasfı realist olmasıdır. Bu da en belirgin şekilde devletin gücüyle idealinin dengelenmesinde görülür. Türkmenistan yeni bir devlet; nüfusu, ekonomik imkanları belli. Bunları göz ardı ederek büyük hayaller kurmak, mumdan gemiyle güneşi fethe çıkmaya benzer. Milletin potansiyelinden küçük gayeleri hedef edinmek de toplumun dinamizmini pasifize eder; bu da uzun vadede yokluğa götürür. Bu hassas dengeyi nasıl gözettiğini şu satırları ortaya koyuyor: &#8220;Biz yeni bir devletiz. Bu yüzden bize iğneden uçağa, ilaçlardan bilgisayara kadar her şey lazım&#8230; Bizim eski dostlarla içtiğimiz su ayrı gitmez, yeni dostlar ediniriz; ama kimseye karşı düşmanlığımız yok.&#8221;</p>
<p>Boy değil millet şuuru</p>
<p>Vatandaşlarını aşırı derecede seven Türkmenbaşı gibi bir liderin normal olarak boycu olması gerekir. Fakat tarih şuuru onu boyculuktan alıyor, Türk milletini kucaklayan bir lider haline getiriyor. Türk boylarının hepsini birleştiren mitolojilerin başında &#8216;Ergenekon Destanı&#8217; gelir. Bizim siyasilerimizin yeteri kadar anlayamadığı o güzelim destana sahip çıkıyor ve onu şöyle yorumluyor: &#8220;Bu destanda bahsedilen koca maden dağını eriterek dünyaya açılmanın mecazi bir anlamı var. Türkmen kılıcının kadimden gelen mütekamil örneğini günümüze kadar ulaştırmış. Bu kılıcın üzerinde ‘Türkmen hiçbir zaman, kılıcını kınından komşusuna çekmez’ yazısını bırakmış. Günümüzde bu kılıç İran’daki tarihi müzede bulunmaktadır.&#8221; Bütün Türklerin efsanelerinde görünen büyük atası Oğuz Han’ı ihmal etmiyor, onun &#8216;Diriye hareket, ölüye istirahat gerek&#8217; ve benzeri vecizeleriyle kitabını dokuyor. Dede Korkut’la da kültürün bir millet için ne kadar önemli olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Ortaçağda birçok Türkmen beylikleri kuruldu diyerek, Tulunilerden başlayıp, Osmanlıları, Akkoyunluları sıralayarak, İran’daki Kaçar hanedanıyla listesini tamamlıyor. Bu liste onun zaman ve coğrafya dilimlerine sıkışıp kalmadığını, değişik kıtalara dalga dalga yayılan milletine idrakinde ve yüreğinde yer verdiğini gösteriyor. &#8216;Beyazid-i Bestami adlı Türkmen sufi vardır.&#8217; diyerek de milletinin metafizik direklerini görmezlikten gelmiyor.</p>
<p>Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim mukaddestir</p>
<p>Zaman zaman kalıpları kırarak, cümleleri yeşil vadilerden fışkıran el değmemiş pınarlar gibi coşuyor; fakat hiçbir zaman dengeyi kaybetmiyor. &#8220;Türkmenlerin Ruhnama’sı dinî kitap değil. Kur’an-ı Kerim, Yüce Tanrı’nın kitabı bütün Müslümanların arasında Türkmenlerin de baş kitabı&#8230; Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim mukaddestir. O hiçbir kitapla değiştirilemez ve mukayese edilemez. Orta Asya’nın bozkırlarından Avrupa’nın derinliklerine kadar yayılan milletimiz bölük pörçük, bazı siyasilerimizin, yetkililerimizin yaptıkları da bizleri karamsarlığa sürüklüyor. Ama Türkmenbaşı’nın Ruhnama’sı insanın iç dünyasını aydınlatıyor; en bedbin ruhlar için bile şevk kaynağı oluyor. Böyle önderlerin gayretiyle eli öpülecek milletimiz dünyada mutlaka hak ettiği yere gelecektir. Yalnız Türkmenlerin değil, bütün Türklerin başucu kitabı olması lazım gelen Ruhnama’yı yazdığından dolayı Türkmenbaşı’na şükranlarımızı sunmalıyız.&#8221;(2)</p>
<p>Türkiye ile Türkmenistan arasında gelişen ilişkiler</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti 16 Aralık 1991 tarihinde Türkmenistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olmuş, 29 Şubat 1992 tarihinde de diplomatik ilişkiler tesis etmiştir.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti, Türkmenistan’ın tanınması, uluslararası ve bölgesel kuruluşlara katılması veya işbirliğinin pekiştirilmesi, üçüncü ülkelerin ve uluslararası kuruluşların destek ve yardımlarının sağlanması gibi konularda girişimlerde bulunmuştur.<br />
İki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin temeli, Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı’nın ülkemize yapmış olduğu ziyaret sırasında 3 Aralık 1991 tarihinde imzalanan Türkiye Cumhuriyeti ile Türkmenistan Cumhuriyeti Arasında Ekonomik ve Ticari İşbirliğine Dair Anlaşmaya dayanmaktadır.</p>
<p>2000 yılı itibariyle, Türkmenistan’ın dış ticaret hacminde Türkiye’nin payı % 17 olarak belirlenmiş ve ülkede 280 Türk şirketinin faaliyet gösterdiği tespit edilmiştir. Yabancı sermayeli şirketler arasında Türk şirketlerinin payı yaklaşık % 31’dir.<br />
Türk müteahhitleri tarafından Türkmenistan’da bugüne kadar gerçekleştirilen faaliyetler, çeşitli iş kollarına yönelik olmuştur. Türk firmalarının genel olarak inşaat, tekstil, gıda, temel tüketim malları, telekomünikasyon, otomotiv ve elektrikli cihaz gibi faaliyet konularında yoğunlaştıkları görülmektedir.</p>
<p>Mevcut Türk firmalarının büyük bir kısmı çeşitli ticaret ve taahhüt işleri gerçekleştirmiş, bir kısmı ise, halen piyasa araştırması ve yatırım hazırlıkları içerisindedir. Bazı Türk firmalarıysa, riskleri nedeniyle herhangi bir faaliyete başlamamışlardır. Halen tescilli firmalar dışında, herhangi bir kayıt altında olmadan Türkmen firmaları üzerinden ticaretle uğraşan pek çok Türk firması da mevcuttur. Bunun yanında Türkmenistan ile Türkiye arasında bavul ticareti olarak tanımlanan faaliyetler de mevcuttur.<br />
Türkmenistan’da gerçekleştirdikleri işlerde kaliteyi ve uluslararası standartlara uygunluğu ön planda tutmayı genel bir ilke olarak benimseyen işadamlarımız arasında, Türkmenistan Cumhurbaşkanı Saparmurat Türkmenbaşı tarafından, vatan sevgileri ve başarılı çalışmaları nedeniyle &#8220;Üstün Hizmet Madalyası&#8221; ile ödüllendirilen işadamlarımız mevcuttur.</p>
<p>Sadece işadamı değil, Türk esnafı da Türkmenistan’da</p>
<p>Halen sayısı yüzlerle ifade edilebilecek esnaf, Türkmenistan’da ticaretle uğraşmaktadır. Türkiye ve İran dışındaki ülkelerin, Türkmenistan’da küçük esnaflık faaliyeti bulunmamaktadır. İranlı esnafın faaliyetleri, Türklerinkine göre oldukça düşük orandadır. Ayrıca, ülkede yerleşik iş yapmakta olan yabancılar içerisinde Türklerin adaptasyonu diğerlerine göre daha kolay olmaktadır. Bu konuda en önemli pratik gelişmeyi esnafı ve işadamları sağlamıştır.</p>
<p>Türk işadamları Orta Asya&#8217;yı ve oradaki iş imkanlarını kısa zamanda keşfederek, iş ilişkileri geliştirdiler. Sonra sıra kültürel ilişkilere geldi. Türkiye hükümetinin 10 bin civarında Orta Asya ve başka yörelerdeki Türk gençlerini yüksek öğrenim için Türkiye&#8217;ye getirmesi ve Türkiye&#8217;deki çeşitli sivil toplum kuruluşlarından vakıfların Orta Asya ve eski SSCB&#8217;den bağımsızlığına kavuşan çeşitli cumhuriyetlerde &#8220;Türk kolejleri&#8221; açma girişimleri sayesinde Türkiye&#8217;deki Türkler ile Türk Cumhuriyetleri arasındaki kültürel köprüleri yeniden kurma yolunda sağlam adımlar atılmış oldu.</p>
<p>Eskiden Türkiye&#8217;nin yalnız Türkoloji bölümlerinde eski Türk lehçeleri öğretilir, yaşayan çağdaş Türk edebiyatları öğretilmezdi. Şimdi ise, Türk üniversitelerinde çağdaş Türk lehçelerine de önem verilmeye başlanmıştır.</p>
<p>Yolları Türk Firmaları Yapıyor</p>
<p>Türkmenistan’da yollar modern olmamakla birlikte, çoğunluğunu Türk firmalarının gerçekleştirdiği rehabilitasyon çalışmaları sonucu 1996 yılında Türkmenistan karayollarının % 81&#8242;i onarılmıştır. 1996 yılı içinde yolcu taşımacılığı için kurulan firmalar, Türkiye’dekine benzer bir yapılanma içine girmişlerdir.</p>
<p>1996 yılında ülkeyi İran&#8217;a bağlayan demiryolu hizmete girmiştir. Ayrıca, Türkmenbaşı&#8217;ndaki (eski Krasnovodsk) bir deniz limanının ıslahı ve Aşkabat hava limanının genişletilmesine ilişkin çalışmalar sürdürülmektedir. Aşkabat, Daşoğuz ve Mary&#8217;deki ulaşım sistemlerinin geliştirilmesine yönelik 34 milyon ABD dolarlık bir Dünya Bankası projesi halen uygulama aşamasındadır.</p>
<p>Enerji</p>
<p>Türkmenistan gerek elektrik üretimi, gerek diğer enerji kaynakları, özellikle doğalgaz açısından zengin bir ülkedir. Ülke ekonomisinin temel taşını pamuğun yanısıra doğalgaz ve petrol oluşturmaktadır.</p>
<p>Başta Rusya Federasyonu olmak üzere, SSCB’de bulunan doğalgaz rezervleri, toplam dünya doğalgaz rezervlerinin yaklaşık % 40’ını oluşturmaktadır. Bu ülkelerdeki toplam doğalgaz rezervlerinin yaklaşık % 85’i de Rusya Federasyonu’nda bulunmaktadır. Orta Asya Cumhuriyetleri arasında en büyük doğalgaz rezervlerine ve yıllık üretim kapasitesine sahip olan ülke Türkmenistan’dır. Türkmenistan’daki doğalgaz rezervleri, bölgedeki toplam rezervlerin % 5’ini oluşturmakta olup, tespit edilen toplam doğalgaz rezervleri yaklaşık 2,86-4,4 trilyon m3 civarındadır. Ancak bağımsızlıktan sonra üretim, ihracat imkanlarının da daralmasıyla yarı yarıya azalmıştır. Üretilen doğalgazın % 84’ü ihraç edilmektedir.</p>
<p>Doğalgazın ihracatı için Rusya üzerinden geçen boru hattı kullanılmaktadır. Ayrıca, 1997 yılında açılmış olan 200 km’lik, İran ile bağlantı sağlayan sınırlı kapasitedeki bir boru hattı da mevcuttur. Halihazırda Afganistan üzerinden Pakistan ve Hindistan’a gaz naklini sağlayacak bir boru hattı projesinin geliştirilmesi konusunda çalışmalar sürdürülmektedir.</p>
<p>Asıl Proje: Trans-Hazar petrol boru hattı projesi</p>
<p>Türkmenistan’ın gaz sektörüne ilişkin asıl büyük projesini, Hazar Denizi’nin altından geçerek Azerbaycan ve Gürcistan üzerinden Türkiye’ye ulaşması planlanan, yılda 30 milyar m3 kapasiteli, yaklaşık 3 milyar ABD dolarlık maliyeti olan, Trans-Hazar petrol boru hattı projesi oluşturmaktadır. Projenin müteahhitliğini, General Electric Capital ve Bechtel &#8216;in Trans -Hazar boru hattı projesinin yapımını üstlenen ortak firmaları PSG üstlenmişti. PSG geçen yıl Royal Dutch Shell&#8217;i de projeye dahil etmiş ve tarafların yüzde 50-50 oranında ortaklık payına sahip olduğu yeni bir konsorsiyum oluşturulmuştur.</p>
<p>Doğalgaz, elektrik ve su bedava</p>
<p>Ülkenin hedefi en azından yukarıda sayılan kalemlerde dışarıdan ithalat ihtiyacı duymayacak hale gelmektir. Türkmenistan Hükümeti, vatandaşlarına doğalgaz, su ve elektriği ücretsiz olarak vermektedir. Devlet et, süt, tereyağı, ekmek, ve şekeri çok büyük ölçüde sübvanse etmektedir.</p>
<p>Ocak-Şubat 2000 döneminde Türkmenistan’ın ihracatı 358 milyon ABD doları gerçekleşirken, dünyanın 31 ülkesine ihracat yapılmıştır. İhracat yapılan ülkelerin başında %16 ile İtalya gelirken, bunu %12 ile İran, %9 ile Türkiye ve %6 ile de Rusya Federasyonu izlemektedir.</p>
<p>İthalat kapısı Türkiye</p>
<p>Aynı dönemde 55 ülkeden 186,1 milyon ABD dolarlık ithalat yapılırken Türkiye % 19’luk oranla birinci sırada yer almıştır. Daha sonra; Ukrayna % 16, Birleşik Arap Emirlikleri % 12, Rusya % 11, İran % 8 ve Fransa % 16’lık oranlarla ilk sıralarda yer almıştır.</p>
<p>IMF’ye teslim olmayacak bir ülke</p>
<p>Dünya Bankası, Türkmenistan’a toplam 89 milyon ABD doları kredi vermiştir. IMF ise ekonomik reformların uygulanmasında teknik yardım ve eğitim desteği sağlamaktadır. IMF’nin ülkeye yönelik aktif bir kredi programı bulunmamaktadır. Türkmenistan’ın dış borcu 1999 yılı itibariyle 2.1 milyar dolardır.(3)</p>
<p>Bahçeli Türkmenistan’da</p>
<p>MHP Genel Başkanı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli’nin ilk yurtdışı resmi ziyaretini Türkmenistan’a yapmıştır. Bahçeli, Alparslan Türkeş&#8217;in vefat etmeden önce son ziyaret ettiği ülkenin Türkmenistan olduğunu işaret ettikten sonra, ‘Türkmenistan&#8217;da bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu’ belirtmiştir. Bu ziyaretle Türkiye ile Türkmenistan arasındaki ilişkiler daha da artmış ve yeni gelişmeler kaydedilmiştir.(4)</p>
<p>Bağımsızlık</p>
<p>Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Tacikistan, 1991 yılı Aralık ayı sonlarında Sovyetler Birliği&#8217;nin parçalanması üzerine, bağımsızlığına kavuştu. Beş bağımsız Türk Cumhuriyeti 2 Mart 1992 tarihinde Birleşmiş Milletler tarafından tanınarak, dünya politika sahnesine beş bağımsız devlet halinde çıkmış oldu.</p>
<p>Böl, parçala, yönet</p>
<p>Sovyetler Birliği döneminde, Batı Türkistan&#8217;da tek bir Türk veya Türkistanlı millet oluşumu önlenerek, onun yerine ayrı ayrı Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmen, Karakalpak ve Tacik milletleri yaratma ve bunlar arasındaki ayrılıkları daha da artırma politikası güdüldü.</p>
<p>Mankurtlaştırma stratejisi</p>
<p>Yine bu dönem içinde, Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmen, Karakalpak Türkleri ve Tacikler&#8217;in milli şuur, dini inançları ve insani duyguları köreltilerek, onların başka milletlerle beraber Rusça konuşan, hürriyeti olmayan bir Sovyet Milleti meydana getirmelerine çalışıldı. Ancak Cengiz Aytmatov’un tabiriyle bu mankurtlaştırma politikası, 67 yıllık bir tecrübeden sonra iflas etmiştir.<br />
Orta Asya’daki beş Türk cumhuriyeti ile Rusya’nın doğal ilişkileri devam etmektedir ve bundan Türk milliyetçilerinin ve Türk devlet yöneticilerinin de bir rahatsızlığı yoktur. Birlikte yaşamacılık, dünyayı kavramanın tabii bir sonucudur. Bu konuda Türk Cumhuriyetleri ve Rusya arasında gittikçe zemine oturan sağlıklı ilişkiler her alanda gelişmektedir. Bugün Rusya yöneticileri Türksoy gibi Türkiye ile beş Türk Cumhuriyetinin birlikte geliştirdiği projelere bile katılabilmekte ve katkıda bulunabilmektedir. Türkiye’deki bir kısım çevreler, Türkiye ile Türk Dünyası arasındaki ilişkileri anlayamasalar bile, hiç olmazsa olumsuz propaganda yapmayarak katkı sağlamalıdırlar. ABD, Çin ve Rusya bile Türk Dünyasının yeniden kaynaşmasını ‘anlayışla ve hoşgörü ile’ izlerken, bu kaynaşmadan rahatsızlık duymak anlaşılabilecek bir şey değildir. Çünkü Türk Dünyasının kaynaşması insanlık için birlikte yaşama, işbirliği, paylaşma ve esenlik müjdelemektedir.</p>
<p>KAYNAKLAR</p>
<p>(1)Türkmenistan’da aylar ve günler N.Kemal Zeybek www.aygazete.com/goster.php?yazar=0&amp;tur=0<br />
(2)Türkmenlerin Ruhnama’sı Mehmet Niyazi Zaman 28 Nisan 2002<br />
(3)Türk Cumhuriyetleri ve Petrol Boru Hatları Timur Kocaoğlu Bağlam Yayınları, İstanbul 1998 sf. 79-95<br />
(4)Türkmenbaşı&#8217;na &#8216;Bozkurt&#8217; hediyesi Sefa Salantur Akşam 18 Şubat 2001</p>
<p>x</p>
<p>&#8216;Türkmenbaşı vizyonu&#8217; ve Türkmenistan’ın geleceği<br />
Şatlık Amanov<br />
Zaman 12.08.2003</p>
<p>Türkmenistan’ın bağımsızlığından bu yana elde ettiği kazanımlar ve özellikle bu genç ülkenin ilk cumhurbaşkanı olan Saparmurat Türkmenbaşı ekseninde yapılacak bir değerlendirme için haklı birçok gerekçeler bulunmaktadır.</p>
<p>Türkmenistan, konumu ve zengin doğal kaynakları bağlamında bölgedeki jeo-politik dengeler açısından önemli bir konuma sahiptir. Nitekim Türkmenistan doğalgaz ve petrol rezervleri bakımından Körfez bölgesi ve Rusya’dan sonra dünyada üçüncü sırada yer almaktadır. Uzmanlara göre ülkenin kaynakları yıllık 240 milyar metreküp doğalgaz ve 80 milyon ton petrol üretimine imkan vermektedir. Diğer zengin maden kaynaklarının yanı sıra ülkede 1,5 milyon ton pamuk ve 2 milyon ton buğday üretimi gerçekleştirilirken, üretilen elektrik enerjisinin % 50’si ihraç edilmektedir.</p>
<p>Diğer taraftan Türkmenistan, Orta Asya bölgesini Kafkasya ve Türkiye ile birleştiren bir köprü ve Rusya açısından ise güneye açılan bir koridordur. Ülke, bölgesel güçlerin (Rusya, Türkiye, Çin, İran) tam merkezinde ve/veya &#8216;yakın çevresi&#8217;nde yer almaktadır.</p>
<p>Ancak konumuz açısından ne jeo-politik konumun ne de kısmen saymaya çalıştığım zenginliklerin önemi vardır. Burada bizi ilgilendiren esas konu &#8217;siyaset&#8217;tir veya diğer bir ifadeyle Türkmenbaşı’nın &#8216;vizyonu&#8217;dur; yani Saparmurat Niyazov’u &#8216;Türkmenbaşı&#8217; yapan &#8216;vizyon&#8217;.</p>
<p>Türkmenbaşı’nın vizyonu</p>
<p>Türkmenistan, bağımsızlığından bu yana istikrarlı bir kalkınma ve büyümeyi başarabilmiş birkaç BDT (Bağımsız Devletler Topluluğu) üyesi ülkeden birisidir.</p>
<p>Türkmenistan, her şeyden önce ekonomik ve siyasal bağlamda özgün ve benzeri olmayan bir &#8216;yol&#8217; seçmiş bulunmaktadır. Bir taraftan uluslararası siyasi ve ekonomik sisteme entegrasyonu geliştirmeye çalışırken diğer taraftan &#8216;ata yadigarı&#8217; olarak bilinen tarihi ve milli değerlerini de yeniden canlandırmaya ve hayata taşımaya çalışmaktadır. Eski Sovyetler Birliği’ne üye ülkelerden farklı olarak Türkmenistan’da etnik, teritoryal ve dini çatışmalar, siyasi istikrarsızlıklar veya mülteci akınları hiç yaşanmamıştır. Saparmurat Türkmenbaşı’nın bağımsızlık sonrası izlediği toplumsal huzuru ve barışçıl ilkeleri ön planda tutan politikaları sayesinde silahlı savaşlara veya toplumsal düzensizliklere yol verilmemiştir.</p>
<p>Bağımsızlık sonrasında serbest piyasa ekonomisine geçişi amaçlayan bir model öngörülmüş olmasına rağmen, Türkmenbaşı &#8216;şok terapisi&#8217; dediğimiz yöntemlerden sürekli kaçınmıştır. &#8216;Ekonomik reformlara evet; ancak halka rağmen değil&#8217; parolası ekseninde bir politika takip edilmiştir. İstatistiksel veriler bütçenin % 60’ının sosyal harcamalara tahsis edildiğini göstermektedir. Bağımsız gözlemciler Türkmenistan’ın başarılı bir şekilde geçiş sürecinden yeni bir &#8216;gelişme&#8217; aşamasına sıçradığını kabul etmektedirler. Birçokları tarafından ilk başta egzotik ve popülist olarak değerlendirilen sosyal güvenlik politikaları, bağımsızlık yıllarında efektif olarak uygulanmıştır. Türkmenistan’ın toplu taşımacılık sistemi dünyadaki en ucuz ulaşım hizmetini sunmaktadır. Doğalgaz, elektrik ve suyun ücretsiz dağıtımı, dünyada bir başka örneği bulunmayan bir uygulama olarak toplumsal barışa da hizmet etmektedir.<br />
Dış ekonomik ilişkilerde ise &#8216;açık kapılar&#8217; siyasetinin izlendiği söylenebilir. Ancak bu &#8216;açıklık&#8217; krediler konusunda değil, doğrudan yatırımlar bağlamında bir açıklığı ifade etmektedir. Prensip olarak Türkmenbaşı &#8216;en uygun koşullar&#8217;da verildiği söylenen kredilere karşı ihtiyatlı yaklaşmaktadır. &#8216;Biz kredileri alacağız, ödemeyi ise çocuklarımıza ve torunlarımıza yaptıracaklar.&#8217; diyen Türkmenbaşı’na göre borçlanmak bir ülkenin ekonomik ve hatta siyasi manevra alanını daraltan bir unsurdur. Doğrudan sermaye yatırımları konusunda ise Türkmenistan oldukça iyimser verilere sahiptir. BDT üyesi devletler arasında kişi başına yabancı yatırımlar ve ekonomik büyüme (% 17,6) açısından birinci sırada yer almaktadır.</p>
<p>Ayrıca bugün yabancı şirketler, Türkmenistan’ın enerji ve ulaşım sektörlerini kontrol edemiyorlarsa bunun bir tek nedeni vardır: Türkmenbaşı’nın ferasetli siyaseti. Sözünü ettiğim sektörler, bir ülkenin siyasi manevralarına yön vermek isteyen diğer bir ülkenin yerleşebileceği en uygun noktalar olarak görülüyor. Türkmenistan bağlamında enerji sektörüne (özellikle doğalgaz ve petrol) hakim olmak demek ülkenin milli gelişim stratejisinin kalbine yerleşmek demektir. Günümüzde bütün enerji ve ulaşım sektörleri devletin elindedir ve yabancı şirketlerin nüfuz etmesine izin verilmemiştir. Halbuki komşu ülkelere bakıldığında merkeze çöreklenmiş küresel güçlerle yerel enstrümanlar arasında cereyan eden çatışmaların seslerini rahatlıkla duyabiliyoruz. Yani bu anlamda da Türkmenbaşı’nın gelecek nesillere iftiharla bırakabileceği armağanlarının olduğuna inanıyorum.</p>
<p>&#8216;Tarafsızlık&#8217; statüsü</p>
<p>Diğer taraftan, eski Sovyetler Birliği coğrafyasındaki devletler arasında dış politikada &#8216;daimi tarafsızlık&#8217; (permanent neutrality) statüsünü ilan eden ve bu politikasını hiçbir şekilde taviz vermeden uygulayan tek ülke yine Türkmenistan’dır. 12 Aralık 1995’te Birleşmiş Milletler’e üye ülkeler &#8216;Türkmenistan’ın daimi tarafsızlık statüsü&#8217; ile ilgili 59/80 sayılı kararı kabul ederken bölgesel barışa da önemli bir katkıda bulunmuş olmaktaydılar. Bildiğimiz gibi Türkmenistan XX. yüzyılda &#8216;tarafsızlık&#8217; statüsünü elde eden üç ülkeden (İsviçre ve Avusturya) biridir. Türkmenbaşı’nın &#8216;tarafsızlık statüsü&#8217; konusundaki haklı gerekçelere dayalı vizyonu, ancak Tacik iç savaşı ve Afganistan operasyonuyla birlikte daha iyi anlaşılmıştır. Bu vizyonun soyut kavramlardan daha çok &#8216;realist&#8217; ve &#8216;pragmatik&#8217; eğilimleri yansıttığı söylenebilir.</p>
<p>Dış politikada takip edilen tarafsızlık politikası sayesinde Türkmenistan ideolojik veya siyasi yapılanmasına bakmaksızın tüm ülkeler ile eşit mesafeli bir ilişki kurmaya çalışmaktadır. Orta Asya’daki ülkelerin hayati çıkarlarını tehdit eden Afganistan’daki iç kargaşa sırasında da Türkmenbaşı yönetimi hiçbir istikrarsızlığa meydan vermeden savaşan taraflarla görüşmelerini sürdürmüştür. Afganistan’ın yeniden yapılandırılması konusundaki istek ve kararlılığını da her türlü platformda seslendirmiştir. Bölgedeki sıcak çatışmaların şiddetlendiği en çetin zamanlarda bile Türkmenbaşı, &#8216;tarafsızlık&#8217; statüsünü kullanarak &#8216;ucuz&#8217; ve &#8216;geçici&#8217; çıkarlar peşinde olmamış, devletin onurunu her şeyin üzerinde tutmaya çalışmıştır.</p>
<p>Son zamanlarda basında çıkan haberlerin aksine Türkmenistan-Rusya ilişkilerinde de bir sorun olduğu söylenemez. Hatta post-Sovyet ülkeleri arasında Rusya ile ilişkileri en iyi olan ülkenin Türkmenistan olduğu iddia edilebilir. Rusya’nın borçlular listesinde ismi olmayan tek ülke Türkmenistan’dır; Rusya’nın doğal hinterlandı içerisinde ve &#8216;yakın çevresi&#8217;nde (near abroad) en emniyetli sınırlar yine Türkmen sınırlarıdır; etnik çatışmanın olmadığı ve ekonomik ilişkilerin (enerji sektörü başta olmak üzere) en sağlam olduğu ülke yine odur. Ayrıca Rusya ile &#8216;çifte vatandaşlık&#8217; konusunu resmi olarak yasal çerçeveye oturtan ilk ülke Türkmenistan’dır.</p>
<p>Son tahlilde, açıkça denebilir ki Türkmenistan’ın bugünü ve geleceği Türkmenlerin başı olan Saparmurat Niyazov ile yakından bağlantılıdır. Türkmenlerin tarihini ve bölgenin sosyo-kültürel yapısını bilmeyen, günümüzdeki gelişmeleri de önyargıyla değerlendiren yabancı gözlemciler, bu tespitten hoşlanmayabilir; ama Türkmenbaşı &#8216;vizyonu&#8217;nun aynı zamanda Türkmenlerin vizyonu olduğu ve Türkmenistan’a bir &#8216;ufuk&#8217; kazandırdığı inkar edilemez bir gerçektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resimli-siirler.com/saparmurat-turkmenbasi-hayati-hakkinda-yazilanlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
